BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ne ilk, ne son !

Ne ilk, ne son !

Bu iş de, bir terslik var... Hem de, işlerin iyi gitmemesi için hiçbir sebep yokken... Bu takımda, kadro zenginliği deseniz, fazlasıyla mevcut... Klas futbolcu bolluğu deseniz, o da, yabana atılmayacak kadar çok... Takımın başındaki hoca, kariyeri ve ismiyle, yeterince ağırlıklı...



Bu iş de, bir terslik var... Hem de, işlerin iyi gitmemesi için hiçbir sebep yokken... Bu takımda, kadro zenginliği deseniz, fazlasıyla mevcut... Klas futbolcu bolluğu deseniz, o da, yabana atılmayacak kadar çok... Takımın başındaki hoca, kariyeri ve ismiyle, yeterince ağırlıklı... Eee... Bütün bunlar sıra sıra dizilmişken, Beşiktaş’taki manzara, hiç de doya doya seyredilecek bir tablo gibi değil... *** Siyah - beyazlı takımda hiçbir futbolcuya “Çık kötü oyna” deseniz, bunu asla yapamaz aslında... Çünkü o lüksü yok... O zaman iş sadece sistem yanlışlığına ve şanssızlığa kalıyor... Schuster‘in geldiği günden beri, bir kadronun, diğer maça çıktığı çok nadir... İşte dün gece olduğu gibi... Suratına fazla bakmadığı Fink‘e savunmanın önünde emniyet supabı gibi bir görev yükleyen Alman hoca, onun yanına da genç Necip‘i monte etti... Her ne kadar Fink, görevini tam yapamazken, Necip, takımda didinen birkaç isimden birisiydi... *** 26. dakikada Eren‘in attığı gol her ne kadar mükemmel olsa da, bu gole davetiye çıkaran Fink ile kaleci Cenk‘in gafil avlanışı, siyah - beyazlı takımı erken strese soktu... Beşiktaş taraftarının yeni gözdesi Quaresma, klas hareketlerinin sadece kendisine faydası olduğunu bir gün anladığında, belki siyah-beyazlı takım çok daha rahat maç kazanmaya da başlayacak... Ama Quaresma “Ben bu işi zevkine yaparım, kendimi de tribünleri de eğlendiririm” anlayışının, bugünün modern futbolunda yeri olmadığı gerçeği, bir gün Beşiktaş’ta mutlaka anlaşılacaktır... Yoksa, Hilbert garibanının, sağ tarafta canı çıkacak ama önündekiler ona sadece bakacak... Yok böyle bir şey... *** Darılmaca, gücenmece yok... Bir teknik direktör, soyunma odasında tartıştığı, kimselerin görmediği, bir iki duyumdan öte sözlerin yayılmadığı ortamda, Fatih Tekke‘yi Beşiktaş’tan silerse... Kaleyi, ne zaman, kime emanet edeceği hiç kestirilemezse... Tabata ve Nihat hayranlığının, bu takıma zarar verdiğini bir gün olsun göremezse... Basınla dalga geçme hastalığından vazgeçemezse... “Benim kitabımda sadece ofansif futbol anlayışı vardır” yanlışından dönemezse... Beşiktaş, dün gece G.Antep Belediye karşısında olduğu gibi, daha çoook kazalara uğrar, çok...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT