BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > MÜSİAD: Gelişmenin anahtarı üniversitede

MÜSİAD: Gelişmenin anahtarı üniversitede

Gelişmiş ülkelerde iş dünyası ve sanayinin üniversitelerin bilgi ve araştırmalarıyla beslendiğine dikkat çeken MÜSİAD, “Türkiye de bunu başarmalı” dedi



> Ekonomi Servisi Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), tarafından hazırlanan raporda, Türk ekonomisinin son dönemde yakaladığı başarılı değişim ve ileriye gitme hamlesinin içinde üniversitelerin de yer alması gerektiği belirtildi. Türkiye’nin önemli problemlerini masaya yatırarak dosya hazırlayan MÜSİAD tarafından çıkarılan Çerçeve Dergisi’nde, “İş Dünyası-Üniversite İşbirliği” konusunda tavsiyeler yer aldı. Dosyada Türkiye’de üniversitelerin sanayiyle daha yakından ilgilenerek yenilikçi yaklaşımlar ortaya koyması gerektiği belirtildi. Yeni ürün ve tekniklerin yakalanması için de üniversite içindeki Ar-Ge yapılanmalarının önemine dikkat çekildi. ALMANLARIN SIRRI Gelişmiş ülkelerin bilgi merkezli teknolojik gelişmelerle ekonomik başarıları yakaladığını anlatan MÜSİAD Genel Başkan Yardımcısı Hasan Büyükdede, ürünlerde kullanılan teknoloji ve yenilik gibi özelliklerin önemli avantajları beraberinde getirdiğini söyledi. Burada temel noktanın, bilgiyi üretecek olan üniversitelerde olduğunu söyleyen Büyükdede, “Bilgi merkezi üniversitelerle, bunların uygulayıcısı olan sanayiyi bir araya getirip ‘ortak hareket alanı’ oluşturan Almanya, dünyanın ihracat rekortmeni olmayı uzun yıllar sürdürmüştür” diye konuştu. Türkiye’nin 2001 krizinden sonra küreselleşme sürecini hızlandırdığına da dikkat çeken Büyükdede, “Rekabet unsuru gerek firmaların gerekse ülkelerin birinci gündemine taşınmıştır. İşte bu dönemde Türkiye ekonomisi tekrar iş dünyası üniversite entegrasyonuna kilitlenmiş, yüksek katma değer üzerine yoğunlaşılmıştır” dedi. TEKNOLOJİNİN TEMELİ Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü İsmail Yüksek de, bilim ve teknoloji alanında yapılan yenilikçi uygulamaların, teknolojik gelişmenin temelini oluşturduğunu ifade ederek, “Sistemin bilgi üretebilmesi üniversitelerin güçlü donanım ve insan gücüne sahip olmasıyla mümkündür. ABD, İngiltere, Fransa, Japonya, Çin, Kore, Hindistan, İsrail, Finlandiya ve daha birçok ülke başarıya üniversiteler katkısıyla ulaşmıştır” diye konuştu. TAZE BEYİNLERİN FİKİRLERİ GÜCE DÖNÜŞMELİ Genç MÜSİAD Başkanı Fatih Uysan, kendi teknolojisini üretemeyen ülkelerin bağımsızlığından söz edilemeyeceğini belirterek, Türkiye’nin kendi teknolojisini kendisinin geliştirmesi, teknoloji ithal eden değil ihraç eden ülke olması gerektiğini vurguladı. Uysan şöyle devam etti: “Türkiye’nin geliştirdiği teknolojisiyle uluslararası arenada rekabet etmesi çok önemli. Çalışan taze beyinlerin ürettiği fikirlerin, ekonomik güce dönüştürülmesi dışa bağımlılıktan kurtulmak için büyük önem taşıyor.” Vardan: Dünya yeni bir döneme girdi MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Cihad Vardan, gelişmiş ülkelerde üniversitelerin iş dünyasına teknoloji ürettiğini belirterek, “Üniversiteler artık, başarılı ekonomilerin merkezinde yer almaktadır” dedi. 2009 yılının krizle geçtiğini ancak 2010 yılı ve sonrası için yeni bir ekonomik mimarinin inşa edilmeye başlandığına dikkat çeken Vardan, “Bu mimarinin temelini de üretim ekonomisi oluşturmakta” dedi. Özellikle 2002 sonrasında Türkiye’de Ar-Ge faaliyetlerine önem verildiğini söyleyen Vardan, 2009’da sadece teknopark sayısının 38’e çıktını söyledi. Mali desteğin yanı sıra fikri mülkiyet ve patent hakları konusunda da değişiklikler yapılması gerektiğini belirten Vardan, üniversitelerin de yüksek öğretim faaliyetlerine paralel olarak, işletmelerle ortak projeler geliştirmeye açık olması gerektiğini sözlerine ekledi. Ergün: Ar-Ge olmazsa olmaz Rekabet üstünlüğü elde etmenin temel kaynağını yenilik ve Ar-Ge çalışmalarının oluşturduğuna dikkat çeken Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, “Son yıllarda bu konuda ülkemizde önemli bir hassasiyet oluştuğunu sevinçle müşahede ediyoruz. Hükümet, kamu, reel sektör ve üniversitelerimiz bu alanda yoğun gayret gösteriyorlar. Araştırmacı sayısındaki artış hızında Türkiye, son yıllarda dünyada ilk sıralarda yer alıyor” dedi. Ergün, “Biz geriden gelen bir ülke olarak, aradaki açığı kapatmak için bu konuda gelişmiş ülkelerden daha fazla duyarlılık göstermeliyiz” diye konuştu. Yalçıntaş: İş birliği şart Kalkınmış ve gelişmiş bir ekonomiye sahip olmanın temel şartının sadece sermaye birikimi olmadığını vurgulayan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, konu hakkında şunları söyledi; “Gelişmiş ülkeler, teknoloji üretme ve bilgiye sahip olma ayrıcalığına erişebilen toplumlardır. Bu aşamaya da, kalkınmalarını sürdürülebilir kılmak için önemli bir hamle olan üniversite-sanayi işbirliğini sağlayarak erişmişlerledir.” Yalçıntaş, “Eğer bu ilişkinin işleyen bir mekanizmayla kurulması halinde üniversiteler sanayinin ihtiyacı olan nitelikli personeli yetiştirebilir, teknolojiyi de geliştirebilir” diye konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT