BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Orduda değişim

Orduda değişim

TSK’da devrim gibi bir karar, Fransa’daki Ermeni kayırmacılığına dair kanunun doğurduğu ateşli münakaşalar sebebiyle layıkıyla görülemedi.



TSK’da devrim gibi bir karar, Fransa’daki Ermeni kayırmacılığına dair kanunun doğurduğu ateşli münakaşalar sebebiyle layıkıyla görülemedi. Genelkurmay aldığı bir kararla ordu içinde burjuvaziye son verdi. Bundan böyle subay-astsubay orduevi ayırımı ortadan kalkmış oldu. Böyle bir uygulama oldum olası yadırganan ve içe sindirilemeyen bir çarpıklıktı. Ordunun sınıflara ayrılması ve bir sınıfın diğerini ezmesiydi. Ezilen sınıf da psikolojik olarak rahatsızdı. Şimdi bu çarpık yapı bitti. Böylece ordu içi dayanışma ve barış, herhalde eskisinden daha sağlam olacak, ayrı bina, ayrı personel gibi israf sebepleri ortadan kalkacaktır. Orduevi diye sembol ismi söyledik ama haddi zatında deniz sahilinden kuaföre kadar uzanmakta. Ayrım sadece rütbeliler arasında değil eşlerin sosyal hayatında da olmaktaydı. Ordu, 27 Mayıs’ın çektiği yerden çıkarak normalleşme sürecine giriyor. Değişim devam etmelidir. Aslında orduevlerinin topyekûn kalkması gerekirdi. Buna rağmen şayet bu tasarruf bir ara işlemse o bile hazmetme adına devrim sayılabilir. Bir adım sonrasında lojmanların da bitmesi gerekir. Lokantası farklı, sitesi ayrı asker milletinden kopar. Bizde vekil lojmanları ortadan kalktı. Fakat askerî lojmanlar devam etmekte. Yapılması gereken işlerden biri de Boğaz gibi, sahil gibi çok kıymetli yerlerdeki askerî birlikleri daha makul noktalara çekip halkın denizden istifadesini engelleyen sebeplere son vermektir. Genelkurmay, askerî burjuvaziyi bitirirken Milli Eğitim Bakanlığı da ona paralel olarak liselerden Milli Güvenlik dersini kaldırdı. Çok lüzumsuz bir dersti. Daha doğrusu asla ders değil, zaman, kaynak ve insan israfıydı. Çok sıradan gibi görünen bu değişimler, eskiden hayal bile edilemezdi. Zira neredeyse hayallere bile pranga vurulmuştu. Bazı ideolojik kalıplar gibi ordu da sorgulanma dışıydı. Artık yapılacak yeni anayasada Genelkurmay, Milli Savuma Bakanlığına bağlanacaktır. Bunlar, Türkiye’nin militer bir yapıdan çıkıp sivil ve demokrat bir düzene kavuşmasında inkârı mümkün olmayan cesur adımlardır. Bunlar bir zamanlar dile gelseydi, bahsedenler taşlanırdı. Bugünse gayet olağan bir haber gibi geçmekte. TSK iç yapısında yaşanan değişimlerin sonucu ve toplamı profesyonel ordu olacaktır. Bütün bunların tercümesi şudur. Asker, buyurganlıktan sivil iradeye tabi olmaya geçmekle halkıyla ihtilaflı olmaktan çıkıp onun emrine girmektedir. Böylece 27 Mayıs, 28 Şubat aykırı ordu tipinin yerini Yahya Kemal’in mısraıyla ‘Galib et çünkü bu son ordusudur İslamın’ diye niyaz edilen ruh alacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT