BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KIRKPINAR kimliğimizdir

KIRKPINAR kimliğimizdir

Bu spor dalı bizim 648 yıldır büyük savaşlar olsa dahi aksatılmayan ve devam eden ata sporumuzdur. Güreşe besmele ile başlanır, ilahiler okunur, koçlar kesilir. Pehlivanlar “Allah Allah” diyerek güreşe başlar. Bizim dualı tek sporumuzdur



Sunuş Seyfettin Selim, bu yılın Kırkpınar Ağası. Aynı zamanda her ne kadar paylaşmak istemese de bir hayırsever. Ağalık ve hayırseverlik o kadar doldurdu ki röportajımızı Ağa’nın asıl mesleği inşaata yer veremedik bile. Özellikle üniversite, birçok okul, cami ve daha birçok yer yapıp, içini donatıp devlete bağışlamış. Kırkpınar yani ata sporumuz bence unutulmaya yüz tutmuşken Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın ve gençlerimizin yeniden sahip çıkmasıyla hak ettiği yere yeniden aday. Kırkpınar’ın hikâyesi, kuralları bilgili olmadığımız için oldukça dolu ve enteresan geldi. Kırkpınar’ın oluşumu ve Çanakkale şehitlik anıtının öyküsü oldukça dokunaklı. Hani diyorlar ya memleketimizin her karış toprağı altın gibi paha biçilmez, her hikâyede ülkemin de, insanının da çok özel ve özellikli olduğuna bir kez daha inanıyorum. Biraz milliyetçilik yapayım. Türk olarak hepimiz özeliz, var mısınız özellikli olmaya... G.K.Z. AĞA SEYFETTİN SELİM, ATA SPORUMUZU ANLATTI: Kırkpınar milletin kimliğidir Bu spor dalı bizim 648 yıldır büyük savaşlar olsa dahi aksatılmayan ve devam eden ata sporumuzdur. Güreşe besmele ile başlanır, ilahiler okunur, koçlar kesilir. Pehlivanlar “Allah Allah” diyerek güreşe başlar. Bizim dualı tek sporumuzdur Bu artık benim giriş cümlem oldu. Hikâyeniz, Seyfettin Selim adı nerede başladı? Aslen Trabzon Araklılıyım. Babam biz doğmadan Sakarya’ya yerleşmiş. Ben Sakarya doğumluyum. 1989 yılında İstanbul’a ben 20 yaşındayken geldik. Hadımköy’e yerleştik. Artık Hadımköy’lüyüz. 3 sene Hadımköy’de, 2 sene Kaynarca’da ağalık yaptım. Her bölgenin ağası farklı mı oluyor? Türkiye’de şu anda aşağı yukarı 150-200 tane yöresel ağa vardır. Örneğin Tekirdağ, İstanbul, İzmir, Sakarya, Antalya ağaları vardır. Dönemsel yapılan güreşlerin ağalarıdır. Kırkpınar Ağası bu sistemde üst unvan oluyor. Bütün bu güreşlerin başında gelir. Türkiye’de tektir. Kırkpınar Ağası ağaların ağasıdır. Ben 5 sene yöresel ağalık yaptığım dönem Edirne’deki Kırkpınar Ağası bizim ağamızdı. Nasıl bir üniversiteden diploma alınıyorsa, Edirne’de bütün pehlivanlar oradan senede bir kez diploma alırlar, derece alırlar, bütün sene o ünvanla bütün güreşlere çıkar, yine bir sene sonra orada ya o ünvanı devam ettirir ya da orada kaybeder. AĞALIĞA YİNE ADAYIM Ağalık için bu yıl da aday mısınız? Ben bu yılın Kırkpınar Ağasıyım. Üç, dört yıl önce girmiştim. Saydığım bir dostumun ricasıyla o zaman geri çekilmiştim. Kısmet bu zamanaymış. Önümüzdeki yıl da devam ettirmek arzusundayım. Kırkpınar güreşleri nasıl oluşmuş ve bu günlere gelmiş? Bir hikâyesi var mı? Çok eskiden Edirne’nin Saray beldesinde 40 asker güreşe başlıyor. Son iki asker vazgeçmiyor ve güreşin sonucunda her ikisi de yorgunluktan şehit oluyor, ölüyor. Oraya gömülüyorlar. Daha sonra Osmanlı zamanında orada bir nehir oluşuyor ve içinde 40 tane su yani pınar kaynıyor. Böylece adı Kırkpınar oluyor. Hâlâ var mı o pınar? Var tabii. Orada zamanla azalmış ama bir çeşme var. Diğer ülkeler güreşin kendilerine ait olduğunu iddia ediyorlar. O zamanlar Bulgaristan gibi ülkeler Osmanlı toprakları içinde oldukları için güreşimizi sahiplenmeye çalışıyorlar. Bu spor dalı bizim 648 yıldır büyük savaşlar olsa dahi aksatılmayan ve devam eden ata sporumuzdur. Güreşe besmele ile başlanır, ilahiler okunur, koyunlar, koçlar kesilir. Pehlivanlar Allah Allah diyerek güreşe başlar. Bunlar bu sporumuzun zorunlu kurallarıdır. Bizim dualı tek sporumuzdur. Kırkpınar Güreşleri resmîdir. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Meclis Başkanı ve bakanlar orada olur ve güreşleri izlerler. Başpehlivanlık sistemi nasıl işliyor? Yöresel güreş yapan pehlivanlar en son Kırkpınar’da güreşir. Orada birinci olan Başpehlivan olur ve bir sene sonrasına kadar o ünvanla güreşir. Yine Kırkpınar’da ya devam eder ya da ünvanı devreder. GÜREŞTE SİSTEM NASIL? Pehlivanlar güreşe başladığında biri yenilene kadar mı devam eder, yoksa bir süre içinde biri kazanmak zorunda mı? Güreşin süresini 45 dakika olarak belirledik ve puanlama sistemini uyguladık. Yazı tura sistemi nedir? Bu doğru bir sistem değildi. Başbakanımızın da talimatı bu doğrultudaydı. Bütün sporseverlerin de tepkisi oldu. Ata sporumuzun sonucu yazı-tura ile belirlenmesin. Kesinlikle katılıyorum. Yaklaşık 1800 kişi katıldığı için uzaktan gelen kişiler çok beklemesin diye düşünülmüş çok yanlış bir uygulama idi. Yazı tura atılacaksa güreşin ne anlamı kalır ki? O nedenle biz, süre ve puanlama sistemini devreye koyduk. Güreşlere herkes katılabiliyor mu? Ne gibi özelliklere sahip olmak gerekiyor? Tabii ki herkes katılamaz. Güreşçi olmak ve bağlı bulunduğu il spor müdürlüğünden sertifikalı olmak gerekiyor. Bunun yanında mutlaka daha önce güreşmiş olmalı. Ben dönemimde buna önem veriyorum. Eski güreşçiler geliyor ve hemen yeniliyor. Adamın ahı gitmiş vahı kalmış. Bu güreşçilerin elenmesi gerekiyor. Federasyon Başkanı kardeşim de böyle düşünüyor. BALABAN ANITI VE HİKÂYESİ * İstanbul Çatalca Balaban köyünde bir Çanakkale şehitlik anıtı yaptırdınız. Nedir hikâyesi? Çanakkale Savaşı’na Balaban köyünden 39 kişi gidiyor. Hiçbiri geri dönmüyor. Muhtar vesile olunca seve seve bu şehitlerimizin anısını yaşatmak istedim. * Üniversite, spor kompleksi, cami, anıt, sağlık ocağı ve daha birçok yer yaptırıp, devlete bağışlıyorsunuz. Bunun özel bir nedeni var mı? Ben İstanbul’a ilk geldiğimde, rahmetli Kadir Has’ın birçok yerde adını gördüm. Çok etkilendim. Rahmetli olduğunda herkes ‘Türkiye çok önemli bir değerini kaybetti.’ dedi. Çok çocuğun, çok paran olabilir. Çok şeye sahip olabilirsin ama öldükten sonra senden iyi olarak bahsediliyor mu, imkânların dâhilinde adını yazdırabiliyor musun, bağışladığın okulda çocuklar yetişiyor mu, işte bu duygunun tarifi olabilir mi? Bundan büyük mutluluk olabilir mi? * Anneniz siz okul yaptırdıkça mutlaka çok mutlu oluyordur.. Annem 80’li yaşlarda. Senin çocuğunun yaptırdığı okulda çocuğumuz okuyor denilince ya da başka hayır işi duyduğunda gözleri doluyor. * Dört çocuğunuz var. Onlara verdiğiniz en önemli nasihat nedir? İnsan olmaları ve hayırseverlik ve eğitime desteği benden sonra da devam ettirmeleridir. * Kırkpınar Ağası olarak ne gibi haklara sahip oluyorsunuz? O ağasına bağlı tabii ama eğer ağa isterse o yıl güreşleri yaptırmayabilir. Bu hakka sahiptir. Ağanın kurallar çerçevesinde istediği yapılır, çünkü oranın ağasıdır. 80’li yıllarda bir ağa bir şeye kızmış ve o yıl güreşleri yaptırmamıştı. Ama sonraki yıl yapılır. Ağa gitmediği zaman o güreşler olmaz. Örneğin 3 Temmuz Cuma namazdan sonra Edirne Sarayiçi’nde gezip, güreşlere ‘bismillah’ diyeceğiz. Şimdi diyelim ki ben gitmedim. Ağalığı belediye başkanı, vali yaptıramayacağına göre ağalık çok önemlidir. Ben bu güreşleri, bu ünvanı almış ve gerekli bedeli ödemişim. * Her bedeli ödeyen ağa olabilir mi? Tabii ki olamaz. O camia ve federasyon tarafından kabul görülmüş, bu vasfı taşıyabilecek, eski güreşçilerin, ağaların onayladığı kişiler ihaleye girebilir. Yoksa bu bedeli ödeyecek çok kişi var ülkemizde. Onun için spor dünyası da dâhil herkesin onaylaması gerekir. Aksi takdirde camia ve güreşçiler kendi içinden aday çıkarır, onu destekler. Ben mesela şimdi en az haftada iki kez yöresel güreşlere katılıyorum, senede 250’ye yakın güreş oluyor, biz bu işi sevdiğimiz için, aslında çok güzel olmasının yanında oldukça emek ve zaman da istiyor ağalık. Kırkpınar 3 Temmuz’da başlıyor. Türkiye’nin her yerinden gelen vatandaşlarımızın çok güzel güreş izlemesi için her şey on numara olsun istiyorum. Sazcısından, davulcusundan, yağcısından herkesin kılık kıyafet dâhil mükemmel olmasını istiyorum. * Orada güreşçiler ne yağı ve ne kadar kullanıyor? Bildiğimiz saf zeytinyağı kullanılıyor. Yaklaşık 12-13 ton kullanılıyor. Yağ firmalarının da desteği oluyor. * Sizin güreşçilik tecrübeniz var mı? Ağalık için gerekli mi? Gerekli değil ama ben çok küçük yaştan beri bu sporu seviyorum ve profesyonel değil ama 40 yaşındayım, kolay kolay yenilmem. * Yolluk nedir? Güreşçinin ulaşımının karşılanmasıdır. Nereden katılırsa katılsın, doğduğu memleket esas alınır. * Oğlunuzun güreşçi olmasını ister misiniz? Ata sporumuz, isterim. Ama artık zor pehlivan çıkıyor. Çok çalışması ve çok sevmesi lazım.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT