BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Simetrik vatandaşlar

Simetrik vatandaşlar

Askerlikle ilgili bir haberin altına Güneydoğuda görev yapan bir başkomiser şöyle bir not yazmış: “Emniyette kamu yönetimi masterli başkomiser olarak çalışırken kutsal vatan hizmetini (yahut mi) ifa etmek için askere alındım. Acemi birliğinde 3 mermi atarak dağıtım olduk. Ordumuzun asıl komutanlarına günde 20 çay taşıyarak kutsal görevimi bitirdim. Hayatımın en verimsiz ve aşağılayıcı altı ayıydı. Şimdi bir şark vilayetinde terörle mücadele şubesinde çalışıyorum. Yaşasın zorunlu askerlik. Şikayet edenler asimetrik mücadele yapıyordur.”



Askerlikle ilgili bir haberin altına Güneydoğuda görev yapan bir başkomiser şöyle bir not yazmış: “Emniyette kamu yönetimi masterli başkomiser olarak çalışırken kutsal vatan hizmetini (yahut mi) ifa etmek için askere alındım. Acemi birliğinde 3 mermi atarak dağıtım olduk. Ordumuzun asıl komutanlarına günde 20 çay taşıyarak kutsal görevimi bitirdim. Hayatımın en verimsiz ve aşağılayıcı altı ayıydı. Şimdi bir şark vilayetinde terörle mücadele şubesinde çalışıyorum. Yaşasın zorunlu askerlik. Şikayet edenler asimetrik mücadele yapıyordur.” Asıl komutanlar derken astsubayları kastediyor muhtemelen. Hayatımın en verimsiz altı ayıydı derken, o dönemi verimli geçirenler de var gibi anlaşılmasın..Herkes aynı. Herkes bu tezgâhtan geçiriliyor. Ben verimsizliğin ötesinde o tezgâhtan geçenlerin özgüvenini kaybettiklerine de inanıyorum. Adamın günlük hayatındaki statüsünü sıfırlayıp yeni bir hiyerarşi kuruyorsun. Bir-iki ay önce profesyonel ordu meselesi tekrar gündeme geldiği zaman Genelkurmay Başkanı, “Profesyonel ordu olursa ordunun milleti ile bağı zayıflar” demişti. Yıllar önce benim askerlik yaptığım yerde başkomiserin asıl komutanlar dediklerinden biri, erattan çay ister, çayı getiren er, komutanı çayını bitirinceye kadar elinde çay tabağı hazırolda beklerdi. Çayı içen bir yudum alır, bardağı erin elindeki, tabağa sehpaya bırakır gibi koyardı. İşin içinde mecburiyet olunca milletle bağ kurmanın böyle istisnai kanalları oluşuyor. Birkaç sene önce bu konular tabu gibiydi. Mecburi askerlik hizmeti kaldırılsa ne olur, sorusu bile sorulamıyordu. Bu şartlandırma halkanın dışında kalanları boynu bükük hale getirirken halkaya dahil olanlar da acaip bir ruh hali oluşturmuş. Kanun, nizam, mahkeme, muhakeme, hesap vermek vs... işlerinin hep sıradan insanlar için olduğuna iyiden iyiye inanmışlar. Daveti bile yadırgar hale gelmişler. Düşmanca bir tavır olarak algılıyorlar. Bunca yıllık imtiyaz insanların genetik kodlarını bile değiştirir. Artık karşılıklı olarak yeni düzene ve şartlara ayak uydurmak için el birliği içinde çalışacağız. Ortalığa saçılan fotokopiler, kayıtlar, görüntüler, ihbarlar, ifadeler oradaki, ilişkilerin de sıradan olduğunu, bileşik kaplar kanununun bu işler için de geçerli olduğunu herkese gösterdi. Zaten her taraf akıp kokarken kapalı devre çalışan bir sistemin mükemmel olması beklenemezdi. Değişen ya da bozulan bir şey yoktur. Olup bitenin bir kısmından haberdar ediliyoruz o kadar. .... Teşekkür... Bir vatandaş olarak 8 Temmuzda, devir teslim törenlerinin fazla abartılmaması, sessiz sedasız yapılması talebinde bulunmuştum. 50 sene boyunca her ağustosta aynı nutukların atılmasının, devlet erkanının sıra sıra dizilip bir ayda 10 yerde törene katılmasının, makul bir açıklaması yoktu. İlk defa bu sene bu işler sessiz sedasız başladı. Akıl edenlere ve önayak olanlara teşekkür ederim.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT