BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Demokrasi izahat gerektirir

Demokrasi izahat gerektirir

Kamuoyunu ikna da diyebiliriz buna... Yasama’nın, yürütme’nin, yani Meclis’in, siyasi iktidarın, onun yönetimindeki bürokrasinin, alınan karar, yapılan tasarruf, icraat hakkında tafsilatlı ve ikna edici izahat yapması gerekir.



Kamuoyunu ikna da diyebiliriz buna... Yasama’nın, yürütme’nin, yani Meclis’in, siyasi iktidarın, onun yönetimindeki bürokrasinin, alınan karar, yapılan tasarruf, icraat hakkında tafsilatlı ve ikna edici izahat yapması gerekir. Demokratik derinliği yeterli ülkelerde süreç böyle işler. Yani bir kararı seçilmiş bir meclisin alması veya seçilmiş bir iktidarın icra etmesi, o kararı veya icraatı izahtan vareste kılmaz. ‘Seçilmişler böyle bir karar aldığında, seçenler de ikna olmuş sayılır’ diye bir durum yok yani... Yaz başında çıkarılan şike kanunu kış gelmeden değiştirildi. Üstelik yaz başında çıkan yasaya göre başlamış bir soruşturma sürerken.. Mahkeme o yasaya göre hazırlanan iddianameyi kabul etmişken... Haliyle kafalar karıştı, acabalar, neden’ler, nasıl’lar zihinleri doldurdu. Yürümekte olan bir dava sürecine yasamanın müdahalesi diyenler dahi oldu. Yaz başında yasa çıkartan ve aynı yasayı bugün değiştirenlerin mutlaka gerekçeleri, izahatları vardır. Biz bunları bilmediğimiz için, bu konuda olan biteni anlamakta güçlük çekiyor olabiliriz. Şike yasasının değiştirilmesi belki hukuki bir defonun, bir yanlışın giderilmesi için yapılmış olabilir. Bunu söyleyenler de var. Lakin toplumsal kanaatler zahire, yani görünene göre oluşuyor. Görünen ise, ‘şike zannıyla bazı kimselerin gözaltına alınması, sonra yasa değiştirilerek cezaların azaltılması ve ceza alma ihtimali olan o kimselerin kurtarılması’... Gerçek böyle olmayabilir. Bunun gerçek olmadığını, gerçeğin başka ve rasyonel sebeplere dayandığını en iyi anlatacak olanlar ise yasama ve yürütmenin temsilcileridir. Umarım anlatırlar. Sığınma Cem Uzan milyarlarca dolarlık yolsuzluk ve irtikap ithamlarıyla ağır ceza mahkemesinde yargılanırken, hatta aranırken Fransa’ya sığınmıştı. Bedrettin Dalan da Ergenekon davasında ülke düzenini değiştirmek için örgüt kurmak ithamıyla ağır cezada yargılanırken, hatta aranırken Almanya’dan oturma izni aldığı ortaya çıktı. Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası anlaşmalar, AB hukuku, kendi ülkesinde ağır kriminal ithamlarla yargılanan ve hakkında yakalama kararı olan kişilere sığınma hakkını nasıl veriyor bilmiyorum. Lakin eskiden idam cezasını gerekçe gösterip iade taleplerini reddeden AB ülkeleri, şimdi de ağırlaştırılmış müebbet hapisi gerekçe gösteriyorlarmış, iade taleplerini reddederken... Interpol, iade, kırmızı bülten, müebbet, oturma izni, sığınma... Garip ve zihin bulandırıcı bir durum, değil mi?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT