BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Beyaz perdenin her konuda en iyileri: Müzikaller

Beyaz perdenin her konuda en iyileri: Müzikaller

Günümüzde müzikal film eski şaşaalı günlerini artık çoktan geride bıraktı. Beyazperde 1950-1970 yılları arası olduğu kadar müzikal filmlere artık itibar etmiyor. Şüphesiz bu olayın birkaç nedeni var.



Günümüzde müzikal film eski şaşaalı günlerini artık çoktan geride bıraktı. Beyazperde 1950-1970 yılları arası olduğu kadar müzikal filmlere artık itibar etmiyor. Şüphesiz bu olayın birkaç nedeni var. Birincisi bu sahanın dev oyuncuları ne yazık ki bu dünyadan göçtüler. İkincisi sinema seyircisi artık bilimkurgu, aksiyon ve polisiye tarzı filmlere itibar ediyor. Ve son yıllarda çevrilen filmlerin yüzde 90’ı bu türden. Evet ne demiştik, dev oyuncular artık yok. Örneğin müzikal sinemanın gelmiş, geçmiş en büyük ismi “zıp zıp” lakaplı Fred Astaire’dir. Bu unutulmaz dans yıldızı sinema dünyasının müzikal alandaki hemen hemen bütün ünlü kadınları ile film çevirmiştir. Örnek mi?... Kızıl saçlı Rita Hayworth, esmer güzeli Cyd Charisse, çıtı pıtı Vera Ellen, sempatik Debbie Reynolds, hırçın güzel Ann Miller. Ve son olarak Fred Astaire ile perdede en uyumlu çift olarak lanse edilen Ginger Rogers, öyle ki bu çift öylesine meşhur olmuşlardı ki Hollywood yıllar sonra “Fred ve Gingers” ismiyle onların anısına bir film çekti. Fred Astaire’den sonra bu tarzın en büyük ismi şüphesiz Gene Kelly’dir. Zaman zaman Hollywood eleştirmenleri ‘Fred’ mi, Kelly mi’ şeklinde bir araştırma yapma gereğini duymuşlardı. Müzikallerin en sayılı örnekleri 1950’den sonraki 20 yıla rastlar. İşte bu yıllarda Kelly’nin çevirdiği “Yağmurda Şarkı-Singing In The Rain” ve “Paris’te Bir Amerikalı” büyük sükse yapmış. Öyle ki “Paris’te bir Amerikalı” Oscar ödülü almış, “Yağmurda Şarkı” ise 100 yılın en iyi filmleri listesine girmişti. Müzikal sinema Fred ve Kelly ile doruğa çıkmış olabilir. Ancak bu sahanın birçok ünlü ismi vardır. İlk sesli film olan “Caz Şarkıcısı”nda (1926) rol alan Al Johnson, 1940’lı yılların ünlü çifti Nelson Eddy ve Janet McDonald’ın birlikteliği uzun yıllar devam etmişti. Ve 40 yıl şöhretini devam ettiren şarkıcı aktör Frank Sinatra ve onun kadar ünlü Bing Crosby. “Yedi Kardeşe Yedi Gelin” filminin unutulmaz oyuncusu Howard Kell. Diğerlerine gelince Donald O’Connor, Dan Dailey, Tony Martin, Van Johnson, Gordon McRae. Ve Fransızlar’ın büyük yıldızı Maurice Chavalier. Kadın sanatçılara gelince, ünlü Doris Day, Cyd Charisse, Ann Miller, Debbie Reynolds, Kathryn Grayson, Vera Ellen, Jude Allyson, Betty Grable. Ve ünlü yönetmen Vincent Minelli’nin kızı “Kabare” filmi ile Oscar alan Liza Minelli. Müzikal filmlerin en büyük aktristi, her filmi bir olay olan, herkesin sevgilisi Judy Garland”ır. Bu ünlü yıldız 1954’te çevirdiği “Bir Yıldız Doğuyor” filmi ile büyük sükse yapmış ve Oscar’ı kesin alır gözü ile bakılmıştı. Ne acı bir tesadüf ki o yıl Oscar’ı Grace Kelly kazanınca zaten alkolik olan Garland kendini daha fazla bu illete kaptırmış ve sonunu hazırlamıştı.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT