BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > HSYK kararı

HSYK kararı

Bu telaşın sebebi ne?



Bu telaşın sebebi ne? HSYK, Erzurum’daki özel yetkili savcıların yetkilerini kaldırdı. Bu, görevden almanın öbür adı. Özel yetkili savcılık kanunla düzenlenmiş bir statü olduğuna göre, kurul kararıyla yetkiler kaldırılamaz. Görevden alınır, yerlerine başkaları tayin edilir. Nerede yanlış yapıldığı da kamuoyuna izah edilir. Yapılan açıklamada yetkisini aştı, deniliyor. Ceza Hukuku Profesörü Ahmet Gökçen, görev suçu olduğu zaman Yargıtay’da yargılanır, diyor; “Dehşete düşüyorum. Tamam savcı bunu yaptı ama hakim de tutukladı. Bilgisayara el koyma, arama kararını savcı değil hakim veriyor. Hakim bırakabilirdi, bırakmadı. Görev suçu olduğu zaman Yargıtay’da yargılanır. Görev suçu değil ki bu. Sayın başsavcı diyelim ki hırsızlık yaptı, Yargıtay’da mı yargılanacak? Diyelim ki bir trafik kazası yapıp birinin ölümüne sebebiyet verse bu görev suçu mudur? Hayır. Bu ayırımı yapmadan oraya buraya saldırmak doğru olmaz.” .... İnsanlar ister istemez savcı Ferhat Sarıkaya olayını hatırlıyor. Şemdinli iddianamesinde dönemin önemli bir paşasının adını geçirdiği, ifadesine başvurulmalıdır dediği için meslekten ihraç edilmişti. Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı Osman Can bu karara, “2. Şemdinli vahameti” diyor; “... bugün karşılaştığımız durum çok vahim bir tabloyu ortaya koymaktadır. Bu durum 2. bir Şemdinli vahametini ortaya koymaktadır. Biz bunu bu şekilde görüyoruz. Yetkili olup olmadığı tartışmalı, yetkili olduğunu söyleyen de var, yetkisiz olduğunu söyleyen de var. Neticede, yasa maddesine dayanılarak başlatılan bir süreç vardır. Bu süreç çerçevesinde verilmiş bir mahkeme kararı vardır. Bu mahkeme kararına dayanılarak önce aramalar gerçekleştirilmiştir ardından da tutuklama kararı gerçekleşmiştir. Bu konuda hatalar olabilir, yoruma dayanılarak farklılıklar olabilir ve bunu düzeltebilecek süreçler yasalar içerisinde öngörülmüş durumdadır. Ama bütün bunlara rağmen HSYK olarak tanımlanan, yargı kurumu olmayan, idari bir niteliği olan bir kurum bugün itibariyle yargıya doğrudan müdahale etmiştir. Adil yargılamanın gerçekleşmesini bütünüyle imkânsız hale getirerek söz konusu dava sürecinde, soruşturma sürecinde yetkili olanların yetkilerini ortadan kaldırmış durumdadır.” ... İdari niteliği olan bir kurul davaya müdahil oluyor, hukuk devletinde ortalığın ayağa kalkması lazım. Azıcık hukuk bulaşığı olanların bile feryat figan etmesi lazım. Birkaç cılız itiraz dışında kimseden ses yok. Dur bakalım bu işin sonu nerede bitecek.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT