BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Krampon...

Krampon...

Yılmaz Vural’ın gözaltına alınmasından sonra şike davasının düşmesine kesin gözüyle bakılıyor...



Krampon... YILMAZ Vural’ın gözaltına alınmasından sonra şike davasının düşmesine kesin gözüyle bakılıyor... ... RAKİBİN iki penaltısının direkten döndüğü, bir golünün ofsayt gerekçesiyle sayılmadığı 120 dakikalık maçın şike soruşturmasına konu olması üzerine Serdal Adalı itiraf etti: “Şike yapılacaksa en kötü biz yaparız...” ... METRİS Cezaevi’nde düzenlenen okey turnuvasında Aziz Yıldırım, Serdal Adalı’ya “ıstaka çiçek açtı” derken yakalanınca hastaneye sevk edildi... ... EMNİYETTE savunması alınan Yılmaz Vural; “Ben savunma yapamam, hücum oynatırım” demesi şaşkınlığa sebep oldu... ... TAYFUR Havutçu’nun Metris cezaevine sevk edilmesi üzerine mahkumlar arasındaki “Havut ne yaa” tartışması, isyana dönüştü... ... İDMANDA gol şov yapan Daniel Güiza, tedbir amaçlı olarak çalışmayı yarıda bıraktı... Söz der ki; “-İntikam derdine düşmek, yeni dert aramaktır...” (...Eh işte... Müthiş S.Ö.Z.leri) Bizimkiler... (...Bizimkiler’in yanlış seyahat hatıraları) ... ZİYA: Ulaştırmanın arabası diye Şahin Taksi’nin arabasına binmiştim, 15 milyon verdim... ... ERCAN: Ben Yenibosna’da arka koltuğa oturdum, adam da ben de Avcılar’da fark ettik... ... EMİN: Ben kendi arabam diye komşunun arabasını yıkamıştım... ... SERDAR: O da bir şey mi?... Ben ulaştırmanın arabasınden inip bakkala gittim... Dönüşte gelin arabasına binmişim... Kadın çok şaşırmıştı... Kadınlar & Erkekler (...Kadın & Erkek için yazar yorumları) “-Bir erkekle evlenmek uzun süredir vitrinde gözünüze takılmış bir şeyi satın almaya benzer... Çok hoşunuza gider, ama eve gelir gelmez evdeki hiçbir şeye uymadığını fark edersiniz...” (...Jean Kerr) ... “-Kadınların bizi mutlu etmek için bir tek usulleri vardır... Oysa bizi mutsuz etmenin bin türlü yolunu bilirler...” (...Heinrich Heine) HAYATA DAİR... Doktorlar sık sık duygusallıktan yoksunlukları, rüşvetle ilgili kokuşmuşlukları ve aptalca ya da aşırı tutkunlukları yüzünden kınanırlar... Ancak onlar bize hayatlarının ilkbaharını feda ettiklerini; öbür insanlara yararlı olmak üzere yirmili ve otuzlu yaşlarında en değerli yıllarını tümüyle yitirdiklerini hatırlatmazlar bile... Dahası pek çok yokluğa göğüs germiş, çoğu doktor bütün bu zaman dilimleri içinde bir düzine geceyi bile gerçek uykuda geçirmemiştir... Pek çoğu bu yolda evliliklerini kurban etmiş ve çocuklarının büyümesini izlemenin benzersiz fırsatını kaçırmışlardır... Bu sebeple doktorlar dünyanın kendilerine zenginlik, saygınlık ya da toplumsal yeri sağlamak gibi bir bedeli borçlu olduğunu savunduklarında onların bu istekleri tümüyle sebepsiz değildir... Ayrıca asık (!) suratlı istatistikler göstermektedir ki, doktorlar sık sık hastalarından daha kötü acıları çekerler... Çünkü kimse yıkılan bir evliliği onaramaz, ya da babasının sürekli savsaklamaları yüzünden yıkıma uğramış çocukların ahlakını düzeltemez... (...Erich Segal) TEMEL’iN YERi Hırsız Temel, soyguna girdiği bankadan; paranın yanında bilgisayar, daktilo ve mobilyaları da çalmış. Niçin?... “-Para tek başına saadet getirmez” diye... *** Taksi şoförlüğü yapmaya başlayan Temel, bir müddet sonra bu mesleği bırakmış, neden?... “-Arkasından konuşulmasından hoşlanmadığı için...” *** Denizaltı kaçıran Temel; rehinelerin canını bağışlamak için polise şartlarını söylemiş; “-50 milyar ile bir paraşüt istiyorum...” Tuzaktan kumanda... (...NTV / Yorum Farkı) MEHMET BARLAS: Evet, gördüğünüz gibi sayın seyirciler bu konuda sayın Kongar’la aramızda bir yorum farkı yok... EMRE KONGAR: Evet. Ama siz Q klavye kullanıyormuşsunuz sayın Barlas, çok gücendim doğrusu... BİR FİLM DİYALOĞU (...Aşk Tesadüfleri Sever filminden) “-Babamın bir lafı vardı; Bir Ankaralı için İstanbul başkasının çocuğu gibidir derdi... Gülünce seversin, ağlayınca bırakıp kaçmak istersin...”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT