BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hızır’ı gördü, ama...

Hızır’ı gördü, ama...

Ebu Bekr-i Verrak “rahime-hullahü teâl┠hazretlerinin gençliğinde çok istediği bir şey vardı. Hazret-i Hızır ile görüşmek.



Ebu Bekr-i Verrak “rahime-hullahü teâl┠hazretlerinin gençliğinde çok istediği bir şey vardı. Hazret-i Hızır ile görüşmek. Bunu çok arzu ediyor, nasib etmesi için Rabbine yalvarıyordu. Ayrıca bir âdeti vardı ki, her gün evliya kabirlerini ziyaret için kabristana gider ve her gidip gelişte “Kur’ân-ı kerimden bir cüz” okurdu. Bir gün, yine bu niyetle çıkmıştı ki, nur yüzlü “bir ihtiyar” yanına gelip; - Nereye gidiyorsun? diye sordu. - Kabristana gidiyorum. - Ben de o tarafa gidiyorum. İstersen beraber gidelim. - Olur, gidelim, dedi. Ve başladılar birlikte yürümeye. Çok sevmişti bu ihtiyarı. Sohbet ederek gidip, yine sohbet ederek döndüler. O ihtiyar ayrılırken; - Çok görmek istediğin Hızır benim. Beni gördün. Ama benim yüzümden her gün okuduğun bir cüz Kur’ân-ı kerimi okuyamadın, dedi. Ve ekledi: - Hızır ile sohbetin zararı bu olursa, kötü arkadaşlarla konuşmanın, kötü kitapları okumanın zararını düşün artık. Tam cevap verecekti ki, göremedi Onu bir daha. Kaybolmuştu gözden. ALLAH KİMLERİ SEVMEZ? Bu zat, bir sohbetinde; - Ey insan! Alçak gönüllü ol ki, Rabbimiz seni sevsin, buyurdu. Zira Allah, kibirli kulları sevmez. Halis Müslüman, edebli ve mütevazı olur. Dinleyenler sordu: - Edeb nedir efendim? - Edeb’in bir tarifi, itiraz etmemek, yani büyüklerin emrine hemen “Peki” demektir, buyurdu. Ve ilave etti: - Zaten bu nefsi en ziyade tahrib eden şey de “Peki” demektir. Zira bu azgın nefis, hep “Hayır” demek ister. Ama mütevazı olursa, “Peki” deyip söz dinler.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT