BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > “Anlatırken bile ağlıyorum!..”

“Anlatırken bile ağlıyorum!..”

“Bir işler uydurarak adamcağızla içeri giriyorlar... Zavallı adam hiçbir şeyden şüphelenmiyor. Ama karşısındaki insan, aslında insana benzeyen bir canavar olmuş. Kendisi bile içindeki o canavar ruhtan habersiz... Çılgınlığın son haddine gelinmiş...”



“Sizi bu sıkıntıdan kurtaracağım” diyordu. “Her şey, benim yüzümden oldu” diyordu. Onun bu psikolojik ruh hâlinin, onu bir canavara dönüştüreceğini tahmin edemezdik.O gün akşam yengem aramış, ağabeyimin eve gelmediğini söylemişti. Ertesi gün de haber alamayınca telaşlandık. Kendisine ulaşılamıyordu. Koskoca evli barklı adam nasıl olur da ortadan kaybolurdu? Polise de başvurduk. Herhangi bir düşmanımız falan da yok... Ama onun böyle bir vahşet planladığı için ortadan kaybolacağını zerre düşünemiyoruz. Rabbim kimsenin başına vermesin... Şimdi yaşadığımız bu kahredici olayı anlatırken bile gözyaşlarımı tutamıyorum. Ağlıyorum. Son zamanlarda iyice içine kapanmıştı. Felaket geliyorum diyormuş, bilemedik. Bu kadarını kimse tahmin edemezdi. Hatta güzeller güzeli yengemden bile şüphelendik. “Acaba ağabeyimi bizden gizli istekleriyle bunaltıyor mu?” diye... Niye suspus olmuştu bu adam? Parasal sıkıntıysa hepimiz aynıydık. Meğer gece gündüz suskunluğu, kafasında o korkunç planı kurguladığı içinmiş. Yürek dağlayan o korkunç bir plan... Ortadan kaybolduğu günlerden birinde kimsenin haberi yokken bu, kafasında planladığı kurguyu uygulamaya başlıyor... Kiraladığı lüks bir araçla işçi pazarına gidiyor. Gözüne kestirdiği biriyle konuşuyor. Kendisinin yazlık evinde tamirat işi olduğunu, birkaç günlüğüne işçiye ihtiyacı olduğunu söylüyor. Bir işçi ile birlikte yola çıkıyorlar. Adamın, abimin kafasından geçen çılgınlıktan haberi yok. Fakat abimin araçtaki acemiliği, işçinin dikkatini çekiyor. Diyor ki işçi kendi kendine: “Bu adam bu arabanın sahibine benzemiyor.” Bunun üzerine şüphe şüpheyi doğuruyor. Sordukça soruyor adam: “Nereye gidiyoruz? Ne işi bu? Sen ne iş yapıyorsun? Kartvizitini göster” falan... Aldığı sorulara tatmin olmayan adam, abimin panik hallerinden de şüphelenerek bir benzinlikte “Ben vazgeçtim kardeşim” diyor ve arabadan iniyor... Keşke abim, bu yolun yol olmadığını o zaman anlasaymış. Demek ki beyin iflas edince geri dönüş yapamıyor? Ne bileyim tarif edemiyorum o bozuk ruh hâlini... Bir iki gün sonra yine gidiyor abim. Bir başkasıyla görüşüyor. Ona da anlatıyor kafasındaki yalanı: -Yazlığımda iki üç günlük iş var. İşçi arıyorum. Adam kabul ediyor. Çünkü evde ekmek bekleyen yavruları var. İşsizlik var. Üç günlük iş çıkmış. Yevmiye de fena değil. -Gidelim beyim. Çıkıyorlar yola... Bu garibimin öyle kimseden şüphelendiği falan yok. Ne araba kullanmasına bakıyor, ne yüzüne... Onun bir derdi var... Üç gün sonra evine biraz para götürecek... Varıyorlar tenha bir bağ evine... Epey zamandır kimsenin gelmediği bir yer... “İşte burası” diyor... Bir işler uydurarak adamcağızla giriyorlar içeri... Zavallı adam hiçbir şeyden şüphelenmiyor. Ama karşısındaki insan, aslında insana benzeyen bir canavar olmuş. Kendisi bile içindeki o canavar ruhtan habersiz. Akıl, fikir durmuş... Çılgınlığın son haddine gelinmiş... Kafasındaki aptalca plan şu... Adamcağızı orada boğacak, sonra da yakacak... Sonra da kendi kimliğini, adamın kimliği gibi olay yerine düşmüş gibi bırakacak. Oradan uzaklaşacak... E peki sonra ne olacak? Bu vakadan bir süre sonra haberdar olunacak. Polisler olay yerine geldiğinde öldürülüp yakılmış kimseyi tanıyamayacaklar. Kimliğinden yola çıkarak ağabeyim olduğunu zannedecekler. Ağabeyim ise aranmakta olduğu için bu bağ evinde öldürülmüş zannedilecek... İyi de abimin kafasındaki aptalca plan ne? Ne yapmak istiyor? (Devamı yarın) N.K.- İstanbul Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT