BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Biz de petrol arayacağız

Biz de petrol arayacağız

Enerji Bakanı Yıldız: “2-3 ay içerisinde Akdeniz’de uluslararası bir konsorsiyumla sondaja başlayabiliriz”



PARİS - Nuri ELİBOL PARİS YOLUNDA ÖNEMLİ MESAJLAR Enerji Bakanı Taner Yıldız, Paris yolunda aralarında İhlas Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol’un da bulunduğu gazetecilere önemli açıklamalar yaptı. MASRAFLAR ARAYAN ŞİRKETE Bakan Taner Yıldız, “Petrol aramalarında şirketlere ‘Bulamazsak para vermeyiz’ diyoruz. Bulursak masrafın yarısını ödüyoruz” dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Akdeniz’de uluslar arası bir konsorsiyumla arama anlaşmasının iki buçuk üç ay içinde yapılabileceğini açıkladı. Paris’e giderken uçakta gazetecilerle sohbet eden Enerji Bakanı Yıldız, Karadeniz’de arama faaliyetlerini yürüten Türkiye’nin Akdeniz’de de boş durmadığını dile getirerek, “Akdeniz’de yakın bir zamanda, sistematik bir gelişme bekleyelim... Yeni bir anlaşma, sözleşme... Bir uluslar arası yapıyla... Bu yıl içinde yani önümüzdeki iki buçuk-üç ayda... Çünkü Karadeniz’de bir çalışma yaparken, Akdeniz’de yapmadığımız anlamına gelmemesi lazım. Akdeniz’deki aramalar Piri Reis ile başlamış değil. Antalya’da, Mersin açıklarında... Bir uluslar arası konsorsiyumu hep beraber göreceğiz“ dedi. Konsorsiyumun ismini veremeyeceğini zira açıklandığında hemen üzerinde yoğunlaşıldığını ve baskı oluştuğunu dile getiren Yıldız, şöyle konuştu; “Çok konuşulduğu için söylüyorum, bu, Norveç değil mesela... Blok adı vermeyelim ama Akdeniz’de bizim yeni sismik verilerle beraber, orada arama faaliyetlerine dönüştürebileceğimiz bir yapı oluşturuyoruz. Sismik taraması olmayan bir yere kuyu vurmam. Türkiye’nin sokağa atacak bir kuruşu yok. Ortada siyasi bir durum var. Bunu görmemezlikten gelemeyiz. Çok önemli bir durum. O yüzden biz Karadeniz’deki çalışmalarımızın ağırlığını Akdeniz’e kaydırmayı düşünüyoruz.” Piri Reis’e de hak etmediği bir rol biçildiğini ve petrol platformunun yanındaki bir fotoğrafıyla sunulduğunu hatırlatan Yıldız, “Bir platform ile bir sismik arama gemisi bir değil ki... Kıyaslanamaz... Birisi kavun, birisi erik...” diye konuştu. Bakan Yıldız, arama faaliyetlerini KKTC ile anlaşmadan sonra başlattıklarını vurgulayarak; “Aksi takdirde Rumlar’ın düştüğü hataya düşmüş olurduk. KKTC’nin uluslar arası arenada bu kadar tescillendiği bir ortam olmadı” dedi. “BÜYÜK KAYNAK AYIRIYORUZ” Öncelikle ithal edilen petrol ve doğal gazı yerli kaynaklarla ikame etmeyi amaçladıklarını kaydeden yıldız, şunları söyledi; “Bu da arama faaliyetleri ile olur. Arama faaliyetlerine ayırdığımız pay bizim hükümetlerimiz döneminde tam 11 katına çıkmış. Dünya devleriniz yaptığımız anlaşmalar hariç. Bu şirketlerle temel prensibimiz şu; petrol bulamazsak parayı siz veriyorsunuz. Petrol bulursak masrafların yarısını ödüyoruz. Ne zaman ödüyoruz? Petrol bulup sattığımız zaman. Sonra kârı belli oranlarda paylaşıyoruz. Biz aramaya devam edeceğiz. Türkiye’nin topraklarının üçte biri kadar Karadeniz’de münhasır ekonomik bölgesi var.” Petrol yok diye ağlayacak hallerinin olmadığını dile getiren Yıldız, ithal enerji kaynaklarının ulusal siyasete yük olmadığını ama cari açığa yük olduğunu söyledi. “Derdimiz akşam kimse içmesin değil” Mesai saatleriyle ilgili önerisine gelen tepkileri Enerji Bakanı Yıldız, şöyle değerlendirdi; “28 Mart 2010 günü saatleri bir saat ileri aldık.30 Ekim’de de 1 saat geri alacağız. 29 Ekim günü Ankara’da güneş 7’yi 6 geçe doğacak. 30 Ekim günü ise 7’yi 6 geçe doğacak. Yani gün ışıdıktan 1 saat sonra hayata başlayacağız. Gün batımı ise 29’unda 17, 30’unda 18 olacak. İki günü karşılaştırdığımızda mesai saatleri hiç değişmediği için, bir gün önce güneş batmadan yarım saat önce mesai biterken, bir sonraki gün güneş battıktan yarım saat sonra mesai bitecek. Bu durumda karanlıkta daha fazla yaşarken, aydınlıkta daha fazla uyuyor olacağız. İşte bunu tartışmaya açıyoruz. Bunun anlamı sabah namazında kalkın aksam yatsıdan sonra yatın, akşam kimse içmesin değil. Bizim verdiğimiz saat bunu teyit etmiyor.” Enerji Bakanı Yıldız, şöyle devam etti; “Buna göre yatsı namazını kılamıyor. Böyle bir noktaya taşımak doğru değil. Namaz saatiyle bağlantı kurmak doğru değil. Ben tamamen başka bir şeyden bahsediyorum. Gün ışığının verimli kullanılmasından bahsediyoru.” Yaz saati uygulayanlarla uygulamayanların aydınlanma farklarının rahatlıkla görüldüğünü de kaydeden Yıldız, “Mesai süresini değil başlangıç ve bitişini değiştirelim diyoruz” dedi. “600 milyon lira tasarruf mümkün” Yaz saati uygulanırken zamanın bir bölümünün uykuda geçtiğini, yaklaşık 600 milyon TL tasarrufun mümkün olduğunu dile getiren Bakan Taner Yıldız, şunları söyledi; “Mesai saatini güneş ışığına göre ayarlasam ne kaybederim? Güneş doğduktan bir saat sonra mesai başlasın, mesai saati bitince de bitsin. 16’da da bitebilir yani. Kars’ta 6’da doğuyorsa 7’de başlar. Ankara’da 7’de doğuyorsa 8’de başlar. Seçim zamanlarında sandığı koyuyoruz, Kars’ta bir saat önce başlatıp bir saat önce bitiriyoruz. Bunun ne zararı var şimdi. İstanbul, Ankara’da servis saatleri için formül bulmuyor muyuz? İşte bunu sistemli hale getirelim diyoruz. Özel sektör bunu ayarlıyor, kamu da ayarlayabilir.” Enerji tasarrufu bilincinin toplumda yerleşemediğini dile getiren Yıldız, “Daha ilkokulda, çocuklukta yerleşmesi gereken bir alışkanlık bu. Anne, ev hanımı, iş kadını, işçisi, memuru, hepsinin bu konuda daha özenli olması gerekiyor” dedi. Doğalgazda sıkıntı olmayacak Yıldız, yaklaşan kış ayı öncesinde de doğalgazda herhangi bir sıkıntının yaşanmayacağı müjdesini verdi. Rusya ile Batı Hattı kontratının yenilenmemesinin bu hattan doğalgaz geçmeyeceği anlamına gelmeyeceğini anlatan Yıldız, “Ama kamu eliyle ama özel sektör eliyle, oradan gaz yine geçer. Sadece aktörler değişiyor” dedi. Bakan Yıldız stratejik olarak nitelendirilen Nabucco boru hattına ilişkin olarak “Nabucco Avrupa’nın gündemine gelmiyorsa, bizim hiç gelmez” sözleriyle rest çekti. Bakan Yıldız sohbet sırasında dağıtım özelleştirmelerinde zaman kaybın ın olduğunu itiraf etti. Bunu “Ama serbest piyasada, üç ayrı firma üç ayrı teklif verdiyse, ben o süreci takip etmek zorundayım. Kamu üzerine düşeni yapmıştır ve yapacaktır” diye konuştu TÜRKİYE’YE ENERJİ GEREKLİ Elektrik üretiminin yüzde 73’nün ithal, yüzde 27’sinin yerli kaynaklardan elde edildiğini hatırlatan Yıldız, “Türkiye’nin toplam 107 milyon varil yıllık petrol ihtiyacı var, bütün enerji için. Kendi kaynaklarında yerli kömür var, su var, jeotermal var, rüzgâr var, güneşe de başlıyoruz” dedi. Türkiye’nin büyüme hızının, yenilenebilir enerji kaynaklarının büyüme hızından daha büyük olduğunu hatırlatan Bakan Yıldız, “Bu yıl bizim büyüme hızımız, AB ülkelerinden birçoğunun 5-6 yıllık büyüme hızına denk geliyor. Bizim bu büyüme hızını karşılayabilecek gelişmemizin tümü maalesef yenilenebilir enerji kaynaklarından olmuyor. Türkiye çok büyüyor demekle olmaz. Türkiye büyüsün, ben de ona enerji kaynağı yetiştireyim” diye konuştu. Elektrik üretiminde doğalgaz kullanımının yüzde 43’lere indirildiğini vurgulayan Yıldız, “2023’e kadar inşallah yüzde 30’a kadar çekmeyi düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT