BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “An­nem her şe­yi an­lat­tı ba­na...”

“An­nem her şe­yi an­lat­tı ba­na...”

Dü­rü­ye ote­lin lo­bi­sin­de otu­ru­yor­du. Me­rak­lı göz­ler­le et­ra­fı­nı in­ce­ler­ken kar­şı­dan hız­lı adım­lar­la yak­la­şan genç ka­dı­nı fark et­ti. Göz­le­ri­ni kıs­tı. Gü­lüm­sü­yor­du ka­dın. Ne­den son­ra ta­nı­dı Dü­rü­ye Şev­val’i. Ken­di­sin­den bek­len­me­yen bir çe­vik­lik­le kalk­tı, kol­la­rı­nı aç­tı:



Dü­rü­ye ote­lin lo­bi­sin­de otu­ru­yor­du. Me­rak­lı göz­ler­le et­ra­fı­nı in­ce­ler­ken kar­şı­dan hız­lı adım­lar­la yak­la­şan genç ka­dı­nı fark et­ti. Göz­le­ri­ni kıs­tı. Gü­lüm­sü­yor­du ka­dın. Ne­den son­ra ta­nı­dı Dü­rü­ye Şev­val’i. Ken­di­sin­den bek­len­me­yen bir çe­vik­lik­le kalk­tı, kol­la­rı­nı aç­tı: - Kı­zım, Şev­val’im be­nim... Sen­sin de­ğil mi? Şev­val sev­giy­le ve has­ret­le sa­rıl­dı yaş­lı ka­dı­na: - Dü­rü­ye Ab­la... Çok öz­le­dim se­ni... Bir­bir­le­ri­ne sım­sı­kı sa­rıl­dı­lar. Dü­rü­ye ağ­lı­yor­du. Omuz­la­rın­dan tu­tup yü­zü­ne bak­tı Şev­val’in: - Gü­zel kı­zım be­nim, çok de­ğiş­miş­sin, ne ka­dar gü­zel ol­muş­sun, ne ka­dar ol­gun­laş­mış­sın böy­le... So­kak­ta gör­sem ta­nı­maz­dım se­ni. Ah be­nim bir ta­nem... Bu sı­ra­da yan­la­rı­na yak­la­şan genç kı­za ta­kıl­dı göz­le­ri. Göz­le­ri­ni kıs­tı ve dik­kat­le bak­tı: - Bu yok­sa... Şev­val gü­lüm­se­di: - Evet bu Ha­zal... Be­nim kı­zım. Yaş­lı ka­dın el­le­ri­ni diz­le­ri­ne vur­ma­ya baş­la­dı: - Aman ya­rab­bi, Hay­dar bey de­diy­di de inan­ma­dıy­dım. Bu ne gü­zel şey böy­le, o kü­çü­cük be­bek böy­le ol­du ha! Yü­ce Rab­bim sen ne­le­re ka­dir­sin... Gel ba­ka­yım, gel bu­ra­ya se­ni bir kok­la­ya­yım ben... Ha­zal sı­ca­cık bir şe­kil­de so­kul­du yaş­lı ka­dı­na. Hep­si­nin yü­zün­de ina­nıl­maz bir mut­lu­luk var­dı. Hep bir­lik­te otur­du­lar lo­bi­de. Şev­val Dü­rü­ye’nin ya­nı­na otur­muş, onun yaş­lı, yor­gun el­le­ri­ni avuç­la­rı­nın içi­ne al­mış­tı: - Dü­rü­ye Ab­la, bu­gün bu­ra­da bu hal­dey­sem bu­nu sa­na ve Hay­dar Ba­ba­ya borç­lu­yum. Ha­ya­tım­da o ka­dar önem­li bir ye­ri­niz var ki... Dü­rü­ye ba­şı­nı iki ya­na sal­lı­yor­du: - Kö­tü gün­ler ya­şa­dık yav­ru­ca­ğım, kö­tü gün­ler­di. Ama her ka­ran­lı­ğın bir ay­dın­lı­ğı var­dır. Bak ha­yal eder miy­din bu­gün­le­ri o za­man? Şev­val omuz­la­rı­nı kal­dır­dı: - Ne müm­kün Dü­rü­ye Ab­la, bir sa­at son­ra­mı bi­le ha­yal ede­mi­yor­dum ki... Yaş­lı ka­dın Ha­zal’a dön­dü: - Se­nin bu an­nen var ya Ha­zal, dün­ya­nın en güç­lü ka­dı­nı. Ne­ler ya­şa­dı ne­ler... Ha­zal kı­kır­da­dı: - Bi­li­yo­rum Dü­rü­ye Tey­ze, an­nem her şe­yi an­lat­tı ba­na... Dü­rü­ye ba­şı­nı sal­la­dı: - Biz bil­di­ğin gi­bi­yiz. Pe­ri­han Ha­nım her za­man­ki gi­bi höt höt... Ta­mer Bey ise sa­de­ce yaş­lan­dı, saç­la­rı ağar­dı. Ge­ri ka­lan ay­nı. Bi­raz da­ha dur­gun­laş­tı o ka­dar!.. > DE­VA­MI YA­RIN
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT