BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şehidim şahidim olsun ki...

Şehidim şahidim olsun ki...

Oynayanın içinden tam oynamak gelmiyor, seyredenin içinden coşku yükselemiyor. Bütün gösterilerin arasında, tuttuğu takım bir gol atsa havalara fırlayacak, ama belli ki hemen kendine gelip yerine oturacak.



------------------- Herkes, hepimiz tepkiliyiz. Tribünler, saha içi, yerlisi yabancısı, İspanya’da oynayanları, saha dışı tüm insanlar şiddetli tepkili.. Tüm siyasi yapı da elini boğazının hizasına kaldırmış, avuç içi yere bakarak “burama geldi” işareti yapıyor. ------------------- Oynayanın içinden tam oynamak gelmiyor, seyredenin içinden coşku yükselemiyor. Bütün gösterilerin arasında, tuttuğu takım bir gol atsa havalara fırlayacak, ama belli ki hemen kendine gelip yerine oturacak. 26 gencecik aslanı toprağa verirken, toprağın tepkisi geliyor, 7.2 şiddetinde titriyor yer. Hemen ardından yüzler oluyor kaybımız. Şaşkınız.. Kime, nasıl öfke göstereceğimizi şaşırıyoruz. Pankart açıyor, bağırıyor, haykırıyor, ağlıyor ve acımızı yüzümüzün çizgilerine taşıyoruz. “Keşke maça gitseydim”in altında, ben de bağırsaydım “Burdaaaa” diye; yatıyor.. Futbol teferruat olmuş.. Askeri, polisi bekliyor ki birisi düdük çalsın ve maç başlasın.. O zaman; Şehidim şahidim olsun ki; Biz hala buradayız ve varız! Nouma’yı nasıl bilirsiniz? Bir hafta olmadı henüz, Kiev’deydim. World Travel Channel bir süredir muhteşem seyahat belgeselleri hazırlıyor. Üstelik satın alıp Türkçelendirmiyor, kendisi üretiyor. O ekiple, Pascal Nouma ve Çarşı grubu ile bir arada olmanın keyfini yaşadım. Organizasyon muhteşem, maç iğrençti. Çarşı esprili, Nouma ise son derece ciddi bir adam olduğunu gösterdi bana. Hiçbir şeyin dışarıdan göründüğü gibi olmadığını anladım o sıkıştırılmış programda... Facebook’umun aforizmaları Bir araya topladım futbol hakkındaki ve tabii ki hayat hakkındaki “tespit” yazılarını. Bizim facebook takipçileri ve bu köşenin sadık okurları derleyip gönderiyor. Ben de şükranla kullanıyorum. Malum bir derbi var ve benim tüm ülke gibi “maç analizi” yazmak gelmiyor içimden... - Dost başa rakip futbolcu kaleye bakar!... - Futbol bir tutanaktır!... - Üç mantık hatası bir penaltıdır!... - Futbolda bir başarısızlık oldu mu istifası istenen başkanların diğer spor branşlarındaki başarısızlıklarında hiçbir tepki görmemesi nedendir? - Futbol maçlarında yardımcı hakemler neden maçın başlama seremonisinden hemen sonra aceleyle kalenin ağlarını kontrol ederler? Maç başlamadan önce ısınırken rahat rahat kontrol etseler olmaz mı? - “Kötü kura çektik” ve “Top bizi sevmedi” ile “Hakem takdir hakkını hep rakip lehine kullandı” söylemlerinden bıktık. Hele hele “Şeker gibi kura”lardan sonra elenmekten gına geldi. - Halı gibi saha istiyoruz da halı sahada top oynayınca, spor da yapmış sayılıyor muyuz? - Bir maç daha yapsak, biz sizi kesin yeneriz!... - Maçlarda bir çok takım taraftarının puan cetveli öyle demediği halde “şampiyon” kelimesi üzerine tezahüratları yapması!... - Bizim için ve bir maç için en iyi idare şekli; “durumu idare etmek” galiba!. - Hakem atasözü: Ezildik ama yendik de olsun!... Eskiden neler yapardık? - Zeytin çekirdeklerinden tespih!... - Sigara paketlerinden çerçeve!... - Kibrit çöplerinden ev!... - Yoğurt kabından saksı!... - Sıkıştırılmış kağıttan mahalle maçı topu!.. - Kiremit tozundan kırmızı biber!... - Patatesten kaşar peyniri!... - Eski gazetelerden kesekağıdı!... - Yaşlı atlardan sucuk, salam, pastırma!... - Altmış ikiden tavşan!... - Yumurta kartonlarından ses yalıtımı!... - Üç kornerden bir penaltı!... Ne POST-İT, ne altına bir şaka, ne de anlamlı bir söz yazacak halim yok gördüğünüz gibi... Beni bağışlayacağınızı umuyorum..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT