BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AKDENİZ ürünlerine sahip çıkıyor

AKDENİZ ürünlerine sahip çıkıyor

Tarihî miraslarını, geleneksel sanatlarını, yöresel ürünlerini korumak için birlikte hareket edecekler



> Sevim GÖKYILDIZ sevim.gokyildız@tg.com.tr ‘Sevim’li Lezzetler MERHABA “Sofrada lezzet ve sohbet hep bizimle olsun !” Değerli okurlar; Bundan böyle her çarşamba, bu sayfada yazılarımla sizlerle beraberim... Konumuz: Yemek, içmek olacak... Her zaman en keyifli sohbetlerin, en zevkli konuşmaların konusu... Yazılarımda, yemek kültüründen bahsedeceğim, gastronomi dünyasından haberler, bilgiler vereceğim... Zaman zaman hatıralarımı anlatacağım, bazen bizim mutfaktan, ya da dünyanın bütün mutfaklarından öğrendiklerimi aktaracağım... Yeri gelecek keşfettiğim lezzetlerden tarifler, resimler, adresler olacak köşemde... 23 yıldır gastronomi yazıyorum... Yerli yabancı gazeteler, dergiler, siteler... Şimdi, “Türkiye” okurları için yazmaktan mutluyum... Başlarken köşemden duyurmak istediğim bir dileğim var... Sayfayı sizlerin katkıları ile interaktif hale getirmek... Yemek, yemek kültürü sohbetlerimizi birlikte yapmak... Önerilerinizi bekliyorum... Gelecek çarşambaya kadar lezzet, sağlık, huzur sizlerle olsun... Sevim GÖKYILDIZ Akdeniz Üniversitesi çok önemli Uluslararası bir seminere ev sahipliği yaptı... Üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nin 15. kuruluş yıldönümü nedeniyle CIHEAM (Montpellier Akdeniz Tarım Enstitüsü) ile birlikte düzenlediği “Akdeniz Ülkelerinde Yöresel Ürünler, Coğrafi İşaretler ve Sürdürebilir Yerel Kalkınma” konulu seminere Akdeniz çevresi ülkelerin üniversitelerinden bilim adamları, FAO (Dünya Gıda ve Tarım Örgütü), WTO (Dünya Ticaret Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Haklar Örgütü), konuyla ilgili kuruluşlar, Türk Patent Enstitüsü’nün temsilcileri katıldı... Üç gün boyunca kürsüde yer alan konuşmacıların ortak konusu, yöresel ürünler, coğrafi işaretler, bu ürünlerin tanımı, tanıtılması, destek politikaları ve koordinasyonun biçimlenmesi oldu. Akdeniz havzası, küreselleşmeye rağmen, özgün bir coğrafi alan oluşturmaktadır... İklim, bio-çeşitlilik, yaşam kalitesi, tarihi bağlar bu bölgenin ayrıcalığını belirlemektedir. TEK ŞEMSİYE ALTINDA Tartışılan konuların ilki, Akdeniz bölgesine özel tarımsal ya da sanatsal ürünlerin tek bir marka altında toplanması, böylece bir Akdeniz markası oluşturulması idi. Ticari çıkarların, büyük sermayelerin etkin rol oynadığı dünya ekonomisinde Akdeniz ürünlerinin yerinin, değerinin, sürdürülebilirliğinin nasıl korunabileceği gündemdeki konular arasındaydı. Her ülke kendisine ait coğrafi işaretli ürünü tanıttı. Fas Üniversitesi, “Argan Yağı”nı, Tunus Üniversitesi “Malta Portakalı”nı, Fransa Üniversitesi “Korsika Peynirleri”nin coğrafi işaretleme sistemlerini anlattı. Türkiye’den katılan, Zafer Yaşar, Karaman’da imal edilen, tulum içinde Obruk mağarasında olgunlaştırılan, patenti alınmış “Divle Obruk Tulum Peyniri”ni film eşliğinde tanıttı ve dinleyicilere tattırdı. Seminerin açılışını, Turizm ve Kültür Bakanı, Ertuğrul Günay yaptı. Aynı gün akşamı Türkiye ve diğer ülkelerin yöresel ürünlerinden oluşan bir tadım sergisi düzenlendi. DÜNYA KABUL EDECEK Misafirler,Türk Patent Enstitüsü tarafından coğrafi işareti tescil edilmiş Gemlik zeytini, Ayvalık zeytinyağı, Ezine peyniri, Mersin cezereyesi, Sultani üzüm, kuru incirin tadına bakıp beğenilerini belirttiler. Buna göre, Akdenize has ürünlerin üretimi, halihazırda iklim değişiklikleri, nüfus hareketleri, ham maddelerin fiyat politikası, çevre etkenlerinin riski altındadır. Euromed (Avrupa -Akdeniz) menşeli gıda ve tarım ürünlerinin üretim, korunma ve değerlendirilmesinde Akdeniz çanağı ülkelerinin birlikte hareket etmesi gerekiyor. Yöresel değerlerin öne çıkarılması, kaynakların korunması, değerler oluşturulması ve bu değerlerin ortaya çıkarılmasında “Akdeniz’in toprakları” başlığı altında iş birliğine gidilmesiyle mümkün olacaktır. Araştırma, formasyon, geliştirme politikalarının tesbiti, bunun gerçekleşmesinde organizasyonun birlikte yapılması, bu konuda devletlerin, büyük meslek kuruluşlarının desteğinin alınması deklarasyonun maddeleri arasında. Zeytin, üzüm gibi Akdeniz’in sembolik tarım ürünlerinin kıtasal olarak coğrafi işaretinin gerçekleşmesinde bu deklarasyonun önemi çok büyük. Şimdilik sadece bilim adamlarının bir açıklaması olarak kabul edilen metin, daha sonraki tarihlerde ülkeler ve bakanlar düzeyindeki toplantılarda yer alarak daha resmi bir kimliğe dönüşebilecek. Nefis bir tat ÇİKOLATA Dilimizin üzerinde yavaş yavaş eriyen çikolatanın tadı, kokusu tarifsiz bir haz... Dünyada ilk defa Güney Amerika’da Aztek medeniyetinde, hem kutsal, hem de çok sevilen bir içecek olan kakao, 16. yy’da önce Meksika ve İspanya’ya gelmiş. Uzun seneler saraylarda, seçkinler arasında bol baharatlı olarak içilmiş. Yenilebilen ilk katı çikolata ise 1847’de İngiliz Francis Fry tarafından, kakao şeker karışımına su yerine kakao yağı katılarak elde edilmiş. O tarihten beri devamlı genişleyen ve gelişen çikolata sanayii her gün şaşırtıcı yenilikler getiriyor. Konu çikolata olunca, sizlere geçen ay davetli olarak gittiğim, Fransa Lyon’daki dünyanın en büyük çikolata okullarından biri olan “Ecole du Grand Chocolat Valhrona”da gördüklerimi anlatmak istiyorum. Çikolata yapımında “Kuverture” adı verilen, içinde en az % 31 kakao yağı bulunan kalıp çikolatalar kullanılıyor. Çikolatalarımızı yaparken üç çeşit kuvertür kullandık. Bitter ya da acı çikolata, sütlü çikolata ve beyaz çikolata. Ben-mari usulüyle eritilen kuvertürlerin erime dereceleri farklı. Acı çikolata 50-55 derecede, diğerleri 40-45 derecede eriyor. Ancak bundan sonra bu dereceyi 26-28’e düşürmek için dikkat ve sabır istiyen bir işlem gerekiyor. Mermer üzerine dökülen 45 derecedeki erimiş çikolata Maryse adı verilen yumuşak plastik spatül yardımıyla içine fazla hava girmesini önleyerek yavaş ve yatay hareketlerle 27-28 dereceye kadar soğutuluyor. Daha sonra kalıplara alınıyor ve soğuk odalarda donmaya bırakılıyor. Böyle yenildiği gibi sadece krema ile karıştırılıp, “trüf” adı verilen bir çeşit hazırlanabiliyor. Son yıllarda kağıt ambalajlı tablet çikolata yerine el yapımı, farklı ve özel çikolata rağbet görür oldu. Elde yapılan her özel şeyin, farklı oluşu gibi.... Antalya’da tarihî buluşma Seminer çok uyumlu, verimli bir atmosferde gerçekleşti. Akdeniz Üniversitesi Akdeniz Ülkeleri Ekonomik Araştırmalar Merkezi Müdürü Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, 43 yabancı misafiri bize yani Türklere has bir konukseverlikle ağırladı. Türkiye’nin yerel ürünlerinden ufak eşantiyonlar, ülkemizi tanıtan afiş, broşür ve kitaplar dağıtıldı. Türk mutfağını tanıtmak ve konuklara bizden lezzetler sunmak üzere ben de seminere katıldım. İkramda enginardan hünkar beğendiye, Adana kebaptan pekmezli irmik helvasına varan Türk mutfağının geleneksel mönüleri hazırlandı... TÜRK KAHVESİ Mİ Expreso mu? Günümüzde, Batı dünyasında içilen kahve irice çekilmiştir ve içinden sıcak su geçirilerek (filtre kahve) olarak içilir. Öğütülmüş kahvenin içinden sıcak su buharı geçirilerek hazırlanan daha fazla aromalı İtalyan kahvesi Expresso’dur. Elbette suda eriyebilen şeklini markasından dolayı hepimiz (Neskafe) olarak tanıyoruz. Esasında bu eriyebilen kahvedir ve birçok marka adı altında satılmaktadır. KAHVELİ PARFE Kolay, pratik, serin bir kahveli tatlı tarifi veriyorum... Pişirmenize gerek yok, hazırlayıp buzdolabında dondurmanız yeterli! Hazırlama süresi: 20 dakika... Malzemeler: > 1 büyük su bardağı yoğurt ve krema > 1/2 su bardağı pudra şekeri > 1 çorba kaşığı suda eriyen kahve > 1 çorba kaşığı sıcak su > Kalıbı yağlamak için tereyağı > 1-2 kaşık çekilmiş fıstık, veya ceviz, ya da badem, veya parça çikolata olabilir Yapılışı: 1 litre hacminde derin ve çukur bir kâseyi tereyağı ile hafifçe yağlayın. Başka bir kapta krema ve yoğurdu el mikserinin en düşük hızını kullanarak karıştırın. Hazır kahveyi sıcak suda eritin. Erimiş kahve ve şekeri, yoğurt krema karışımına, metal kaşık kullanarak yavaşça yedirin. Karışımı, önceden yağladığınız çukur kâseye boşaltın ve katılaşana kadar buzlukta dondurun. Donmuş karışımı servis yapmadan 45 dk. önce buzluktan buzdolabına geçirin. Çukur kâseyi düz bir servis tabağının üzerine ters çevirin ve badem ya da rendelenmiş fıstıkla süsleyin. İNCİ “Artık aile üyelerinin mutlaka bir şeyler üretip bütçeye katkı sağlaması gereken günleri yaşıyoruz... Ailede bir kişinin; diğerlerinin ihtiyacını karşılaması çok zor... Herkes elini taşın altına koymalı mutlaka...” (...Derya Baykal / Tiyatrocu) SİZDEN GELENLER Hikâyeniz (...Şeyda Fırat’ın hikayesi) Yeni evli bir çift vardı... Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa da, evlenmeden önce sık sık birbirlerini çok sevdiklerine dair ne kadar da dil dökmüşlerdi. Ama şimdilerde, küçük bir söz, ufak bir hadise aralarında orta çaplı bir kavganın çıkmasına yetiyordu. Bir akşam oturup ilişkilerini gözden geçirmeye karar verdiler. Her ikisi de, boşanmayı istememekle beraber, işlerin böyle gitmeyeceğinin farkındaydılar. Erkek, “Aklıma bir fikir geldi” dedi; “Bahçeye bir ağaç dikelim ve eğer bu ağaç üç ay içinde kurursa boşanalım. Kurumaz da büyürse bunu bir daha aklımızdan geçirmeyelim. Bu süre içinde de ayrı ayrı odalarda kalalım...” Bu ilginç fikir hanımının da hoşuna gitti. Ertesi gün gidip bir meyve fidanı aldılar ve birlikte bahçeye diktiler. Aradan bir ay geçti. Bir gece bahçede karşılaştılar. Her ikisinin de elinde içi su dolu birer bidon vardı. Albümünüz (...Mücahit Cağlıyan’ın albümünden) TÜRKİYE HATIRASI ELİF ÇAĞLIYAN İncecikten bir kar yağar tozar elif elif diye Deli gönül hayran olmuş gezer elif elif diye... Tavsiyeniz (...Dilek Önder’in tavsiyesi) Herkes biliyormuş, ben yeni öğrendim... Benim gibi geç kalmışların işine yarar düşüncesiyle paylaşıyorum... Kızartma yaparken kızgın yağın çevreye sıçramasından pratik bir şekilde kurtulabilirsiniz... Yağı kızdırmadan önce tavanın içine bir miktar tuz atıyorsunuz, yağ sıçramıyor... Tuz yağin içindeki sıçramaya sebep olan nemi alıyor. MARKET Adım adım “Mezuniyet” El işçiliği tadında hazırlanmış olan “Polaris Mezuniyet Koleksiyonu”, şık ayakkabı ve terlik tasarımlarının yanı sıra, ayakkabı-çanta ve ayakkabı-çanta-saat takımları ile de rakipsiz bir alışveriş adresi... Kıyafetinizi tamamlayacak şık ayakkabı ve çanta alternatiflerinin yanı sıra, aynı şıklıkta ve uygunlukta Polaris saatler, cüzdanlar ve kemerler mükemmel bir uyum sunuyor. BİZE ULAŞIN: e-posta: omer.soztutan@tg.com.tr telefon: (0212) 454 30 00 faks: (0212) 454 31 00 adres: türkiye gazetesi ihlas medya plaza 29 ekim caddesi, 34197 yenibosna/istanbul
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT