BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Rijkaard’lı Galatasaray!..

Rijkaard’lı Galatasaray!..

Galatasaray mâli bakımdan zor durumda, Türk futbolcuların paralarını bile ödeyemiyor” haberlerinin medyada sıkça görüldüğü bir dönemde, Rijkaard çıkıp gelmez mi?..



Galatasaray mâli bakımdan zor durumda, Türk futbolcuların paralarını bile ödeyemiyor” haberlerinin medyada sıkça görüldüğü bir dönemde, Rijkaard çıkıp gelmez mi?.. Doğrusu “geçen sezonun zavallı görüntüsü içinde” morali sıfıra inmiş bir camia, birdenbire başkanıyla, yönetimiyle, futbolcusuyla, taraftarıyla, camiasıyla, yazar-çizeriyle “büyük bir moral kazanıverdi!..” Adnan Polat, başkan olduğundan bu yana “ilk defa büyük bir kuş vuruverdi”; kutlamak gerek!.. Aslında “Galatasaray başkanı nasıl olmalı ve ne yapmalı” yazımda da belirttiğim gibi, “İşte olması ve yapılması gereken buydu”; bu işlerden sorumlu bir yönetici (Burada Haldun Üstünel) gider görüşür, ikna eder, anlaşır, her şeyi pişirir, “Başkan’a da noktayı koyup, imzayı attırmak ve açıklamak” kalır; Galatasaray Başkanı’na da “bu” yakışır; “onun, bunun peşinde koşmak, ayaklarına gitmek, anlaşamadan süklüm püklüm geri dönmek” değil!.. Rijkaard-Neeskens ikilisi, kimsenin şüphesi olmasın ki, Galatasaray’da “iyi şeyler yapacaklardır” ve belki de Rijkaard “kariyerinde ilk defa” Avrupa’nın “kadro olarak orta karar bir takımında” başarılı olacaktır!.. Zira Galatasaray, “Rijkaard’ın çalışmasına uygun” bir kulüptür ve Hollandalı teknik adam, “bu fırsatı iyi kullanacak kadar” tecrübe kazanmıştır. Ne var ki, futbol takımının “böyle dünya çapında bir ikiliye teslimi” ile işler bitmiyor!.. Yönetimin atması gereken “başka” önemli adımlar var: 1- Adnan Sezgin’in futbol takımıyla ilişkisinin bütünüyle kesilmesi şarttır; yoksa Feldkamp’ın ve Skibbe’nin başına gelenler, Rijkaard’ın da başına gelir!.. 2- Galatasaray Sağlık Kurulu, tepeden tırnağa değişmeli ve kurul, “sakatlara sakatlar katan görüntüsünden kurtarılarak, sakatları azaltan ve bitiren bir sisteme sahip” çağdaş bir “teşhis ve tedavi kurulu” hâline getirilmelidir!.. 3- Teknik heyet ve futbolcuların ödemelerinin “aksatılmadan yapılmasını sağlayacak” bir plân ve uygulama yapılmalıdır!.. 4- Galatasaray takımının, UEFA ve Süper Lig’lerde başarılı olabilmesi için, “önemli” birkaç transfere ihtiyacı vardır; a) Kaleci, b) Sağbek, c) Stoper, d) Orta saha, d) Golcü. Rijkaard’ın gelmesi, “bu transferlerin yapılmasını” kolaylaştıracaktır; zira Hollandalının “bildiği, bulduğu, emeğinin geçtiği, yetiştirdiği bir yığın futbolcu” Avrupa sahalarında top koşturmaktadır!.. Elbette, “Rijkaard gibi bir hoca ile beraber olmak isteyecek” futbolcular vardır, “bugünkü kulüplerinden memnun olmayan” talebeleri vardır!.. Mevcut kadronun “kasetlerini inceledikten sonra”, vazgeçmediği “4-3-3” sisteminde, takımın hangi mevkilerde, hangi nitelikteki oyunculara ihtiyacı olduğunu tespit edecek ve “takımda görmek istediği” futbolcuların isimlerini verecek, hatta “bizzat” kendisi görüşecektir!.. Rijkaard ile Daum arasındaki “fark” daha “buradan” başlayacak ve “Galatasaray’ın büyük rakibine karşı” yıllardır süren psikolojik ezikliğinin yerini “Artık ben öndeyim” güveni ve morali alacaktır!.. “Gençlere, altyapıya önem veren” bir hoca olarak, Galatasaray’ın “gençler malzemesini” de iyi değerlendirecek, işi “lâfta bırakmayacak” bir teknik adamdır, Rijkaard!.. “Kendinden önce bir kaç yıldır görev yapan” onca teknik adam, sadece nutuk atmakla yetinmişler, uygulamada gençlere güvenmeyerek, sırtlarını dönmüşlerdir!.. Öte yandan, takıma monte edilmesi gereken eksiklerin hepsinin “yabancı” pasaportlu olmaları da şart değildir!.. Türkiye’de “o eksikleri kapatabilecek” Türk futbolcuları vardır; bir “örnek” vereyim; mesela Manisaspor kalecisi Ufak alınabilir ve kendisine “bir zamanların Turgay Şeren’i gibi güvenilebilirse”, dışarıdan bir kaleci getirmeye ihtiyaç kalmaz!.. Çözülmesi gereken problem; “inanıp inanmamak, güvenip güvenmemek, fırsat verip vermemektir!..” Aslında mesela Aykut da, “Ufak gibi” idi; ama ona “bir türlü” inanılmadı, güvenilmedi, “düzenli şekilde fırsat verilmedi” ve kaybedildi; üstelik, kim için; “nasıl” bir kaleci olduğunu gördüğümüz “de Sanctis” için; hatta “Orkun” için; çok yazık!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT