BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çanakkale 18 Mart Üniversitesinden, Sivas Cumhuriyet Üniversitesine

Çanakkale 18 Mart Üniversitesinden, Sivas Cumhuriyet Üniversitesine

Geçen hafta bana, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi, fahri doktora unvanı verdi. Doktora cübbesini, üniversite öğrencilerinin önünde, Rektör Sayın Sedat Laçiner’le birlikte Çanakkale Valisi Sayın Güngör Tuna’nın yardımıyla giyindim. Çanakkale’de, ömrümün müstesna günlerinden birini daha yaşadım.



Geçen hafta bana, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi, fahri doktora unvanı verdi. Doktora cübbesini, üniversite öğrencilerinin önünde, Rektör Sayın Sedat Laçiner’le birlikte Çanakkale Valisi Sayın Güngör Tuna’nın yardımıyla giyindim. Çanakkale’de, ömrümün müstesna günlerinden birini daha yaşadım. Bana fahri doktora unvanını, ilk defa 1991 yılında Azerbaycan Asya Üniversitesi vermişti. Aynı yıl içinde, Azerbaycan Gence, Nizamî Üniversitesi de beni fahri doktorluk payesiyle şereflendirmişti. Azerbaycan Ziyalılar Cemiyeti, 15 numaralı diplomasıyla beni, Fahrî Ziyalıları arasına almıştı. Ve Dünya Türklüğüne Hizmet Ödülü de bana ilk defa Azerbaycan’da verilmişti. 1960 yılından bu tarafa almış olduğum ödül sayısı 40’tan fazladır. Bu ödüller arasında beni en çok duygulandıran, Çanakkale 18 Mart Üniversitesinden aldığım ödül oldu. Rektör Sedat Laçiner’in hakkımda söylediği çok güzel cümleleri buraya almıyorum. Dün olduğu gibi bugün de beni sevenlere ve teşvik edenlere, lâyık olmaya çalışacağım. Eskiler ne doğru söylemişler: “Marifet, iltifata tabidir!” demişler. İlk nesir kitaplarım olan: ÜSKÜP’TEN KOSOVA’YA ile TÜRKİSTAN TÜRKİSTAN, YÖK tarafından bütün üniversitelerimize tavsiye edilmeseydi ve eserlerini büyük bir zevkle okuduğum yazarlar, kitaplarım hakkında takrizler yazmasalardı, acaba ben, yeni eserler yazmaya çalışır mıydım? Şimdi benim ismim, 20 kitabımın üstünde gülümsüyor. Bunların toplam baskı sayısı bir milyona ulaştı. Harman isimli şiir kitabım bugünlerde 98.000’inci baskısını yapmak üzere. Beni teşvik eden kuruluşlara ve kitaplarımı okuyan kişilere minnettarlığımı ifade ediyorum. Bu münasebetle burada, yüreğimi burkan bir hususa da dikkatinizi çekmek istiyorum: Azerbaycan üniversitelerinden aldığım iki fahri doktora unvanını 12 yıldan beri bir defa olsun kullanmadım. Çanakkale Üniversitesinin lütfettiği fahri doktora unvanını da yaşadığım müddetçe, ismimin önünde kimse göremeyecek. Onlar benim şeref madalyalarımdır. Çocuklarıma miras bırakacağım büyük güzelliklerdir. Yalnız ben Sivaslıyım. O toprağın yetiştirdiği kimseler arasındayım. Bu bakımdan çok isterdim ki, Azerbaycan ve Çanakkale Üniversitelerinden çok önce, benim şehrimin Cumhuriyet Üniversitesi, bana ve Sivas’ın çok değerli kalemlerine kol-kanat gersin. Sahip çıksın. Sivas’ın çok değerli kalem sahiplerinden merhum Ergun Göze‘nin 40 güzel eseri yayımlandı. Ahmet Turan Alkan, Beşir Ayvazoğlu, Ahmet Özdemir gibi eser veren kalemlerden hiçbirine Sivas Cumhuriyet Üniversitesi sahip çıkmadı, çıkmıyor. Edebiyatın ve Türkçenin millet hayatımızdaki büyük önemini bilmeyen üniversitelerimiz var. Vah bize, vahlar bize!
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT