BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu aşkın sonu hüsran dolu

Bu aşkın sonu hüsran dolu

CHP kendisini anketlere kaptırdı gitti. Kılıçdaroğlu’nun bir ara duran tırmanışı yeniden başlamış. Yüzde 30’larda bir yerde CHP. Ama seçmenin büyük bir çoğunluğu Kılıçdaroğlu’nun vaatlerine mesafeli yaklaşıyormuş. Samimi bulmayanlar da çoğunlukta. Yeni yönetimle birlikte CHP’nin söylemlerinin de değişmesini isteyenler var.



CHP kendisini anketlere kaptırdı gitti. Kılıçdaroğlu’nun bir ara duran tırmanışı yeniden başlamış. Yüzde 30’larda bir yerde CHP. Ama seçmenin büyük bir çoğunluğu Kılıçdaroğlu’nun vaatlerine mesafeli yaklaşıyormuş. Samimi bulmayanlar da çoğunlukta. Yeni yönetimle birlikte CHP’nin söylemlerinin de değişmesini isteyenler var. Sığ bir çizgide siyaset yapan Kılıçdaroğlu’nun iktidar yürüyüşünden sonuç alma ihtimali çok zayıf. Türkiye’nin sorunlarını dar bir çerçeve içinde değerlendiren Kılıçdaroğlu yıllarını verdiği devletçi anlayıştan kurtulamadı. Hâlâ Türkiye’nin emeklilerden oluştuğunu zannediyor. Yolsuzluk edebiyatı üzerinden oy almak istiyor. “Tay”ların peşine takılarak hükümeti yıpratmaya çalışıyor. Halbuki Demokrat olması lazım, sabır sebat sahibi olması lazım. En önemlisi de belagat sahibi olması lazım. Ancak bu şartlarda alternatif olabilir. “Demokrat” deyince aklıma geldi. Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, “Baba”nın mekânının olduğu Güniz Sokağa yerleşmiş. “Bir Bilen”den ders almak istiyormuş, herhalde. Oysa Demirel’in işi başından aşkın. DP’yi kurtarmak için çabalıyor. 3 gün sonra genel kurul var DP’nin başına bir isim bile bulunamadı. CHP’ye nasıl çare olsun. Kelin merhemi olsa başına çalarmış... Tabii bu arada aynı anketlerde görmezlikten gelinen bir nokta da var. AK Parti’nin oy oranı. CHP’nin inişli-çıkışlı grafiğine karşılık yüzde 45-50 aralığında seyrediyor. Kılıçdaroğlu acaba bu durumu da dikkate alıyor mu, merak ettim doğrusu?.. İyi, kötü, çirkin Bilim adamlarının yaptığı son araştırma çok iddialı: Kadının gözyaşları erkekliği tehdit ediyormuş. Kadınlar, “Kocam değil mi döver de sever de” diye boşuna konuşmuyormuş meğer. Gerçek şimdi anlaşılıyor; bu sözler yenilgi değil resmen bir zaferin işareti. Kadının iki ruh hâli de erkeğin aleyhine; üzüntüden de ağlasa sevinçten de ağlasa. Tabii kadınlarımızın gözyaşlarına haksızlık etmeyelim, erkeklerin amansız düşmanı prostatın tedavisine iyi geliyormuş bu arada. Benim anlayamadığım tek şey ise mademki kadının gözyaşları bu kadar tehlikeli, bu erkekler eşinin üzerine niye kuma alıyor! TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunun hazırladığı geleneksel evlilik raporuna göre Türkiye’de 187 bin kadın, kumasıyla birlikte yaşıyormuş?!. Gölge gibi adım adım 3’üncü Büyükelçiler Konferansı nedeniyle 152 büyükelçi ile Erzurum ve Kars’a giden Bakan Davutoğlu, Erzurum Valiliği’nin ev sahipliğini yaptığı yemekte bir ara telefonla konuşarak hızlı adımlarla dışarı çıktı. Dönüşte diplomasi muhabirlerinin yanına gelen Bakan Davutoğlu, esprili bir şekilde, “Merak etmişsinizdir. Hadi bakalım tahmin edin kiminle konuştum?” diye sordu. Bilene özel ödül vereceğini açıklayan Bakan, muhabirlere 5 tahmin hakkı verdi. Diplomasi muhabirleri bu kişinin, “ABD Dışişleri Bakanı Clinton, İran’ın Nükleer Müzakerecisi Celili, Irak Dışişleri Bakanı Zebari, İsrail Dışişleri Bakanı Lieberman, AB Dış Politika Temsilcisi Catherine Ashton”dan biri olabileceğini söylediler. Tabii ki bu 5 cevap da yanlış çıktı. Bakan, arayanın ‘ülkesinin geleceğini referandumla oylayan’ Sudan Dışişleri Bakanı Ali Ahmet Karti olduğunu söyledi. Ne diyelim ki; haftanın üç gününü uçakta geçiren Bakan Davutoğlu’nun yürüttüğü aktif politikaya kendisini takip eden diplomasi muhabirleri de artık yetişemiyor... Belirtmemizde yarar var. Bu telefon görüşmesi Türkiye’nin dünyanın her yerinde söz sahibi bir ülke olduğunun en güzel kanıtıdır. Bu arada Davutoğlu’nun Sarıkamış’ta yaptığı duygulu konuşmayı vatandaşlar, “Arkadaş bakan bir konuşma yaptı hepimiz ağladık” sözleriyle değerlendirdiler. Bunu da not olarak düşelim.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT