BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu CHP mi Atatürkçü bir parti?

Bu CHP mi Atatürkçü bir parti?

Atatürk, Cumhurbaşkanı olarak gittiği İngiltere’de, kendisine takdim edilen ülkenin ağır sıklet boks şampiyonu Foster Beykın’ın şımarık tavırlarından hiç hoşlanmamıştı.



Atatürk, Cumhurbaşkanı olarak gittiği İngiltere’de, kendisine takdim edilen ülkenin ağır sıklet boks şampiyonu Foster Beykın’ın şımarık tavırlarından hiç hoşlanmamıştı. Beykın, bir ara küstahlaşınca, Atatürk de kendini tutamamış o ağır sıklet boks şampiyonunun yüzüne büyük bir öfkeyle bir tokat yapıştırmıştı. Yere kapaklanan Beykın ayağa kalktığında etrafındakilere demişti ki: “Çok şaşırdım. Ben boks maçlarımda bile böylesine bir yumruk yememiştim. Atatürk, müthiş bir Türk!” Biliyorum ki bu girizgâhı okuyan bazı okuyucularım gururlanmışlardır. “Oh be! Yaşasın! Çok güzel!” demişlerdir. Halbuki yukarıdaki cümleler baştan sona yanlıştır, yalandır. Onları ben uydurdum. Öyleyse bu yalanı neden yazdım? CHP şimdi, Nâzım Hikmet’e sahip çıkan bir parti oldu. CHP’nin yeni Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu meydanlarda, kalabalıklar önünde, Nâzım Hikmet’ten mısralar, beyitler okuyor. “Nâzım’ın özgürlükçü bir şair olduğunu” söylüyor. CHP’li belediyeler, şuraya-buraya Nâzım Hikmet Parkları kuruyorlar; Nâzım Hikmet heykelleri dikiyorlar. Kılıçdaroğlu’nun söyledikleri, CHP’li belediyelerin yaptıkları, benim yukarıdaki cümlelerim gibi yanlıştır, yalandır, utanç yüklü düzmecelerdir. Türkiyemize, beş paralık faydası olmayacak davranışlardır. Ben, Nâzım Hikmet’in bütün şiirlerini, baştan sona iki defa okudum. Bundan otuz yıl önce, Türkiye’de romanları basılmıyordu. Nâzım’ın romanlarını Bulgaristan’dan getirterek elime aldım. Onun en yakın -komünist arkadaşlarının- Nâzım’la ilgili- hâtıralarını gözden geçirdim. Sonra samimiyetle inandım ki: Bizim komünistlerin iddia ettiği gibi Nâzım Hikmet, en büyük şairimiz kat’iyyen değildir; ama o, hem bizim, hem de bütün dünyanın en büyük komünistlerinden biridir. Hatta komünizme o kadar inanmış, bağlanmış, sevdalanmış biridir ki, rejimin 1991 yılında, hiçbir devletin müdahalesi olmadan, kendiliğinden gümbür gümbür yıkılıp gittiğini görseydi, kat’iyyen dayanamazdı. Ya bir kalp krizinden ölür gider veya beynine bir kurşun sıkarak, intihar ederdi. Nâzım öylesine büyük bir komünist idi. Birtakım insanların Nâzım Hikmet sevdası, şiirden edebiyat aşkından kaynaklanmıyor. Onlar, Nâzım Hikmet’in şahsında, komünizmi Türkiyemizde yeşertmek istiyorlar. Ben, Sovyetler Birliğine on defa gidip geldim. Gördüm ki komünist sistem, yeryüzünün en geri, en vahşi idarelerinden biri. Atatürk de komünistlerden sebükmağzlar diye bahsediyor. Sebükmağz, Farsça bir kelime. Aptal, akılsız, geri zekâlı demektir. Atatürk’ün şu ikazı da çok meşhurdur: “Şurası unutulmamalıdır ki, komünizm, Türk âleminin en büyük düşmanıdır. Her görüldüğü yerde ezilmelidir!” Ağızlarını hep “Atatürk diyor ki...” diye açanlar, CHP’yi; “Atatürk’ün partisi...” diye yüceltenler, Atatürk devrinde 15 yıl ağır hapse mahkûm edilen Nâzım Hikmet için heykeller dikiyorlar. Şimdi, çok ciddi bir gericilik zihniyetiyle, oyunuyla, plânıyla karşı karşıyayız. -Devamı yarın-
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT