BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > ORUÇLUYKEN sabır ve anlayış gösterin

ORUÇLUYKEN sabır ve anlayış gösterin

Orucun sabır ve tahammül anlamına geldiğini ifade eden Özafşar, trafikte kargaşaya yol açacak, insanları rencide edecek davranışlardan uzak durulması gerektiğini vurguladı.



Orucun sabır ve tahammül anlamına geldiğini ifade eden Özafşar, trafikte kargaşaya yol açacak, insanları rencide edecek davranışlardan uzak durulması gerektiğini vurguladı. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Özafşar, “yoğunlaştırılmış bir ibadet iklimi olarak” tanımlanabilecek ramazanın çok özel bir ay olduğunu belirtti. Özafşar, ramazanın, kişilere, yüksek ahlaki erdemlerin kalıcı karakter özelliği haline getirmesi fırsatı verdiğini söyledi. Müslümanlık inancının esasının nezaket olduğunu vurgulayan Özafşar, bu yüzden tevazu, alçak gönüllülük, karşıdakine saygı duyma ve haklarına riayet etmenin İslam anlayışının esasını oluşturduğuna işaret etti. İNSANLARI İNCİTMEYELİM İbadet sırasında işlenen küçük kusurların, “büyük kabahatler” olarak değerlendirildiğini ifade eden Özafşar, “Ramazan ayında oruçluyken zamanın tamamını ibadete tahsis ediyoruz. Gündelik yeme, içme gibi ihtiyaçlarımızı bir süreliğine erteliyoruz. Ramazanı ve bu ihtiyaçları ertelemeyi gerekçe göstererek agresif tutumlara girmek, arkadaşlarımızı ve dostlarımızı incitmek, insanların haklarına tecavüz etmek, hele hele kaba davranışta bulunmak ibadetin ruhuna aykırıdır” diye konuştu. “Ramazan, oruç ve ibadet yanlış işlerin, eksik işlerin bahanesi ve gerekçesi olmamalıdır” diyen Özafşar, orucun ahlakının oruçluyken insani sorumlulukları yerine getirmek olduğunu, aksi halde orucun aç kalmaktan öteye gitmeyeceğini söyledi. Mehmet Emin Özafşar, ayrıca oruç tutan tutmayan herkesin takdirine saygılı olunması gerektiğine işaret etti. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı MEHMET EMİN ÖZAFŞAR: TRAFİKTE ÇOK DİKKAT EDİLMELİ Büyükşehirlerde metropollerde bir koşuşturma yaşandığını ve insanların trafik çilesiyle uğraştığını belirten Özafşar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tahammül ve sabır çok önemli çünkü oruç demek sabır demektir, tahammül demektir. O bakımdan trafikte kargaşaya yol açacak, insanları rencide edecek davranışlardan uzak duralım. Hz. Peygamber, ‘Kötü söz ve kötü davranışı bırakmadıktan sonra bir kişinin aç ve susuz kalmasına Allahın ihtiyacı yoktur’ demiştir. Kötü olan şey vicdanen, madden, aklen ve sosyal bakımdan insanın içine sinmeyen olumsuz davranışlar demektir. Bunlardan uzak durmak gerekir. Ramazan ayı meleklerin ahlakını kazanma ayıdır.” Hadis-i Şerif “Hediye Allahü tealanın gönderdiği güzel bir rızıktır” GÜNÜN SÖZÜ Gözlerimin içinden bakan kim? Mevlâna Celaleddin-i Rumi ESKİ RAMAZANLAR ŞAHİN VE OKYANUS... > M.Kurtbay Önür kurtbay.onur@tg.com.tr Mevlâna Celaleddin-i Rumi Hazretleri Belh’ten Hacı Bektaşi Veli Hazretleri Nişapur’dan gelerek Anadolu’da senelerce dini İslâmı güzel hal ve ahlaklarıyla halka yayıyorlardı. Binlerce insan onların veciz ve güzel sözleri, yüreklere nakş olan hitapları ve nefsleri terbiye eden nazârları ile kalpleri nurla doluyordu. Bu iki büyük zat arasında yaşanan ender menkıbelerden birini aktaralım. Zahid adında bir köylü şüpheli bir yerden satın aldığı ineği bir türlü içine sindiremeyip, satın aldığına pişman olur. Hacı Bektaşi Veli Hazretleri’nin fakirlere aş ikram ettiğini hatırlayıp, dergahına getirir. Maksadı şüpheden ve kalp sıkıntısından kurtulmak için ineğin kesilip fakirlere hediye edilmesidir. O gün huzura çıkınca, mübarek veli sohbette köylüye dönerek, Hacı Bektaşi Veli: “Biz şüpheliyi almayız. Getirdiğini götür” der. ŞAŞIRIR KALIR Bunun üzeri köylü mahcup olur. Ne yapacağını şaşırır. Bir iki istişâreden sonra ineği uzun yollar katederek, Mevlâna Celaleddin-i Rumi Hazretleri’nin dergâhına götürür. Talebeleri köylüyü Mevlâna Hazretleri’nin huzuruna çıkartır. O da başına gelenleri tek tek izah eder. Mevlâna Hazretleri, “Hediyenizi kabul ettik” der ve buyurur ki, “Biz karga gibiyiz, Hacı Bektaşi Veli, bir şahin gibidir, her leşe konmaz. Bu sebeple biz senin hediyeni kabul ederiz, lakin o etmez!” der. Zahid, yaşananlardan dolayı hayrete düşer. Mevlâna Hazretleri’nin huzurundan ayrılıp, Hacı Bektaşi Veli Hazretleri’ne giderek yaşadıklarını aktarır. Hacı Bektaşi Veli Hazretleri gülümseyerek, “Bizim gönlümüz su birikintisidir. Bir damlayla kirlenir. Bu yüzden hediyeni kabul etmedik. Mevlâna’nın gönlü okyanus gibidir, bir damla kir ile onun gönlü kirlenmez. Bu yüzden hediyeni kabul etmiştir” der. İman Duası İmanımızı korumak ve küfürden, şirkten uzak olmamız için şu duayı günde üç defa okumamız gerekir: “Allahümme innî e’ûzü bike min en-üşrike bike şey’en ve ene a’lemü ve estağfirüke li-mâ lâ a’lemü inneke ente allâmü’l-guyûb” (Allahım! Şüphesiz bilerek sana bir şeyi ortak koşmaktan sana sığınırım ve bilmeyerek yaptıklarımdan dolayı da senden mağfiret dilerim. Sen şüphesiz gaybları en iyi bilensin.) MANİDAR MANİDAR Aldanma sağa sola, Gel gidelim hak yola, Güzel oruç tutanın, Âkıbeti hayrola. NEFİSE NİNENİN İFTAR SOFRASI SADELİK güzeldir Resulullah Efendimiz “Bir kimse bu ayda bir oruçluya iftar verirse günahları avf olur. Allahü teâlâ onu cehennem azabından azad eder, oruçlunun sevabı kadar sevap verir” buyurduğunda sahabe-i kiram “Ama” derler, “bizler iftar verecek kadar zengin değiliz ki...” Server-i âlem (Sallallahü aleyhi ve sellem) gülümserler: “Bir hurma ile iftar verene de yalnız su ile oruç açtırana da, biraz süt ikram edene de bu sevap verilecektir.” Şimdi biz bizeyiz, birbirimizi biliriz... İftardan dönenleri daha merdiven başında yakalar bir şekilde konuştururuz. Gördükleri duydukları onun olsun neler yediklerini öğreniriz. Evet, ortaya değişik bir şeyler koymak elbette güzel ama iftardan maksat külfete girmek değil, lokma paylaşmak. Eğer her zaman yiyebildiklerinizden çıkarırsanız misafir ezilmez ve çok rahatlar. Üstelik siz de zinde kalır onlara daha fazla zaman ayırabilirsiniz. Öyle ya, eğer gülemeyecek kadar yorulduysanız sultan sofrası kursanız neye yarar? Meselâ mercimek çorbası, haşlama tavuk, pilav ve salata ile herkes doyar. Bu sıcakta tatlı aranır mı bilmem ama bir karpuz ya da kavun kesin itiraz eden çıkmaz. Size bir sır vereyim mi? Genelde yemeğe pek kusur bulunmaz lakin çayı kahvesi geciken tiryakiyi sıkıntı basar. Bence incelik burada: Çay gecikirse çok fena! BİR LEZZET Çikolata Soslu Kavunlu Parfe (4 kişilik...) HAZIRLANIŞI: Sütü kremşanti ile çırpın. Katılaştıktan sonra bir süre buzdolabında bekletin. Kivi-yeşil elma aromalı jeli 3 kahve fincanı sıcak suda eritin. Yumurta aklarını kar halinde çırpın. Kremşantiyi, blenderda püre haline gelen kavunu, yeşil jeli, yumurta aklarını bir kapta iyice karıştırın. İstediğiniz bir kalıba doldurup buzlukta en az 3 saat bekletin. Soğutulmuş servis tabağına ters çevirin. Dilimleyerek çikolata sosu ile servis yapın. MALZEMELER: > 1 su bardağı kavun püresi > 2 su bardağı süt > 2 poşet kremşanti > 1 paket kivi-yeşil elma aromalı bitkisel jel > 3 kahve fincanı sıcak su > 2 adet yumurta akı > Çikolata sosu NİÇİN MÜSLÜMAN OLDULAR Muhammed Alexander Russel Webb (Amerikalı) (Muhammed Alexander Russel Webb, 1846 senesinde Amerika’da Hudson şehrinde doğdu. New York Üniversitesi’nde okudu. “St. Joseph Gazett” ve “Missouri Republican” isimlerinde dergiler neşretti. 1887 tarihinde Filipinler’de Amerikan konsolosu oldu. Müslüman olduktan sonra kendini tamamıyla İslamiyeti yaymaya vakfetdi ve Amerika’daki teşkilatın başına geçti. 1916 senesinde vefat etti.) Bana pek çok kişi niçin Müslüman olduğumu sordu. Kısaca şöyle anlattım: Müslüman oldum! Çünkü, yaptığım araştırmalar, insanların ruhi ihtiyaçlarının, ancak Müslümanlığın koyduğu sağlam esaslarla temin edileceğini gösterdi. Ben daha çocukken bile, Hıristiyanlığa iki elle sarılamamıştım. Bir yandan şark dinlerini, diğer taraftan meşhur filozofların eserlerini incelemeğe karar verdim. Bu filozofların eserlerinde, hep protoplazmadan, atomlardan, moleküllerden bahsolunuyor, fakat (İnsanın ruhu ne oluyor, öldükten sonra nereye gidiyor) hakkında bir fikir bulunmuyordu. Hâlbuki İslâm dini, insanın bedeni yanında, ruhu ile de meşgul oluyor ve bizi aydınlatıyordu. Bunun içindir ki, ben, ne yolumu şaşırdığımdan, ne de Hıristiyanlara kızdığımdan değil, tam aksine inceden inceye tedkîk ettikten, büyüklüğünü, ulviyetini iyice anladıktan sonra Müslüman oldum. BİR İFTAR MEKÂNI KÂTİBİM Et Lokantası ve Kafeterya Üsküdar’da, Osmanlı iftar sofraları yeniden kuruluyor. 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif, bu yıl Üsküdar Katibim Et Lokantası&Kafeterya’da bir başka güzel geçecek. Eşsiz boğaz manzarası ile Mihrimah Sultan Cami, Rumi Mehmet Paşa Camii ve Kız Kulesi’nin komşusu Katibim’de ramazan boyunca ünlü hat sanatçısı Mehmet Yörükoğlu, eserlerini ‘Katibim Sanat Koridorları’nda sergileyecek. Ramazan ayı boyunca her Cuma-Cumartesi günleri iftar öncesi ve sonrasında Türk Tassavvuf ve Sanat Müziği organizasyonu ve gösteriler yapılacak. Katibim’de, ailelerin rahat bir iftar yapmaları için her şey düşünüldü. Çocuklar, gözetmen eşliğinde oyun oynayıp, çizgi film izleyebilecek. Zengin menüsüyle Katibim, iftarınızı açtıktan sonra birbirinden güzel zeytinyağlılar ve ara sıcaklarla sizi eşsiz bir lezzet sunan ana yemeğe hazırlayacak, iftarın tadını doyasıya çıkarmanızı sağlayacak. Katibim’de sınırsız lezzetin ve içeceğin fiyatı: 44 TL. Tel: 0216- 310 90 80 Gönüller Sultanı YUNUS EMRE BÜYÜTMEK İÇİN TIKLAYIN Gönüller Sultanı YUNUS EMRE BÜYÜTMEK İÇİN TIKLAYIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT