BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > BDP’ye çok iş düşüyor

BDP’ye çok iş düşüyor

Türkiye, kendisiyle yüzleştikçe, büyüdükçe daha bir süre bu kaosu yaşamaya devam edecek, anaların Türkçe ve Kürtçe ağıtları dinmeyecektir.



Türkiye, kendisiyle yüzleştikçe, büyüdükçe daha bir süre bu kaosu yaşamaya devam edecek, anaların Türkçe ve Kürtçe ağıtları dinmeyecektir. Gündem saptırma niyeti görmezden gelinemez. Anayasa konuşulacakken önce and krizi, sonra meclis boykotu derken asker kaçırılması ve bu kanlı pusu gündemi işgal etti. Arkada çok niyet, çok el ve çok merkez var. Eğer bir Türkiye partisi ise BDP’ye iş düşüyor. BDP kapatılmalı diye sesler yükseldi. Çok yanlış. Parti kapatmak sadece zaman kaybettirdi. Tekrar tekrar söylüyoruz. Türkiye 4 partili hayata alışacaktır. Ülke kendini 4 Eğilimle ifade edebiliyor. Kapatma yerine BDP’yi bir an evvel TBMM’ye getirmeli. Açıklamalara bakınca kafaları karışık. Tek söz sahibi sahnedeki yöneticiler değil. O acı içinde aralarından birilerinin demokratik özerklik ilanına kalkışması çok şey anlatmakta. 14 Temmuz günü BDP genel başkanı Selahattin Demirtaş, şaşkın bir yüz ifadesiyle bu acı hepimizin dedi. Bu ifade iyi ama devamı yanlış. Sebep çözümsüzlük diye ekledi. Peki çözüm ne?Demokratik özerklik safsatası mı? Bingazi, Şam, Erbil... Türkiye ile bütünleşmek isterken kutsal Diyarbakır ve çevresini ana gövdeden koparmak mı? O gün Sırrı Sakık’ın sözü belki çok daha fazla şey anlatıyordu: ‘Eyvah korktuğumuz başımıza geldi!’ Demek ki ortada bu parti mensuplarını aşan bir tehlike var. BDP’ye iç barışın temininde önemli görevler düşüyor. Ama bunu yapabilmek için bu kurulmuş, kurgulanmış halden çıkması gerekiyor. BDP 14 Temmuz vahşetini protesto için hiçbir şart koşmadan TBMM’ye gelebilir mi? Meclis bir günlüğüne olağanüstü toplanabilir. Bunu yapabilmelidir. Bu partide herkes mi İmralı veya Kandil’in buyruğunda. Diriliş ekolünden gelen Altan Tan ve sosyal demokrat Sırrı Süreyya Önder fanatik Kürtçü mü oldular? BDP bütünü kucaklamaya yöneleceğine ‘ama biz de 7 şehit verdik!’ derse hata eder. Birileri Türkiye gündemini değiştirmek için asker kaçırıyor, komandolar kaçırılan askerlerin peşindeyken pusuya düşürülüp öldürülüyor. Pusuya düşürdüğü askere yangın bombaları ve kurşun yağdıranlara şehit denebilir mi? Onlar en hafif tabirle âsidir. Şöyle denirse anlarım. Türk anaları gibi Kürt anaları da çocuklarına Fatiha okumakta. İşte o, hadisenin acı gerçeğidir. Çözüm de oradadır. Çözüm, bu toprakların bin yıllık hamurunda ve çamurundadır. Bakalım BDP’de kim İmralı ve Kandil’e gözü kapalı uymaktan çıkma şahsiyetini gösterebilecek? > İç barışın temininde BDP’ye önemli görevler düşüyor. Ama bunu yapabilmek için bu kurulmuş, kurgulanmış halden çıkması gerekiyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT