BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Kahpe Bizans” ve Cüneyt Arkın...

“Kahpe Bizans” ve Cüneyt Arkın...

Kara Murat, Battal Gazi ve Malkoçoğlu epik filmlerinin unutulmaz kahramanı Cüneyt Arkın ile “Kahpe Bizans” filminin senaristi ve yöneticisi Gani Müjde arasındaki tatlı-sert tartışma, ciddî bir konuyu gündeme getirdi.



Kara Murat, Battal Gazi ve Malkoçoğlu epik filmlerinin unutulmaz kahramanı Cüneyt Arkın ile “Kahpe Bizans” filminin senaristi ve yöneticisi Gani Müjde arasındaki tatlı-sert tartışma, ciddî bir konuyu gündeme getirdi. Sadece Türkiye’de değil, dünyada milletlerin kuşaklar boyu, kahraman bildikleri tarihi kişilerin, alaya alınması, komedi kahramanları yapılması, hatta eşcinsel olarak gösterilmeleri doğru mudur? İngiltere’de İngilizler’in efsanevî kahramanı Robin Hood’la alay eden, onu eşcinsel olarak gösteren bir film yapılmış ve kamuoyunun şiddetli tepkisine yolaçmıştı. Bizde de “İstanbul Kanatlarımın Altında” diye bir film yaptılar, bir Osmanlı Sultanının eşcinsel olduğunu ima ettiler, benim de zamanında tepkimi çekti. MAKSAT NE? İlk sorum “tabuları yıkıyoruz, resmi tarihi yalanlıyoruz” diye birçok kuşakların iftihar ettikleri, kendilerine numune ve ideal olarak aldıkları, milliyetçi ve vatanperverce duygularının kaynağı olan kahramanlarını ve efsanelerini karalamak çabasına ne gerek var? Bu neye, hangi amaca hizmet eder...Tabii bazı karanlık emellerden başka! Hele bazı milletler, olmayan tarihlerinden kahramanlar icat etmeye çalışırken ve mesela Skoçlar “Cesur Yürek” filmi ile bir efsaneyi tekrar canlandırırken, gerçeklere dayanan kahramanlıkları ve efsaneleri silmek, gülünç hale getirmek çabası nedendir? Medyamızda “büyük usta” denilen bir zat vardır. Hemen hemen her yazısında “Türk’e Türk propagandası yapılmasını” kınarken, tarihin çöplüklerinde dolaşıp “Türk’e Türk’ü kötüler” onun Türk düşmanlığının genetik bir sebebi olmak gerekir diye düşünürüm. “Kahpe Bizans” filmini henüz görmedim ve iyi bir güldürü yazarı olan Gani Müjde’nin, böyle genetik sebeplere dayanan karanlık emelleri olduğunu da kesinlikle sanmıyorum. Ama sevgili Cüneyt Arkın gibi soruyorum: Başka komedi konuları yok mu idi de Battalgazi gibi, gençliğimizde hepimizin, birçok kuşakların hayali olmuş bir Türk kahramanını Süpergazi diye alaya almaya kalkmıştır?.. İlerdeki senaristler aynı yolu takip ederlerse hiç kahraman kalmaz gelecek kuşaklara!.. Bazılarının istedikleri de zaten bu; kahramansız, efsanesiz, hiçbir şeyin kutsal olmadığı ot gibi bir toplum haline gelmemiz! ASIL TEHLİKE Ama, Cüneyt Arkın geçen akşam ATV haber programında çok doğru şeyler söyledi... Maalesef büyük kentlerde gençlerimizde alkol ve uyuşturucu iptilası artıyor. Ve maalesef, filmlerde vs. eşcinselliğin mübah görülmesi ile bu sapıklık da, sapıklık olmaktan çıkarılıyor. Malkoçoğlu, Battalgazi ve Kara Murat gibi kahramanlar ve bunların filmlerde canlandırılması bütün yozlaşmalara karşı panzehir olmuştur ve hâlâ da olabilir. DAHA ÖNCE Bizim kuşaklarımızda Cüneyt Arkın filmlerinden de önce rahmetli Faruk Gürtunca’nın yayınladığı Çocuk Sesi ve Afacan gibi dergilerde öyküleri anlatılan Türk kahramanları ve mesela rahmetli Abdullah Ziya Kozanoğlu’nun “Kolsuz Kahraman” ve “Türk Korsanları” gibi romanları ve keza rahmetli Tahsin Demiray’ın yayınladığı gençlik dergilerindeki hamaset öyküleri, milliyetçiliğimizin ve vatanseverliğimizin kaynaklarını teşkil etmişti. Artık böyle dergiler yok her nedense... Çünkü bazılarına göre milliyetçilik ve vatanseverlik çağdışı oldu. MADALYONUN ÖTEKİ YÜZÜ Öte taraftan Vedat Türkali vb. komünist, solcu senaristlerin senaryolarını yazdıkları, “Hain Ağa, Zavallı Irgat” veya “Göbekli Kötü Patron, Zavallı Ezilen İşçi” konulu Yeşilçam filmleri de solculuk tohumlarının yeşermesine hizmet etti. Filmin gücü küçümsenmemeli; şimdi de tarihimizi alaya alan filmlerin artması, çok daha hayatî ve tehlikeli bir yozlaşmaya yol açabilir. Galiba Cüneyt Arkın bu konuda, Battal Gazi gibi, gittikçe artan hasımlara karşı adeta tek başına, kahramanca bir mücadele veriyor.. Kılıcına ve bileğine kuvvet! GÜNÜN FİKİR KIRINTISI “İnsanlığın tarihi; kahramanların, büyük adamların özgeçmişlerinden oluşmuştur... Kahramanları olmayan toplumlar köksüz ağaçlara benzerler...” Thomas Carlyle
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT