BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Özgener: Başarı ekol olabilmektir

Özgener: Başarı ekol olabilmektir

TFF, sadece Milli Takım değildir. TFF Başkanı ve yönetimi, Milli Takım’ın başarısına göre değerlendirilmemeli



FUTBOL FEDERASYONU BAŞKANI MAHMUT ÖZGENER GAZETEMİZ Turkiye’YE ÇOK ÖZEL AÇIKLAMALARDA BULUNDU: TÜRKİYE ÖZEL Röportaj: Hasan SARIÇİÇEK TFF, sadece Milli Takım değildir. TFF Başkanı ve yönetimi, Milli Takım’ın başarısına göre değerlendirilmemeli 2002’den sonra iki büyük kupaya gidemedik. Başarı istikrarı koruyabilmektir. Dünya ve Avrupa üçüncülükleri artık geride kaldı “Beyefendi’’ heyecanlı, genç, açık sözlü, atletik ve lider ruhlu biri... Doğuştan da şanslı... İzmir eski Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Kibar‘ın torunu. Tütüncüler Kralı merhum Esin Özgener‘in oğlu... İzmir’in hatırı sayılır işadamının damadı. Allah iki de erkek evlat vermiş. Bir insan daha ne ister? O da istememiş. Haluk Ulusoy‘un ardından Hasan Doğan‘ın iki kez yenilediği teklifi, “Federasyon Başkanlığı neyime!’ diye geri çevirmiş. Ama yine de kaçamamış! İş başa düşmüş. Şimdi, İzmir-İstanbul arasında mekik dokuyor. Kim mi? Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener tabii ki. Onu yakalamışken, A’dan Z’ye futbolumuzu konuştuk. Öyle ‘hakem’di, ‘Demirören’di, ‘Alo... Ben Cemal Aydın’ gibi suni sorularla geçiştiremezdik. Gazete TÜRKİYE olunca hakkını vermek gerekirdi... İşte, Başkan Özgener‘in vizyonu, misyonu ve özeli: TOPU ELLE OYNADIM AMA... Karşıyaka’da voleybol oynadığımı İzmirliler’in çoğu bilmez, Ama Altay’da da başkanlık yaptım. Spora, topu elle oynayarak başladım doğru da futbol ayakla oynanan bir oyun. Türkçe esnek... ‘Ayak oyunu’ dediniz mi, farklı anlamlar çıkıyor, ortaya. Ben, ayak oyununu bilmem. Bizim bulunduğumuz ortamda, kesinlikle ayak oyununa izin vermem! Zaten kamuoyuna bunu çok net hissettirdiğimiz için bugün bize duyulan bir güven var. SADECE MİLLİ TAKIM MI? “TFF algılaması, sadece Milli Takım değildir. Ama, geçmişinden bugüne federasyon ve kamuoyunun büyük çoğunluğunun algılaması genelde bu yönde. TFF Başkanı, bir tek Milli Takım başarısına endeksli olmamalı. Yani, Milli Takım, 2010 Dünya Kupası’na giderse ‘başarılı’, gidemezse ‘başarısız’ diye yaklaşılması bence yanlış. Yani, Dünya Kupası’na gittik diyelim ama öbür yandan Türk futbolunun geleceğini ilgilendiren eğitimde, tesisleşmede, lisanslı futbolcu sayısını arttırmada yetersiz kalırsak; keşfedilmemiş cevherleri keşfedemezsek, hakemleri daha iyi konumlara getiremezsek, başarılıyız diyemem. Futboldaki güven ve adaleti daha da arttırarak, anlayışımıza yerleştirememişsek, Milli Takım’ın başarısı ne olursa olsun kendimizi başarılı görmeyiz. BAŞARI EKOL OLABİLMEKTİR “Dünya 3.lüğü de, Avrupa 3.lüğü de artık geride kaldı. 2002’den sonra iki büyük kupaya gidemedik. Oysa asıl başarı istikrarı koruyabilmektir. 2008’den sonra 2010’a da gidebilmek hatta, futbolda Brezilya, Arjantin, İtalya gibi o kupa yarışının içinde hep olabilmektir. Türk futbol ekolünü yakalayabilmektir. Ülke futbolu açısından asıl başarı budur. HER MAHALLEDEN BİR YILDIZ “Üzerinde çalıştığımız çok ciddi projeler var. Bugüne kadar Türkiye’de kalıcı projeler yapılmamış İlk defa biz, bir stratejik plan hazırlıyoruz. Bunları, şubat sonunda kamuoyuyla paylaşacağız. Bunlardan bir tanesini size anlatayım. Hedeflerimizden biri, her evden bir futbolcu, her mahalleden bir yıldız yetiştirmektir. Arda, Emre, Mehmet Yıldız, Umut, Gökhan Ünal gibi yıldızları daha 7 yaşındayken yakalayabilmektir. HEDEF; 210 BİNDEN 1 MİLYONA “Futbol tutkunu, 70 milyonluk Türkiye’de sadece 210 bin lisanslı futbolcunun olması, içinize siniyor mu? Şahsen benim sinmiyor. Kendimize bir hedef koyduk. Lisanslı futbolcu sayısını 1 yılda 1 milyona çıkaracağız. Milli Eğitim Bakanlığı ile bu ay imzalayacağımız protokolle 45 bin okuldan en az 30 bininde okul takımı kuracağız. Her ile bir temsilci ve her okula bir antrenör vereceğiz. NAKLEN YAYIN TEK PAKET OLMAZ ‘Naklen yayını ihaleye en erken 2010 Ocak’ta çıkarmayı düşünüyoruz. Şu anda şartnameyi konuşmak için çok erken. Ama bazı değişikliklerin olacağı kesin. Bir kere ligin marka değeri arttı. Rekabet de kalite de önceki senelere göre çok yükseldi. Bunu sevinerek gözlemliyorum. Bunlar, ihaleyi etkileyecektir. Tek dileğim, o güne kadar dünyadaki krizin etkisini azaltması. O zaman, şimdiki gibi öyle tek paket üzerinden ihale olmaz. 2016’YA TALİBİZ, ALACAĞIZ DA... “2016 Avrupa Şampiyonası’na talibiz. Ben son finallerde, kendimi Avrupa Şampiyonası’nda değil de sıradan turnuvaya gidiyormuş gibi hissettim. O büyük organizasyonun keyfini yaşamak böyle olmamalı. Yani ülke insanının organizasyonları sahiplenmesi çok önemli. Futbol, Türkiye’de büyük bir tutku. Bu bizim için büyük bir avantaj. 2005 Şampiyonlar Ligi finalindeki organizasyon başarımız dillerde dolaşıyor. 2009 UEFA Kupası finalinde de aynı başarıyı gösterdik mi, daha büyük organizasyonlar için büyük avantaj sağlarız. Halihazırda Saraçoğlu Stadı var, yapımı sürmekte olan Seyrantepe var, Kayseri de bitmek üzere. Antalya, Konya,Trabzon ve Bursa gibi 10 ayrı proje daha var. Bunlar da bitti mi, finaller için stat engelimiz kalmaz. Sonra, 2026’ya kadar olan süreçte Dünya Kupası finaline odaklanmalıyız. BORÇLUYA TRANSFER İZNİ YOK “Şu an 200’e yakın futbolcu kulüpleriyle problemli. Serbest kalabilirler. Kulüpler yapılarını, yeniden gözden geçirmeli. En önemli sorunları vergiydi. Başbakanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan, bizim için bir şans. Hükümetimiz, çıkardığı son kanunla, vergi borçlarını 10 yıla bölerek, önemli bir yük aldı. Borçlu olan kulüplere transfer izni yok. TAKIM SAYISINI DÜŞÜRECEĞİZ “Profesyonel, 151 kulüp vardı, 136’ya düştü. biraz daha düşüreceğiz. ‘Profesyonel liglerde takımı olmayan iller için ara formül’ ya da ‘İzmir’in Süper Lig’de takımı yok, Altay’ı, Göztepe’yi, Karşıyaka’yı birleştirip, Süper Lig’de iddialı bir temsilcisi olsun’ deniyor. Hayır, ikisi de mümkün değil. FIFA, birleşmelere karşı. Yabancı futbolcu kontenjanında artış yok. İSTANBUL’A ALIŞAMADIM “Aileme düşkünüm. Onlardan uzaklaşamayacağım için başkanlığı iki kere reddettim. Ama, 14 Şubat sürecinde başkan vekilliğini kabul ederek, bilmeden başkanlığı da kabul etmişim. Arkadaşlar, “Belli bir hedef ve ilke için geldik. Bunları devam ettirebilmek için görevi bırakmamamız lazım” dediler. Bana başka seçenek bırakmadılar. ” 2012’DEN SONRA DA TERİM’LE DEVAM Mahmut Özgener, yazarımız Hasan Sarıçiçek’e, “Fatih Terim, bu ülkenin yetiştirdiği Avrupa’nın önde gelen 5 teknik adamından biri. Bunu, UEFA tescil etmiş. Böyle bir teknik adamın, Milli Takımlarımızın başında olması bizim için şans. Gerçi, Terim’le 2012’ye kadar sözleşme yaptık. Ama kanaatimce, biz olalım olmayalım, bu süre Fatih Terim’le 2012’den sonra da devam etmeli” açıklamasını yaptı. “Hakemlere yüklenmeyin” “Hakemliği, Ömer Faruk Ünal‘a sormalıyız. Onu keyifle takip ediyorum. Tabii hakemlik Türkiye’de beklediğimiz düzeyin çok altında. İyileştirmek ise sadece TFF’nin çabalarıyla olacak şey değil. En başta hakemlere, yöneticilere, futbolculara, taraftara, medyaya ciddi görevler düşüyor. Özellikle medyadan isteğim, hakemleri bu denli eleştirmesinler. Nihayetinde onlar da insan, etkileniyorlar. Şu sıralar, Antalya’daki psikolojik eğitimle hakemlerimizin baskılara karşı dayanıklılığını artırmaya çalışıyoruz. Dünya Kupası finallerine hakem göndermek için hayalci olmayalım. En az, 4-5 yıllık süreçte bunu başarabiliriz. Şu an tepenin bir altında Selçuk Dereli ile Cüneyt Çakır var. İnşallah ikisi de top klasa yükselir. “
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109013
    % 0.53
  • 3.6598
    % 0.05
  • 4.3251
    % -0.06
  • 4.8234
    % 0.53
  • 151.134
    % -0.06
 
 
 
 
 
KAPAT