BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İran kimin düşmanı

İran kimin düşmanı

Sağlık İş’in 50 yıl başkanlığını yapan Mustafa Bey, geçen hafta vefat etti. Artık aday olma demek için evine heyetler gitmişti. Gözyaşları içinde aday olmamayı kabul etti.



Sağlık İş’in 50 yıl başkanlığını yapan Mustafa Bey, geçen hafta vefat etti. Artık aday olma demek için evine heyetler gitmişti. Gözyaşları içinde aday olmamayı kabul etti. Etmişti. Mustafa Bey sendikacılıktan daha çok vatan millet işleriyle ilgilenirdi. 90 yılların sonunda elinde haritalarla televizyona çıkar, Karadeniz bölgemizde Pontus Rum devleti kurma hazırlıkları olduğunu, düşmanlarımıza karşı uyanık olmamız lazım geldiğini söylerdi. Sonra birdenbire sesi kesildi. Bu işlere hiç bakmaz oldu. Tehlike mi ortadan kalktı, bu işlere bakanlarla bağı mı koptu bilmiyorum. Ama benim işaret koyduğum insanlardan biriydi. Muhtemelen 40-50 sene önce formatlanmış, sendikacı üniformasıyla aziz vatan davası için bir yere yerleştirilmiş, zaman içinde unutulmuş, update edilmemiş eski plağı çalıp duruyordu. ... Bizim devlet öyledir böyledir ama rejimi ayakta tutma metodları Beşar Esad’ın babasının metodlarını aratmaz. Burnunu sokmadığı yer kalmamış. Şimdi moda oldu, bu işlere devlet işi demiyorlar. Devlet içindeki çeteler, yapılanmalar, uzantılar vs. diyorlar. Devlet örtülü dernek kurmuş. Vakıf kurmuş. Tarikat kurmuş. Sendika kurmuş. Talebe derneği kurmuş. Kıbrıs’ı kurtarma derneği kurmuş. Çiftçi derneği kurmuş. Kooperatif kurmuş. Zirai donatım deyip sızmış, dergi deyip sızmış, gazete deyip sızmış.. Bütün bu işleri devletin ali menfaati için yapıyor olsalar saygı duyulacak bir tarafı bulunurdu. Bütün bunlar bir amaç için değil, araç için yapılmış. Araç nedir rejim.. Oysa esas olan millettir.. Hadi siz devleti de ilave edin. Bu metodlarla bir yere kadar gelinmiş ama yol bitmiş. Tıkanmış. Dönüşmek için bahane lazım. Yoksa olup bitenler iyi adamların kötü adamlara galibiyeti filan değil. ... Eskiden hayat çok yalındı. Küba gibi dışa kapalı bir dünya.. Başımızdan eksik olmayan standart bir iki düşman.. Ve düşmanla boğuşan kahramanlar. Biraz SSCB, biraz Yunanistan, biraz gerici, biraz bölücü.. geçinip gidiyorduk. Şimdi kim yer bu tezgahı.. Hayat renklendi ama düşman da çetrefil hale geldi. Sıradan değil.. Kendini sıra dışı, ortalama üstü sayan bir vatandaşı durdurup, “Bize on tane düşman say” deseniz sayamaz. Düşmanın kim olduğunu bilemez. Bırakın vatandaşı bakanlık yapmış, önüne istihbarat akmış Sadettin Tantan’ı çıkarıp, sayın Tantan, düşmanlarımızı sayın, deseniz o da sayamaz. Sayamamıştı zaten. 2001 krizinden önce düşmanlar deyip deyip duruyordu. Onu bilmem ama ben hep başkalarının projelerine çalıştığımızı 5-10 sene sonra fark ettim. Bırakın Tantan’ı, 28 Şubatın şanlı generalleri bile düşman tarifi yapamaz. Bütün bunları İran’ın, “topraklarını bize karşı kullandıran ülkeleri de vururuz” demeci hatırlattı. O gariplerim de dostu düşmanı 40 sene sonra fark ederler. Parselasyonda Rusya tarafında kaldılar. Bundan sonra eskiye benzer şekilde iki kutuplu dünyacılık oynar dururuz. İran da düşmanlarıyla savaşır.. Siz şimdi gerilin, düşmanınız daha sonra bildirilecek, demek gibi bir şey..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT