BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Alacakaranlığa şarkı söyleyenler

Alacakaranlığa şarkı söyleyenler

Isırılmış bir elmayı Apple markasıyla dünyaya kabul ettiren Steve Jobs‘un, sekiz yıl boyunca yakalandığı kanser hastalığından hayatını kaybettiğine dair haberi duyunca unutamadığım bir sözü aklıma geldi...



Isırılmış bir elmayı Apple markasıyla dünyaya kabul ettiren Steve Jobs‘un, sekiz yıl boyunca yakalandığı kanser hastalığından hayatını kaybettiğine dair haberi duyunca unutamadığım bir sözü aklıma geldi... Diyordu ki; - Bir gün bu işleri yapamayacak hale gelirsem, bunu size söyleyecek insan ben olacağım! İnsanlığa kazandırdıklarını artık herkes biliyor, hatırlatmaya gerek yok... Ertuğrul Özkök‘ün dediği gibi; Üniversite bitirmemiş, Köprüaltı Çocukları romanından fırlamış bir garaj çocuğu... Mac, İPod, İPad, İphon ve Mouse’un kâşifi diye tanınan Jobs, yakalandığı amansız hastalık yüzünden dünyaya bu yenilikleri kazandırdı... Kimbilir belki de başını alıp uzakta bir yerlere gitmek istiyor ve yanına götürmek istediklerini düşündüğünde baktı ki koca bir valiz doldurması gerekiyor... Hepsini bir yerde toplayan bir şey düşünüp ve buldu... Dünyanın dev şirketleri sarsıldı... Hastalığı kendine acı verirken milyonlarca insanı büyük bir sıkıntıdan kurtaran Jobs durumu ağırlaşınca da dediği gibi işi bıraktı... Bir kedi gibi usulca bir köşeye çekilip ölmeyi bekledi... * Jobs, statükoya direnen bir duruşa sahipti. O hayat hikâyesinden büyük dersler çıkartmalı... Bu ülkede ise ihtişamlı cv’leriyle övünülmeye devam ediliyor ama daha insanlığa kazandırdıkları bir keşifleri yok... Adeta; referansla, yalan ve dolanla, şişirilmiş cv’lerle, kulisle, arkadan kuyu kazmakla kendilerini bir yerlere taşımak gayretindeler... Lakin, onlara sorsanız, statükoya direniyor... Bana sorsanız statükonun bekçiliğini yapanlar... Ne hikmetse her yerde varlar ve daima rağbet görmekteler... Nasıl başardıklarını sorduğumuzda ise; -Atlar koşmak için, eşekler ise çalışmak için vardır, derler... * Tarihimiz Jobs‘un duruşuna sahip insanlarımızla dolu. Mimar Sinan, Yunus Emre, Karacaoğlan, Molla Gürani ve Somuncu Baba... Fatih, Manisa’da Şehzade iken Molla Gürani hocasıdır... Fatih, sürekli Roma‘yı fethetmeyi hayal ederken Molla Gürani kendisine unutamayacağı bir söz söyler; - Önünü görmeyenlerin öteleri görme hakkı yoktur! Yani önce İstanbul’un fethedilmesi gerektiğini hatırlatır... Ne acı ki bu ülke son iki yüz yıldan beri önünü görmemekte ısrar ediyor ve sürekli aklı ve fikri ötelerde geziniyor... Ve Fatih tahta çıkınca Molla Gürani huzura çıkıyor ve belki de tarih boyunca en anlamlı duruşu sergileyerek diyor ki; - Artık bana müsaade Sultanım... Ben şehzade hocasıyım, sultanlara hocalık edemem... Artık size yani Sultana hocalık etme hakkı Akşemsettin Hazretlerinindir! Yani, Jobs‘un anlamlı duruşuna Molla Gürani yedi yüz yıl önce sahip olmuş... Ve bu ülkede varılan nokta ise; etrafındakileri bir iş yaptırmayacak hale getirmeyi başarmak isteyen kafalar ile dolu, zafer kazanmış gibi de alacakaranlığa şarkı söylüyor...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92779
    % -0.98
  • 5.283
    % -0.08
  • 6.0317
    % 0.15
  • 6.6982
    % -0.65
  • 211.885
    % -0.27
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT