BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Karalama politikası

Karalama politikası

Son günlerde, müzik dünyamıza bomba gibi düşen bir sanatçı genç var... Bazıları, onu sanatçı olarak kabul etmese de, o şarkısıyla seven insanların, aşka susamış, aşkını doya doya yaşayamamış ve sevdiğine kavuşamamış insanların taa yüreklerine bıçak gibi sapladığı eseriyle müzik zirvesine oturmuş bir genç: Murat Kekili...



Son günlerde, müzik dünyamıza bomba gibi düşen bir sanatçı genç var... Bazıları, onu sanatçı olarak kabul etmese de, o şarkısıyla seven insanların, aşka susamış, aşkını doya doya yaşayamamış ve sevdiğine kavuşamamış insanların taa yüreklerine bıçak gibi sapladığı eseriyle müzik zirvesine oturmuş bir genç: Murat Kekili... Anadolu’nun bir köşesinden kalkmış gelmiş, Beyoğlu’nun ara sokaklarında bir otele yerleşmiş ve herkesin dilindeki “Bu akşam ölürüm, beni kimse tutamaz” şarkısını bestelemiş ve müzik dünyasına hediye etmiş... Televizyonlarda, radyolarda hep bu şarkı: Bu akşam ölürüm, beni kimse tutamaz Sen bile tutamazsın, yıldızlar tutamaz Bir uçurum gibi düşerim gözlerinden Gözlerin beni tutamaz Murat Kekili’nin tipini beğenmeyenler, şarkısını kıskananlar boş durur mu? Neymiş efendim, bu şarkıyı dinleyen 35 kişi intihar etmiş... Her geçen gün de intihar edenlerin sayısı çoğalıyormuş... Reha Muhtar bile, çocuğu ekrana çıkartıp, biletini kesiverdi... Dolaylı yoldan diyordu ki “Bu şarkıyı ölmek istemeyenler dinlemesin!” Klibinin sonunda kendisini yüksek bir yerden atması bile delil olarak ölenlerin (!) ailelerine sunulmuştu... Etmeyin yahu... Kıskançlık krizlerine tutulanlar sadece Sezen Aksu’nun dudaklarını gösteren klibe niye kafalarını takmıyor... Ciguli’nin toplumu, kumara, zamparalığa, eşini aldatmaya yönelik klibini niye görmezliğe geliyor... Maksat karalama olsun... Maksat, kendilerinden başkalarına hayat hakkı, şöhret basamakları tanınmasın... * * * Bu karalama politikası sporumuzda daha üst seviyede... Bir yenilgi veya puan kaybında, başkanından taa sporcusuna kadar herkesin elinde bir kara kalem... Karala, karalayabildiğin kadar.... Önce hakemden başla... Sonra rakip futbolcuların tekmelerinden, hocasının futbolu katledişinden çık... Bahane aradıkça, mantar gibi fışkırıyor... Örnek mi vermemiz gerekiyor... İşte en tazeleri... Geçen hafta F.Bahçe’nin Vanspor’u yendiği maçtan sonra kulüp başkanı Ömer Gülüştür hakem Ünsal Çimen’i terörist olarak ilân etti... Üstelik bu teröristlerin kökünü kurutacağını belirtti... Bir başka başkan da, Gülüştür ile aynı çizgide konuştu... Altay’ın saygın hamisi Nafiz Zorlu, kameralar önünde hakem Muhittin Boşat’la alay, MHK’yı da daha dikkatli olması yolunda adeta tehdit etti... Bu iki başkan gibi daha niceleri... Bir haklılığı savunayım derken, bir başkasını karalamak kimseye yakışmıyor... Türkiye’de hakkı yenmeyen takım yok... Hakemlerimiz bu haksızlıklara bilerek mi göz yumuyorlar, asla... Onların da ekmek parası düdükleri, bayrakları... Bilerek bir takımın puanlarını gaspettiklerini kimse kabul edemez... Ama görmeden veya bilmeden bir tarafa “Kıyak” geçmiş olabilirler... Adı tribünlerce “İmparatora” çıkmış lider G.Saray’ın hocası Fatih Terim, hakemin peşinden kovalayacak, soyunma odasında “Kendini filozof mu sanıyorsun” diye tesir altına alacak, milyonların gözü önünde, televizyon ekranlarında el kol hareketleriyle ve dudak mimikleriyle hakemi aşağılayacak... Varın gerisini siz düşünün... İmam ve cemaat meselesi... * * * İngiltere’de bir maçta 6 gol yiyen kaleci için gazetelerde “Kaleci, dün çok şanssız bir günündeydi” diye tek bir satır yorum yapılırken, bizde böyle durumda, acele idam sehpası kurulur... Televizyonlarda eski hakemlerimizin yorumları da tam bir karalama kampanyasına dönüştü... Üç isim de birbirleriyle yarışıyor... “Hangimiz iyi karalayacağız” diye... Bir RTÜK üyesi çıkıp da şu pozisyonların tekrarının yorumsuz yapılması gerektiğini söylese, eski hakem yorumcularının ağzına birer fermuar çekse, onu alnından öperiz... İki adımdan boş kaleye topu vuramayan forvetini görmemezliğe gel, bir yanlış taç kararını dakikalarca gündeme getir... El insaf... Hakemlerimizi bu kadar aşağılayıp, böylesine karaladığımız sürece, niye futbolumuz yerinde sayıyor, neden tribünlerde küfür eksik olmuyor, neden stadlara aklı başında kimseler doluşmuyor diye hayıflanmayalım... Önce karalayanları susturup, sonra da kampanyaya son verelim... Göreceksiniz, fıstık gibi ligimiz, çiçek gibi tribünlerimiz olacaktır... E-mail: narkan@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT