BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Temel iç güdü militan demokrasi ve piyasa toplumu

Temel iç güdü militan demokrasi ve piyasa toplumu

Haider kendini tasfiye edince Global 28 Şubat vurgusu yapıldı. Ne ırkçılık, ne teokrasi; illâ ki demokrasi! Elbette. Ancak, son zamanlarda bakıyorum, demokrasiyi savunmada giderek “militanlaşıyoruz.”



Haider kendini tasfiye edince Global 28 Şubat vurgusu yapıldı. Ne ırkçılık, ne teokrasi; illâ ki demokrasi! Elbette. Ancak, son zamanlarda bakıyorum, demokrasiyi savunmada giderek “militanlaşıyoruz.” Demokrasi, tabiî ki, kendini koruyacak. Korumalı da. Üslûp da önemli. Ama burada fikirler ayrılıyor. Bir yanda demokrasiyi kendi içinde istismar edenlere karşı demokrasinin militanca refleks göstermesi kabul görürken; öte yanda, onlara karşı bile üslûp ve yöntemde “soft” bir yaklaşım gösterilmesi vurgulanıyor. İkinci yaklaşım, ilkini savunanlarca safdillik olarak nitelendiriliyor. İlkini savunanlar, Avrupa’da egemen. Hatırlayın, Avrupa’nın ilkelerinin “silah zoru” ile de savunulması gerektiği Bosna ve Kosova savaşları zamanında bizzat AB’nin sosyalist iktidarları tarafından kaydedilmiş; hatta aynı “silahla” Türkler’e de çekidüzen verilmesi ağızlardan dökülüvermişti. Haider de dayanamadı. Doğrusu, istifa da etmeliydi. Etti, Avrupa kurtuldu. Ama, Avrupa’da tek ırkçı Haider mi idi? Yoksa, bilinçaltını bastıranları kaydetmiyor muyuz? Hani şu kültürel ırkçılıktan söz ediyorum. Onlar “diyet” ırkçı olduğu için kalori açısından kolesterole zarar vermiyor herhalde. Yine de şu militan demokrasinin temel içgüdüyü tahrik etmesinden ve bunun da bizi etkilemesinden korkuyorum, ben. Öcalan’da bekleyin süreci. Zaten, vurgulayacağım o da değil. Hani, meşhur film vardı. Millet pornografisine hayran oldu!.. Ama, orada temel içgüdü, öldürme hissi değil miydi? Herkesi demokrasiye tehdit görüp, “Asalım” zihniyeti, belli bir linç psikozunu da tahrik ediyor. Örnek vermiyeyim. Ama medya bu işi çok körüklüyor. “Şunu hâlâ mı imha etmediniz?” zihniyeti ile sap saman karışıyor. O açıdan Hizbullah temel içgüdüyü kamçıladı. Ona karşı olanların bazılarında bile, bıraksanız aynı vahşetin tohumlarını kalplerinde bulursunuz. Mesele dönüp dolaşıyor, ölümün bile tüketim toplumunca piyasalaştığını gösteriyor. Sosyalist Enternasyonal’in son toplantısında solcular: “Piyasa ekonomisine evet. Ama, piyasa toplumuna hayır!” demişlerdi. Ama, biz Piyasa Ekonomisi olmadan, piyasa toplumu olduk. Kabalık, basitlik, sorunları sathi değerlendirmek, kolaycılık, popülizm, değersizlik, herşeyi cinselliğe alet etmek, vülgerleşmek, bayağılaşmak, hatta şiddeti bile -intiharları, asmaları, kesmeleri, kendi kendini jiletlemeleri- şov hâline getirdik. Toplum olarak irtifâ kaybediyoruz. Değerlerimizi dahi ağzımıza -yanlış anlaşılır diye- alamaz hâle geldik. Pekiî, demokrasiyi bu iklimde nasıl koruyacaksınız?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 90431
    % 0.77
  • 4.8335
    % -0.04
  • 5.6724
    % 0.22
  • 6.4047
    % -0.15
  • 193.377
    % -0.01
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT