BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Arda Turan medarı iftiharımız!

Arda Turan medarı iftiharımız!

Heyhat! “İspanya’da oynayamaz. Atletico Madrid bitişin başlangıcıdır” diyenler var. Arda Turan için. Ne manasız bir tartışma! Kahkahayla gülüyorum hepsine... Mutsuz, narsist, kıskanç insanlar!.. Destan yazanlar da çok, varsın olsun. O, fazlasıyla hak ediyor, bunu.



Heyhat! “İspanya’da oynayamaz. Atletico Madrid bitişin başlangıcıdır” diyenler var. Arda Turan için. Ne manasız bir tartışma! Kahkahayla gülüyorum hepsine... Mutsuz, narsist, kıskanç insanlar!.. Destan yazanlar da çok, varsın olsun. O, fazlasıyla hak ediyor, bunu. Ancak, o methiyeler, hayatı Arda‘ya zindan etmeye çalışanların varlığını sıfırlar mı, hayır! Onun tesiri, duvara çakılıp da sökülen çivi gibi iz bırakır hep. Geçelim. İyiler ve kötüler daima olacağı gibi eleştiriler de, methiyeler de olacak ki; sıfatlar gerçek değerini bulabilsin. Ancak bundan ne payeler çıkarmalı insan kendine ne de gocunmalı. Sadece ders varsa almalı. Gerçek şu; Bayrampaşa Altıntepsi’de atılan tohum, G.Saray Altyapısı’nda filizlendi ve 12. yılın sonunda, İspanya’ya dal budak salacak hale geldi. Ne mutlu! İşte, gelişme bu. Takdire şayan olan bu! Tebrikler, Arda! Soru, Atletico Madrid’e 15 milyon Euro’ya transfer olmakla iş bitiyor mu, hayır; yol uzun ve çetin; iyinin iyisi, daha iyinin, en iyisi var ve her insan mükemmele ulaşmak ister. Arda için de bu geçerli... Durmak yok; mükemmeliyet yolunda ilerlemeye devam sevgili Arda. Unutma sen, kara bulutlar dolaşan futbol dünyamızın medarı iftiharısın! Bize başarı hikayeleri yazdırmaya devam et lütfen... MIHLAMA Hedefler bitmez! Fatih Terim Yeni sevda İstanbul 2020 Malum; 2000, 2004, 2008, 2012 olmadı, 2016’yı pas geçtik. Bu defa adaylığımızı bizzat, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan açıkladı; “Hayaldi, hedefimiz oldu” diye; İstanbul’un 2020’de olimpiyatlara ev sahipliği yapma arzusunu. Hayırlı, uğurlu olsun. Artık yeni sevda İstanbul 2020... “Bu defa tamam” diyorum, çünkü onca yıl kaybedilen adaylıklar, bize en güzel olimpiyatı organize etmek için iyi bir fırsat hazırladı. Var mı, aksini düşünen? Bilenler anlatsın! Bu satırların yazıldığı sırada Futbol Federasyonu şike soruşturmasıyla ilgili son rötuşları yapıyordu. Ancak; TFF yönetimi nasıl bir karar verecek, işte onu bilemiyorum. Havanda su mu dövecek yoksa neşteri tam yerinden mi vuracak? Kaygılarım var... Ancak, kararın adil olup, olmayacağıyla ilgili bir kaygı değil bu. Diyorum ki; madem bir girdaba girildi, o halde sonuna kadar gidilsin. Yani, operasyonda amaç şike ve teşvik kirliliğinden tümüyle arınmak mı olmalı yoksa sadece 14 Nisan 2011’i milat almak mı? Bir okuyucum diyor ki; sonuna kadar neden gidilmiyor? Sahi, neden? Yine okuyucum soruyor; kafalarda oluşan aşağıdaki istifhamların cevabını kim, ne zaman verecek? 1. 2005-2006 sezonu için F.Bahçe’nin tutuklu başkanı Aziz Yıldırım, Milliyet gazetesi yazarı Hasan Cemal’e “Şampiyonluğu kaybettiğimiz Denizli-F.Bahçe maçı şikeydi, inanmayan varsa belgesiyle kanıtlarım” demişti. O belge gerçek mi, değil mi? Sayın Yıldırım, belgeyi nereden ve nasıl temin etti, neden kendi TFF’yi o dönem göreve çağırmadı, bunu anlatsın da her şey gün yüzüne çıksın. 2. 1986-87 sezonunda şampiyonluğa oynayan Beşiktaş’ın Malatya deplasmanı öncesi bir G.Saray yöneticisi (Ergun Gürsoy), Malatyasporlu futbolculara teşvik primi dağıttı mı, dağıtmadı mı? Hem Sayın Gürsoy hem de o dönem Malatyaspor’da oynayan Sayın Ünal Karaman anlatsın da doğruyu hep beraber öğrenelim. 3. G.Saray’ın averajla şampiyon olduğu 1992-93 sezonunda, 8-0’lık Ankaragücü galibiyetinin perde arkasını kaleci Rade Zalad anlatsa da, şike var mı yok mu, Türkiye gerçeği öğrense. 4. Ankaragücü’nün bu kez G.Saray’ı 2-1 yenip de F.Bahçe’ye şampiyonluk yolunu açtığı maçta soyunma odasına 500 bin ABD doları geldi mi, geldiyse o para futbolculara, Cafer Aydın’ın önce itiraf ettiği sonra inkar ettiği gibi imza karşılığı mı dağıtıldı, en azından Ersun Yanal bildiklerini anlatsa da, bir karanlık dönem aydınlansa. Herkesin konuştuğu bu ve benzer iddiaları uzatmak mümkün. Ama konu bu değil, konumuz, “Kazanmak için her yol mubahtır“ anlayışını kırmaksa, o zaman bataklığı tümüyle kurutmak gerekmez mi? Ayrıca göreceli adalet adalet mi olur? Etik Kurul! Etik Kurul, fiilen ofsayda düştü. Neden mi, “Şikenin varlığına kanaat getiremedik” dedikleri için değil, incelemelerini TFF’den önce kamuoyuna sızdırdıkları için. Nerede kaldı bu incelemenin “gizliliği?” Söyleyin böyle hakemlik mi olur? Özel Hukuk Usulü Muhakemeler Yasası’nda dava ile ilgili kanaat bildiren hakem “çekince göstermiş sayılır” hükmü yok mudur? Yazık! Etik Kurul’un etik olmayan davranışına. Susma!.. Konuş! Eflatun der ki... “Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar çirkindir.” Yabancı! Karşıyım!.. Karşıtlığım ne 6+2’ye, ne de yabancıya. Ben kendi varlığını inkar eden yabancılaşmaya karşıyım!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT