BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bayram nerede, biz nerdeyiz? -2-

Bayram nerede, biz nerdeyiz? -2-

Adı ne olursa olsun; sistemler eğer, adil değillerse halklara mutlaka zulmederler. Bu zulümlerini aleni olarak icra edeceklerinden; akılları sıra bu yaptıkları iğrençliklere kılıf ararlar ve çoğu kez de bulurlar. Batı’nın, seneler senesi; basın-yayın araçları vasıtasıyla sürekli işleyip; Müslümanlığı ‘terörizm’le özdeşleştirdiği gibi.



Adı ne olursa olsun; sistemler eğer, adil değillerse halklara mutlaka zulmederler. Bu zulümlerini aleni olarak icra edeceklerinden; akılları sıra bu yaptıkları iğrençliklere kılıf ararlar ve çoğu kez de bulurlar. Batı’nın, seneler senesi; basın-yayın araçları vasıtasıyla sürekli işleyip; Müslümanlığı ‘terörizm’le özdeşleştirdiği gibi. Ne yazık ki, bu büyük yalana İslam ülkelerindeki Müslüman halklar da inandırıldı. Zira onlar da zehri aynı kaptan içiyorlar. Onların da iletişim araçları Batı’nın formatlarına göre kurgulanmış! Zaten, birçok İslam ülkesindeki zorba yönetimler de aynı metodu uygulayarak; kendi ülkelerindeki müslümanları ve hatta Müslümanlığı terörle bağdaşık göstererek, Müslümanlara karşı baskılarını artırmaktadırlar. Kırk gün birisine ‘deli’ dense, gerçek deli addedilmesi gibi; kırk yıldır Müslümanlara ve Müslümanlığa ‘terörist-terör dini’ denilerek, bu alçaklıklar işlenmiş ve el-an da işlenmeye devam etmektedir. İnsanlığın yaratılalı beri iki tane yumuşak karnı vardır ve bunlar; soysuz zorbalar marifetiyle tarih boyu âdeta bir maden gibi işletilmiştir. Bunlardan birincisi din, ikincisi ise milliyettir. Bunlar, insanlık için öylesine cevher addedilmiş ki, sahteleri bile her daim müşteri bulmuştur ve bulmaya devam etmektedir. Haksız, haksızlıklarını hak diye ilan edip; âlemi susturmakta; haklı ise, sessiz ve duyarsız, bu kepaze hale razı edilmekte! Böylesi bir dünyada Müslümanın bayram yapmaya hakkı olabilir mi? İslam düşmanları, bizim değerlerimizi ifsat ederek; sömürü vasıtası olarak, yine bize karşı kullanıyor ve biz Müslümanların kılı bile kıpırdamıyor. Düşmanın ekmeğini (!) yiyerek, onun kılıcını, üstelik kendimize doğru sallıyoruz. Buna gaflet mi, yoksa ihanet mi denir; bu hali sevgili okuyucularımın insafına ve iz’anına bırakıyorum. Cenab-ı Hak, bu mübarek günler hürmetine hepimize akıl ve iz’an versin!
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT