BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “İbret verici deliller vardır”

“İbret verici deliller vardır”

İbn-i Abbas hazretleri anlatır: Peygamber aleyhisselâmın gece, nasıl namaz kıldığını göreyim diye, Resulullahın hanımı Teyzem Meymûne bint-i Hâris yanına gittim. Onun evinde yattım.



İbn-i Abbas hazretleri anlatır: Peygamber aleyhisselâmın gece, nasıl namaz kıldığını göreyim diye, Resulullahın hanımı Teyzem Meymûne bint-i Hâris yanına gittim. Onun evinde yattım. O zaman, ben, sekiz on yaşlarında idim. Peygamber aleyhisselâm, mescidde yatsı namazını kıldırdıktan sonra evine geldi. Dört rekât namaz kıldı. Resûl aleyhisselâm için bir yastık bırakıldı. Ben, başımı, yastığın enine koyarak uzandım. Resûl aleyhisselâm ile ailesi de, başlarını yastığın boyuna koyarak uzandılar. Resûl Aleyhisselâm, uyudu. Gece, yarıyı bulduğunda, yahut biraz önce veya biraz sonra uyandı. “Oğlancık, uyudu mu?” diye sordu. Kalkıp hâcetini kazâ etmek üzere dışarı çıktı. Semâya baktı. Sonra meali şöyle olan Âl-i İmran sûresinin son on ayetini okudu: “Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, temiz akıl sâhibleri için elbet ibret verici deliller vardır. Onlar, ayakta iken, otururken, yanları üzerine yatarken hep Allah’ı hâtırlayıp anarlar ve göklerin, yerin yaratılışı hakkında inceden inceye düşünürler ve derler ki “Ey Rabbimiz! Sen, bunları boşuna yaratmadın. Sen, bundan münezzehsin! Artık, bizi ateş azâbından koru! Ey Rabbimiz! Gerçekten, sen, kimi o ateşe sokarsan, şüphesiz, onu hor ve hakîr kılarsın. Orada, zâlimlerin hiçbir yardımcıları da, yoktur. Ey Rabbimiz! Doğrusu, biz “Rabbinize inanınız!” diye insanları îmana çağıran bir Dâvetçiyi işitip hemen îmana geldik. Ey Rabbimiz! Artık, bizim günahlarımızı yarlığa, kusurlarımızı ört, canımızı da, iyilerle birlikte al! Ey Rabbimiz! Peygamberlerin üzerine bize vaad ettiklerini ver. Kıyâmet günü, yüzümüzü kara çıkarma! Şüphe yok ki, sen, aslâ sözünden dönmezsin! Rableri de, onların dualarını şöyle karşıladı: İçinizden, gerek erkek, gerek kadın ki kiminiz, kiminizden meydana gelmiştir hayırlı iş yapanın amelini ben elbette boşa çıkarmayacağım. İşte, Hicret edenlerin, yurtlarından çıkarılanların, benim yolumda işkenceye, hakarete, ziyana uğrayanların, savaşanların ve öldürülenlerin de, and olsun ki, suçlarını örteceğim ve and olsun ki, Allah tarafından bir mükâfat olmak üzere, onları, altından ırmaklar akan Cennetlere de koyacağım. Daha büyük ve güzel mükâfat ise, Allah’ın yanındadır. Allah’ı ve Peygamberi tanımayanların refah içinde diyar diyar dönüp dolaşması, sakın, seni aldatmasın! Azıcık bir faydadır o! Onların, sonunda varıp sığınacakları yer, Cehennemdir! O, ne kötü yataktır! Fakat, Rabbinden korkanlar öyle mi ya? Altlarından ırmaklar akan Cennetler kendileri içinde temelli kalmak, Rableri katından verilecek nice ziyafetlerlere de konmak üzere hep onlarındır! Allah katındaki nimetler, iyiler için daha hayırlıdır... Allah, hesabını pek çabuk görendir. Ey îman edenler! Sabır ve sebat ediniz! “ Yarın: “Allah’ım! Onu, dinde anlayışlı kıl!”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT