BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > 3 dilde “anne” diyebilen çocuklar!

3 dilde “anne” diyebilen çocuklar!

Aman ne mutluluk! Yurdum insanı, el kadar çocuklarının anaokulundan başlayarak yabancı dil öğrenmesini çok matah bir şey zannediyor. Zannettiği için de, birer ticari işletme olan özel okullar, müşteri çekmek amacıyla yabancı dil eğitimini abarttıkça abartıyorlar. Mesela bir okul, İngilizce üzerinden Almanca öğreteceğini vaat ediyor. İyi de bu çocuklar, sevinçlerini, heyecanlarını, hayallerini ifade edecekleri ana dillerini yeterince öğrenemeden başka dilleri öğrenseler ne olur ki ?



Aman ne mutluluk! Yurdum insanı, el kadar çocuklarının anaokulundan başlayarak yabancı dil öğrenmesini çok matah bir şey zannediyor. Zannettiği için de, birer ticari işletme olan özel okullar, müşteri çekmek amacıyla yabancı dil eğitimini abarttıkça abartıyorlar. Mesela bir okul, İngilizce üzerinden Almanca öğreteceğini vaat ediyor. İyi de bu çocuklar, sevinçlerini, heyecanlarını, hayallerini ifade edecekleri ana dillerini yeterince öğrenemeden başka dilleri öğrenseler ne olur ki ? *** Lisan milliyetçisi olduğumu zannetmeyin. 8 yıl Fransız okulunda okudum; Fransızca yanında İngilizce eğitimi aldım. Yani hariçten değil, içeriden gazel okuyorum. Yabancı dil öğrenmek, özellikle küreselleşen dünyada herkes için elzem... Doktorun da, avukatın da, bankacının da, gazetecinin de yabancı dile ihtiyacı var. Dolayısıyla ebeveynlerin çocuklarının dil öğrenimine gösterdikleri hassasiyet normal... Lakin bir çocuk veya genç, önce anadilini hakkıyla öğrenmeli ki, başka lisana nüfuz edebilsin. Kendisini, kendi dilinde ifade etmekten aciz, 300 kelime içine sıkışmış bir dimağ, başka bir dilin yüzlerce kelimesini ezberlese bile, meramını nasıl anlatacak? *** Bir çocuk etrafıyla, ailesiyle, hayatla ancak ana dili vasıtasıyla ilişki kurar. İdraki, muhayyilesi kendi lisanıyla birlikte gelişir. Ve dimağı, zihni bir lisana göre şekillenir. Kendi dilini tam olarak kavramamış bir körpe zihne, yabancı bir lisanın kelimelerini doldurmaya çalışarak, henüz anadiliyle düşünmeye, hissetmeye çalışan bir taze dimağı başka bir lisanın kavramları üzerinden idrak etmeye zorlayarak çocuklarımıza iyilik mi yapmış oluyoruz? Ayaklı sözlük değil, düşünen, anlayan, ifade eden insan yetiştirmektir mesele... Anadilini henüz öğrenirken bir çocuğu İngilizce, yanında da promosyon kabilinden Almanca öğrenmeye zorlamak, taptaze dimağları köreltmekten başka bir şey değil...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT