BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > hayata dair...

hayata dair...

Çoğunlukla şöyle dersiniz: “Vereceğim, ama hak edeni bulabilirsem...” Ne koruluktaki meyve ağaçları böyle düşünür, ne de çayırdaki sürüler...



Çoğunlukla şöyle dersiniz: “Vereceğim, ama hak edeni bulabilirsem...” Ne koruluktaki meyve ağaçları böyle düşünür, ne de çayırdaki sürüler... Onlar, saklandığında çürüyecek olanı, yaşayabilsin diye verirler... Herhalde kendisine günler ve geceler verilmesini hak eden bir kişi, sizden gelebilecek şeyleri de hak eder... Ve hayat okyanusundan içmeye hak kazanmış bir insan, sizin küçük ırmağınızdan da bir bardak su alabilir... Siz önce kendinizi vermeye hak kazanmış ve verme olayında bir aracı olarak görün... Çünkü gerçekte her şeyi veren vardır... Ve siz kendinizi bir verici olarak belirlediğinizde, sadece bir şahit olduğunuzu unutuyorsunuz.. temelin yeri Doktorun telefonu gece yarısı uzun uzun çalmış... Gidip açmış, karşısında telaş içinde Fadime; “-Doktor... Hemen gelmelisiniz... Temel bahçede uyurken burun deliğinden fare girdi...” Doktor sakin olması konusunda uyarmış; “-Burnuna doğru bir parça peynir tutup bekleyin... Ben geliyorum...” Hemen arabasına atlamış ve hastanın evine gitmiş... İçeri girince bakmış ki; Fadime peynir yerinde bir balıkla Temel‘in burnunun dibinde duruyor... “Ben size ne dedim” diye kızmış doktor... Fadime “Dediğinizi yaptım doktor” diye açıklamış; “-Ama fare tam kafasını uzatmıştı ki kedi onu avlamak için atıldı...” UHB/uydurma haber bülteni Facebook yalancısına baskın! Facebook’un memleket bölümüne uzun zamandır görmediği ve pek de konuşmadığı arkadaşlarına hava atmak amacıyla LOS ANGELES yazan lise öğrencisi F.D. yakayı ele verdi. F.’D.’nin yalanını ortaya çıkaran ilkokul arkadaşı olay anlattı: “Onunla aramızda hiçbir bağlantı kalmamıştı fakat her nedense hangi okula gittiğini, ne iş yaptığını, hangi okula gittiğini çok merak ediyordum. Bu merak yüzünden F.’D’nin profilini ziyaret ederdim. Los Angeles’da yaşamasını o kadar kıskanmıştım ki son iki yıldır Green Card başvurusu yapıyordum. Türkiye’de yaşayan bir liseli olarak çok dertliyim, tek aktivitem sokakta dolaşmak ve arkadaşlarımla oturulabilecek yapıdaki taşların üzerinde zaman harcamak. İşte bunlardan yürümek olanını gerçekleştirirken her zamanki gibi kederin dibine vurmuş vaziyetteydim zira ben burada gezerken hacı amcalarla, F.D. ise film yıldızlarıyla karşılaşıyordu Los Angeles’da... Belediye parkında çekirdek çitliyordu Belediye parkından bir geçeyim dedim ve o da ne! F.D.’yi gördüm. Kolay tanıdım çünkü hiç değişmemişti. Halen ilkokuldaki boyda, saçları limonlu, sinek gibi duruyordu. O an dünyalar benim oldu. Ben en azından boy atmış, yakışıklı bir delikanlı olmuştum, taşta, mermerde oturarak zaman geçirebileceğim arkadaşlarım vardı... O ise halen bıraktığım yerde ve yalnızdı. F.D. beni görünce kaçtı. Artık çok mutluyum, Los Angeles’a da gitmek istemiyorum. F.D.’nin, tüm olduğu gibi olmaktan utanan Facebook kullanıcılarına örnek olmasını dilerim...” (...N.N.J. Bildirdi) krampon Schuster: “Gaziantep Belediyespor bize uzaktan gol attı. Biz böyle uzaktan gol atmak istemiyoruz...” ... Fatih Tekke: “Kendime yakışanı yapıp düzgün bir berbere gideceğim...” ... Fenerbahçe iç saha maçlarını seyircisiz oynamak için TFF’ye başvurdu... ... Metin Ali Feyyaz efsanesi yıkılıyor: Ayhan-Mustafa-Barış... ... Yolunu kaybedip Florya’ya giren kedinin sağ arka adalesinde yırtık tespit edildi... ... Aurelio: Çocukken tüm fotoğraflarım siyah beyazdı... ... G.Saray’da şu ana kadar sakatlanmayan Cana ‘istenmeyen adam’ ilan edildi. söz der ki “-İlham denen şey, genelde ona ihtiyacımız olmayan zamanlarda gelir...” (...Sadece müthiş S.Ö.Z.’leri diye anlatılacak müthiş S.Ö.Z.leri) bir film diyaloğu (...Pearl Harbour filminden) -İstemeden kendimizi bu savaşın içinde bulduk... “-Zeki bir komutan savaşmamanın bir yolunu bulurdu...”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT