BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Babamın bize ettiğine bakın!

Babamın bize ettiğine bakın!

"Ablam, halamların aracılığı ile Bolu'da nişanlanıyor. Derken sekiz ay içinde de düğünü oluyor... Düğünün ardından Bursa'ya gitmek için hazırlanıyorum ama kendisinden nefret ettiğim babam engel olup beni Bursa'ya göndermiyor!.."



"Ablam, halamların aracılığı ile Bolu'da nişanlanıyor. Derken sekiz ay içinde de düğünü oluyor... Düğünün ardından Bursa'ya gitmek için hazırlanıyorum ama kendisinden nefret ettiğim babam engel olup beni Bursa'ya göndermiyor!.." Öncelikle böyle bir gazetemiz olduğu için Rabbime şükrediyorum. Köşenizi bir senedir devamlı takip ediyorum ve oraya gelen yazışmalar beni çok etkiliyor. Müsaadeniz olursa sizleri nasıl tanıdığımı ve böylesine nasıl bağlandığımı yazmak istiyorum... Ben aslen Ordu Ünyeliyim. Fakat kalabalık bir aile oluşumuz ve bulunduğumuz yerde geçim kaynaklarının kıt olması sebebiyle 1998'de Bursa'ya taşındık. Tabii ben ve benim bir büyüğüm abim, ailemizden tam yedi ay sonra taşındık Bursa'ya. Bursa'ya gelince ben 3. sınıfa gidiyordum. Benim büyüklerim hep, kimisi 14, kimisi 20 yaşlarında hemen iş hayatına atıldılar. Taşındıktan kısa bir süre sonra üç katlı bir ev aldık. Ne elde var ne avuçta. Abimler ve ablam canla başla çalıştılar ve iki senede evin borcu bitti. Sene 2002. Ardından araba hastası olan babam o zamanın parasıyla 30 milyara bir transit aldı. Ve o arabayla işe girdi. Annem de bu arada Ordu'da... Daha sonra babama bir haller oldu. Bir ay çalışıyor, bir ay para yok. İki ay çalışıyor, üç ay para yok, derken aradan aylar geçiyordu. Abimlerde öyle bir edep ve saygı var ki... Diyemiyorlar: "Baba çalışıyorsun ama hani para?.." Derken ben ortaokulu bitiriyorum. Okulda da gayet başarılı bir öğrenciyim. Lise'ye gitmeye hazırlanırken öyle enteresan olaylar oluyor ki... Meğer babam bir senedir bir başka kadınla düşüp kalkmaya başlamış. Bu kadın da durumdan istifade babamın elinde avucunda olanları yemiş bitirmiş. Evde yastıkaltı yapılan, abimlerin alın teri olan paraları bile gitmiş o kadınla yiyip bitirmiş. Bu olay çok geçmedi kulaktan kulağa, her yerde duyuldu. Ailem ve ben utancımızdan sokağa çıkamaz hale geldik. Derken bir de duyduk ki babam bu kadınla evlenecekmiş. Bu hallerin aile içinde yapacağı huzursuzluğu kelimelerle anlatmaya imkân var mı? Evde öyle olaylar yaşandı ki anlatamam. Bu kahredici olaylar tam iki yıl, başımızdan gitmedi... Aileye katkı anlamında okumayı bırakıp ben de çalışmaya başlamıştım. Babamı bu hayattan kurtulması için zoraki olarak Ordu'ya gönderdik. Ağabeylerimle babam arasındaki bağ da tamamen koptu. Babam Ordu'ya gönderilmişti gönderilmesine ama ardından bir kamyon borç bırakmıştı. Önce arabayı sattık; yetmedi ardından bütün aile bir yıl boyunca babamın borcunu temizlemek için uğraştık. Tabii bu arada zavallı anneciğim üzüntüsünden şeker ve tansiyon hastası olmuştu. Daha sonra babam "Ordu'da iş bulamıyorum" diyerek Bolu'ya taşınma kararı alıyor. Bu kez annem de beraberinde... Onlar Bolu'ya taşındıktan sonra arada bir onları ziyarete gidiyorum. Tabii sırf anneciğimin hatırı için... Olacak ya... Bu arada ablam, halamların aracılığı ile Bolu'da nişanlanıyor. Derken sekiz ay içinde de düğünü oluyor.. Düğünün ardından Bursa'ya gitmek için hazırlanıyorum ama kendisinden nefret ettiğim babam engel olup beni Bursa'ya göndermiyor. Tabii artık her günüm ve her gecem isyan... Büyüdüğüm evden, arkadaşlarımdan, ağabeylerimden ayrıyım. Bu yaşadıklarım bir de konuşma şeklime yansımıştı. Konuşurken hep takılıyor, kekelemeye başlıyordum. Bu başıma gelen inanılmaz moral bozucu hal beni daha da bunaltmış, iyice karamsarlığa ve isyana sürüklemişti... Bu arada merkezde Kur'an-ı kerim kursu olduğunu duydum ve oraya kayıt oldum. Ama kurstakilerin hepsinin yaşları benden büyüktü. Aralarındaki konuşmalar, hal ve hareketleri beni hiç etkilemiyordu. Allah'ım benim ne işim vardı bu yerde? Ne işim vardı bu şehirde? (Devamı yarın) Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT