BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İpin ucu

İpin ucu

Bir savcı, “bizim maaşlarımız müsteşarın maaşına endeksli.. Müsteşarın gelirleri nedir, açıklansın” diyerek dava açmış.



Bir savcı, “bizim maaşlarımız müsteşarın maaşına endeksli.. Müsteşarın gelirleri nedir, açıklansın” diyerek dava açmış. Hakim de davayı kabul edip, “Müsteşarın gelirlerinin dökümünü gönderin” diyerek bütün bankalara talimat göndermiş. Sonra ne olmuşsa olmuş, hakim talimatını geri çekmiş. Devreye HSYK girmiş, savcıya soruşturma açmış. Bu hikâyenin sonu böyle bitmeseydi, yargının kamuoyundaki imajına olumlu bir katkısı olurdu. Ben şahsen hikâyeyi yarıya kadar eğlenceli buldum, yarıdan sonrası beni ürküttü. Mahiyeti ne olursa olsun, müdahale kokusu var. Şemdinli’de komutanın adını iddianamede geçirdiği için müdahaleye maruz kalan savcı ile bu savcı arasında ne fark var. Yahut Erzurum’daki özel yetkili savcıların özel yetkisini kaldıran kurulla, maaş için dava açan savcıyı soruşturan kurul arasındaki fark ne? ..... Bir tarafta böyle bir magazin haber, öbür tarafta 12 Eylül’den, Balyozdan, andıçtan hesap soran bir sistem.. Yargı sistemi.. Her şey tam yerli yerine oturmuyor. Ben de çok insan gibi 12 Eylülden hesap sorulacağı, darbecilerin yargılanacağı söylenirken “28 Şubatçı”ların, “27 Nisancı”ların neden atlandığını merak ediyorum. Bu iş sırasıyla olacaksa 60 ihtilali var.. 12 Mart var.. Sondan başa gidilecekse 27 Nisan var, 28 Şubat var.. Niye aradan cımbızla 12 Eylül çekildi. Böyle bir sorunun muhatabı kim, onu da bilmiyorum. Yine samimi olmak lazımsa çok derdim de değil. Sadece işin meraklılarının sıra atlamaya nasıl bir gerekçe bulduklarını, açıklamalarının ne olduğunu merak ediyorum o kadar. Yoksa ben aynı yere takılı kaldım. 12 Eylülden hesap sorma işi sembolik olur. Buna ne davanın iki sembolik isminin ömrü yeter, ne de iki sembolik ismi usulen yargılayınca hesap sorulmuş olur. 12 Eylül deyince insanlar hemen işkencecileri hatırlıyor. Oysa o işkencelerin bir benzeri 93’lerde, 94’lerde, 95’lerde.. daha sonrası için sızıntı yok ama belki birkaç sene daha yapılmış. O dönemlerin hesabı kimden sorulacak.. Dönemin cumhurbaşkanından, başbakanından mı? .... Malum klasik bulmacalarda sorular yukarıdan aşağıya ve soldan sağa için ayrı ayrı olur. Biz hep soruları iki taraflı sorup cevapları tek taraflı vermeye alıştık. Sıkışırsak bu yukarıdan aşağıyanın cevabı diyoruz.. Bir başka sütunda soldan sağanın cevabı diyoruz ama sağlama yapmaya alışık değiliz. Sanki cevaplar yazılmış, bize cevaplara uygun soru bulmak düşüyor. Kimi yukarıdan aşağıyanın sorularını yazıyor, kimi soldan sağanın.. Soldan sağa tutuyor, yukarıdan aşağıya uymuyor.. Yukarıdan aşağı esas alınınca soldan sağa tutmuyor.. Açıklamalarımız çok tutarlı değil. İpin ucu nerede o da tam belli değil.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT