BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hâlden anlarız!

Hâlden anlarız!

Ege Ziraat’ten 1968 yılında mezun oldum. Bu; bendenizin 68 Kuşağı olduğumu ortaya koyar. Evet Türkiye’de ilk öğrenci hareketlerinin başladığı yerdir Ege Ziraat. Peki biz neden hareketlendik ya da bizi nasıl hareketlendirdiler? Anlatayım.



Ege Ziraat’ten 1968 yılında mezun oldum. Bu; bendenizin 68 Kuşağı olduğumu ortaya koyar. Evet Türkiye’de ilk öğrenci hareketlerinin başladığı yerdir Ege Ziraat. Peki biz neden hareketlendik ya da bizi nasıl hareketlendirdiler? Anlatayım. O yıllarda Süleyman Demirel yine başbakandı. 657 Sayılı Devlet Personel Kanunu henüz yoktu. Mezun olduğumuz zaman bizi bekleyen iki alternatif vardı. Bir; eğer bir ‘dayı’ bulabilirsek ‘yevmiyeli’ statüde, memlekete yakın bir yerlerde, binbeşyüz liraya yakın bir maaşla iş bulabilecektik. Güçlü bir dayısı olmayanlar ise -ki çoğumuz öyleydik- kadrolu olarak dörtyüz elli lira maaşla memleketin herhangi bir yerine savrulacaktık. Bu adaletsiz düzenden bire bir etkileneceğimiz için ‘hareketlenmiştik’. Herkes aynı statüde, eşit maaşlarla, adil bir usulle tayin olunmalıydı! Buna kim itiraz edebilir? Biz de etmedik ve ilk ‘Forum’la tanıştık. Konuşmalar, münakaşalar, tartışmalar, dersi ekmeler, hocalara hava atmalar. Derken sene sonu imtihanları geldi çattı. İmtihanlardan birkaç gün önce son sınıfların katılmadığı bir forumda ‘Boykot’ kararı alınmıştı. Son sınıflar olarak itiraz edecek olduk. Forum istedik. Toplandık. Ne görelim silahlar ufak ufak boy gösteriyor. Boykota karşı olanlar çoğunluk olmasına rağmen, boykot dayatılıyor. Kelleyi koltuğa aldık, boykotu kırdık, imtihanlara girdik ve o yıl mezun olduk... İşte o günlerde ‘kontrolsüz gücün’ ne demek olduğunu anlamıştık. Sonra malum gerçekten masum isteklerle başlayan ‘öğrenci hareketleri’ rayından çıktı ve memleket ondan sonra iki büyük darbeye maruz kaldı. Bizim mesele ise ortalık durulduktan sonra gündeme gelebildi ve bir ölçüde halloldu. Son yıllarda ise tayinler kimsenin itiraz edemeyeceği tarzda elektronik ortama taşındı. Demem o ki, meselelerin hallinde kavga gürültünün pek faydası olmuyor. Oturup adam gibi konuşabilirsek, hem canımız acımıyor hem de sonuç alınıyor. 68’li amcalarınıza sorun onlar size daha teferruatlı anlatırlar mevzuyu. Hani ‘eşekten düşenin hâlinden anlama’ durumları...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT