BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Obama’nın ara sınavı

Obama’nın ara sınavı

Başkan Obama’nın dış politikası, ara seçimlerde kendisine oy getirebilecek bir unsur olmaktan çok uzak. Çünkü seçmen, ABD’nin dünyadaki imajına değil, “cebindeki paraya” bakarak karar veriyor.



Bugün (2 Kasım 2010) ABD Başkanı Barack Hüseyin Obama, göreve geldiği tarihten beri ilk büyük seçim sınavını yaşayacak. Amerikan siyaset literatürüne “ara dönem seçimleri” olarak giren seçimler çerçevesinde 100 kişilik ABD Senatosu’nun 37 üyesi ve 435 üyeli Temsilciler Meclisi’nin tamamı ile 37 eyaletin valisi ve eyalet meclisleri yenilenecek. Yeni seçilen senatörler altı, Temsilciler Meclisi üyeleri ise Obama’nın ilk döneminin sona ereceği Kasım 2012’ye kadar görev yapacaklar. ÖNEMLİ GÖSTERGE Obama’nın iktidara geldiği 2008 seçimleriyle yenilenen ABD Kongresi’nin her iki kanadına da Demokratlar hâkim olmuştu. Senato, 57 Demokrat, 41 Cumhuriyetçi ve 2 bağımsızdan oluşurken, Temsilciler Meclisi’nde Demokratların Cumhuriyetçilere 255’e 178 açık ara üstünlüğü mevcuttu. Bu tablonun devam etmemesi, Obama’nın iki yıllık icraatının Amerikan halkından onay almadığı şeklinde yorumlanacak ve kuşkusuz, 2012 seçimleri için en önemli gösterge olacak. ABD’de yapılan ciddi anketlere göre Cumhuriyetçiler’in Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu ele geçirmelerine kesin gözüyle bakılıyor. Senato’da ise her iki partinin birbirlerine çok yakın sandalyeye sahip olacakları tahmin ediliyor. 2010 başında Amerikan Yüce Mahkemesi, siyasi partilerin özel şirketlerden ve kişilerden almakta oldukları maddi bağışların önündeki sınırlandırmaları kaldırınca, Cumhuriyetçi Parti, ABD içindeki ve hatta yurt dışındaki geleneksel “destekçilerinden” çok büyük miktarda yardım alıp, bunu seçim kampanyasında kullanmaya başladı. 2008 seçimlerinin maliyetini daha çok internet üzerinden yürüttüğü küçük miktarlı yardım toplama stratejisine dayandıran Başkan Obama’nın, Cumhuriyetçilerin büyük sermayeli şirketlerden devasa yardımlarla finanse ettikleri kampanyasını ağır biçimde eleştirmesi 2010 ara seçimlerinin en akılda kalan yönlerinden biri oldu. Bilhassa küresel ekonomik krizle mücadele için almış olduğu radikal kararlarla büyük sermayeli Amerikan şirketlerinin tepkisini çeken ve ülkede fırtınalar koparan sağlık reformu sebebiyle bazı kesimler tarafından “komünist” olmakla itham edilen Obama’ya karşı güçlü bir ret cephesinin şimdiden oluştuğu apaçık görülüyor. ABD’Lİ CEBİNE BAKAR Ara seçimler öncesinde yürütülen kampanyalarda en fazla öne çıkan konu ekonominin durumu. Seçmen davranışlarını inceleyen anketlerde de, Amerikalıların oy verirken en fazla ekonominin gidişatını göz önünde bulundurduğu ortaya çıkıyor. İşsizliğin yüzde 10’a yaklaştığı ABD’de, seçmenlere yeni istihdam imkânları sunmayı vaat etmek hemen hemen tüm adayların başvurduğu bir söylem haline geldi. Obama tüm dünyada George W. Bush sonrasında yürürlüğe soktuğu yeni dış politikayla gündeme gelir ve pek çok Avrupa ve Orta Doğu ülkesinde beğeni toplarken, Obama’nın dış politikası ara seçimlerde kendisine oy getirebilecek bir unsur olmaktan çok uzak. Amerikan askerlerinin Irak’tan çekilmesi, uluslararası iş birliğine daha fazla önem verilmesi, İslam’ın bir “düşman” olarak görülmediğinin ilan edilmesi, Guantanamo’nun tasfiyesi gibi yeni adımlar Amerikalıları çok fazla etkilemiş gözükmüyor. Yine de, Cumhuriyetçiler, ABD’nin Afganistan’da daha etkili tedbirler almasını, “uluslararası terörle mücadele”den taviz verilmemesini, İran’ın nükleer programının durdurulması için daha fazla baskı yapılmasını isterlerken, Obama’nın dünyanın geri kalan bölgelerinde genellikle “ılımlı” karşılanan dış politikasını yerden yere vurmaktan çekinmiyorlar. Ama son tahlilde Amerikan seçmeni ABD’nin dünyadaki imajına değil, “cebindeki paraya” bakarak karar veriyor. TAVİZ GEREKEBİLİR Bugünkü seçimlerin sonuçları ABD Başkanı’nın önümüzdeki iki yıl boyunca izleyeceği politikaları doğrudan etkileyecek. Obama ya, kendisine “vize veren” Amerikalılardan aldığı destekler bugüne kadar yaptıklarını kararlılıkla devam ettirecek, ya da 2012 seçimlerini de kazanabilmek adına kendi söyleminden ve politikasından taviz verecek. Söz konusu ABD olunca da, Obama’nın bugünkü sınavdan alacağı “not” dünyanın tüm başkentlerinde de derinlemesine analiz edilecek. Demokratların 2012’de iktidardan düşebileceği ihtimaline yatırım yapanlar, ara seçimlerin hemen ardından Cumhuriyetçilerle bir süredir askıya aldıkları sıcak temaslarını yeninden başlatacaklar.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT