BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Öz güvenin anahtarı cesaret ve teşvik

Öz güvenin anahtarı cesaret ve teşvik

Çocuğun öz güven duygusu; sözlerinin dinlendiği, düşüncelerine değer verildiği, ilgi ve destek gördüğü bir aile ortamında gelişebilir. Onları cesaretlendirerek ve teşvik ederek onların güçlü bir öz güven duygusu geliştirmelerine yardımcı olabiliriz.



Çocuklarımın gelecekte başarılı olmasını ve kendi ayakları üzerinde durabilmesini çok istiyorum. Bu yüzden en büyük beklentim çocuklarımın kendi özgüvenlerini iliklerine kadar geliştirmeleri. Bunun için bir baba olarak neler yapabilirim? (Ahmet Erdoğan - Sivas) Saygıdeğer okuyucumuz, çocuklarımızın özgüven sahibi bireyler olmasını istiyorsak uygulayabileceğimiz en etkili yöntemlerden biri cesaretlendirme ve teşvik etmedir. Bu yöntemi kullanırken dikkat etmemiz gereken temel kural, çocukların kişiliğiyle ilgili özelliklere değil onların çabalarına ve başarılarına odaklanmaktır. Bunu bir örnekle daha rahat açıklayabiliriz: Farz edelim ki çocuğumuz çok iyi çalıştığı matematik sınavından 70 puan aldı. Bir ebeveyn olarak çocuğumuzu, neden daha yüksek bir not alamadığı için eleştirmek yerine bu sınava hazırlık sürecinde göstermiş olduğu gayretten dolayı takdir etmeliyiz. GAYRETLENDİRİN Mesela “Matematik sınavı için gerçekten çok çalıştın. Bu durum beni oldukça memnun etti. Böyle çalışmaya devam edersen çalışmanın karşılığını alacağına inanıyorum” diyebiliriz. Çocuğumuza bu şekilde yaklaşarak onu olduğu gibi kabul ettiğimizi, ona inandığımızı ve onun göstermiş olduğu gayretleri fark ettiğimizi ortaya koymuş oluyoruz. Böylelikle, çocuğumuzun kendine inanmasına ve özgüven duygusunu geliştirmesine yardımcı olabiliriz. Bu konuda bir başka örnek vermek gerekirse, çocuğumuz annesine sofrayı kurmada yardım ettiği zaman onun bu davranışını takdir etmemiz ona “iyi bir çocuk” olduğunu söylemekten daha anlamlıdır. Bununla birlikte etkili dinlemeye benzer olarak cesaretlendirme yöntemini uygularken kullandığımız kelimeler, çocuğun gösterdiği çabayı yansıtacak şekilde gerçekçi olmalıdır. YAPICI KELİMELER KULLANIN Özellikle iyi, kötü, harika, berbat vb. gibi yargıları içeren kelimeleri kullanmamaya özen göstermeliyiz. Çünkü belirli yargılar içeren bu ifadeler, çocukları “başkalarını memnun etmeye” ve “onların takdirini kazanmaya” şartlandırır. Yargı yüklü bu tür kelimeleri kullanmaktan kaçınarak çocuğumuzun kişiliğiyle ilgili olumlu imaj geliştirmesini ve kendisiyle barışık olmasını destekleyebiliriz. Özetleyecek olursak çocuğun özgüven duygusu; sözlerinin dinlendiği, düşüncelerine değer verildiği, ilgi ve destek gördüğü bir aile ortamında gelişebilir. Anne-baba olarak çocuklarımızı yapabilecekleri işlere dair cesaretlendirerek ve teşvik ederek onların güçlü bir özgüven duygusu geliştirmelerine yardımcı olabiliriz. Birleştirilmiş sınıfların faydası nedir? Öğrenciler ilgi duydukları alana daha kolay yöneliyor Rize Üniversitesi sınıf öğretmenliği bölümü son sınıf öğrencisiyim. Birleştirilmiş sınıfların bize sağladığı faydalar nelerdir? Bu konu hakkında bana bilgi verebilirseniz çok memnun olurum (Mustafa Emirhan Yıldırım - Rize) Sevgili Mustafa Emirhan kardeşim, birden çok sınıfın birleştirilerek bir grup meydana getirmek suretiyle bir öğretmen tarafından yetiştirilmesine birleştirilmiş sınıf öğretimi diyoruz. Türkiye’de bazı köy okullarında öğrenci sayısının az olması nedeniyle birleştirilmiş sınıf uygulaması tercih edilmektedir. Bunun yanında bazı Avrupa ülkelerinde nüfusu az olan yerleşim yerlerinde de birleştirilmiş sınıfların olduğunu görmekteyiz. İlköğretim düzeyinde farklı yaş, deneyim ve bilgiye sahip öğrencinin bir araya getirilerek birden fazla sınıfın birleştirilmesinin, çocukların birbirlerinden öğrenmesine imkân sağlaması açısından bazı avantajları vardır. Ayrıca birleştirilmiş sınıflarda öğretim iyi planlanır ve uygulanırsa öğrencileri ilgi duydukları ve yetenekli oldukları alanlarda bireysel olarak geliştirmek daha kolay olmaktadır. Tabi bu saydığımız olumlu sonuçların ortaya çıkması için öncelikle birleştirilmiş sınıfta görev yapan öğretmenin kendini iyi yetiştirmiş ve donanımlı bir öğretmen olması gerekmektedir. Üniversitedeki eğitiminizi en iyi şekilde tamamlayıp öğrenmeye aç gözlerle sizi bekleyen çocuklara bir an önce kavuşmanızı temenni ederiz. DR. A. FARUK LEVENT SORULARINIZI CEVAPLIYOR... SORULARINIZ İÇİN... faruk.levent@ ihlaskoleji.com 0 212 639 68 81 PENCERELER Emre erdoğan emre.erdogan@ihlaskoleji.com HAKKINDA BİLMEDİĞİNİZ 3 ŞEY: LABORATUVAR?KAZALARI Ölümsüzlüğü ararken barutu buldu 1940’larda ilk olarak “the Flash” ile karşımıza çıktı laboratuvar kazasından doğan, doğaüstü güçlere sahip “HULK” kahramanları ve Plastik Adam, Hulk, Örümcek Adam ile devam etti, edecek gibi de görünüyor. Gerçek hayatta ise “Hulk” gibi olmasa da halkın hayatını kolaylaştıran laboratuvar kazaları mevcut. Mesela: I. Kevlar, fotoğraf, selafon (saydam kâğıt), yapışkan not kâğıtları ve gramofon... Hepsi laboratuvarda işlerin yolunda gitmemesiyle bulundu. II. Bir grup Çinli simyacı, kükürt, güherçile, kurutulmuş bal ve kükürtlü arsenik ile “ölümsüzlük iksiri”ni bulmaya çalışırken ironik bir şekilde, barutu buldular. III. 1675’te, Alman bilim adamı Hennig Brand, kilerinde aylarca -affedersiniz- 50 kova dolusu idrar depolamış (bazı bileşenlerle karıştırarak). Amacı mı neymiş? Her sabah büyük bir umutla bakmaya gittiği kilerinde 50 kova dolusu altın görmek... Bunun yerine fosfor olarak bildiğimiz elementi bulmuş. KARMA SÖZLÜK Üniversitede fark edilen gerçekler > Deryada damla olduğunu idrak etmekmiş. (kütahian) > Zor ders yokmuş, zor hoca varmış... (orginals) > Lise bakkal, üniversite süpermarketmiş. (moto psycho) > Üniversite hayatının Amerikan filmlerindeki gibi olmadığıymış. (minca) > İlkokul mezunu olan anneannemin pek çok profesörden daha fazla şey bilmesi ve daha fazla tevazu sahibi olması... (byo) > Üniversiteye nazaran ilköğretim ve lisenin sistem olarak askeriye ile büyük benzerlikler taşıdığı.. (pele) > Üniversiteyi bir kazansan gerisi zaten... gelmiyormuş abicim ve bitirince çok çalışıp hayalindeki mesleğe ulaşamıyormuşsun. (mhcr) > Sabahlamak o kadar da zevkli değilmiş, bir de ders çalışıyorken hiç değilmiş... (apri7) > Girdiğin bölüme ait olmadığın ve artık dönüş olmamasıymış. (urbangrey) > Paranın insan ilişkilerine tahmin edilebileceğinden daha fazla etki ettiği. (rahan) LÜGATİ’T UYDURUKÇA ŞUURLANALIM O HÂLDE Üniversitenin 4. günüydü. Araştırma görevlisi olan ve yeni tanışacakları bir hocanın dersi vardı. Hoca derse girer girmez projektörü açtı ve kendi twitter sayfasını gösterdi herkese. “Dersi ben anlatacağım, siz yönlendireceksiniz, anlamını bilmediğiniz şeyleri, sorularınızı buradan sorabilirsiniz, ben de yanıtlarım.” dedi. Biraz sonra bir twit yazıldı “Lügati’t Uydurukça” rumuzlu birisi tarafından: “Manasını bilmediğimiz yerleri, suallerimizi buradan sorabilirmişiz arkadaşlar, hoca da cevaplayacakmış...” yazıyordu. “Bu da ne demek oluyor!” diye kızdı hoca, öğrenciler gülüşüyordu. Hoca sakinleşerek: “Bu hanginizse sizi bilinçli olmaya davet ediyorum!” dedi. Bir twit daha geldi: “Çağırsaydınız olmazdı fakat madem davet ediyorsunuz, şuurlanalım o hâlde!” yazıyordu. Yazının gidişatının aksine, bunu yazan kişi her kimse daha fazla uğraşmadı hocayla. Çünkü çok hoş bir şey olmayacağının farkındaydı. Fakat belki de hoca ya da diğerleri onun ne yapmaya çalıştığını fark etmiştir. Bir kişi bile olsa kâfidir! Ahmet Rasim Akdağ ahmetrasim.akdag@ihlaskoleji.com TWEETÇİ En İyi Twitler Lisede “Cümleden hangi kelimeyi çıkarırsak anlam bozulmaz?” diye sorduklarında ne işe yarayacak derdik. 140 karaktere sığdırmaya yarıyormuş. Erhan Akkaya Islanınca çoğalan konsantre insanlar olduğuna inanıyorum. Yoksa neden her yağmurda metrobüs doluluk oranı ortalamanın üzerinde olsun? Sokaktaki Madam Savunma sporu kadar saçma bir şey yok he. Sen 15-20 yıl öğrenmeye çalış ama biri saldırmazsa kullanama. Biber spreyi alsan daha kârlı. ardaerdik “Ne biçim film bu” dediği The Artist’in Oscar almasına sinirlenen Demet Akalın yeni bir şarkı yapmaya hazırlanıyormuş: Adam Ol Academy altan “Arkadaşın uçurumdan atlasa sen de atlayacaksın tamam mı çocuğum?” - Anne Koyun Oğulcan A. “O kadar sağırdı ki saygı bile duymuyordu.” Arda Okullarda “140 karakterde derdini anlatma” seçmeli dersi verilsin. Yeni nesil çekmesin bizim çektiğimizi. Gökçe B. Otobüs, minibüs ve taksi şoförlerinin silecek çalıştırmama inadının tıpta bir adı var mı? Yoksa ben bulayım. Can Akalin Fransa’yı boykot ediyoruz derken kullandığımız boykot kelimesinin Fransızca kökenli olduğunu biliyor muydunuz? Vincent Malloy Çirkin kadın yoktur. - Adobe Photoshop Soylersem korkma Tokasını beğenmediğim arkadaşıma usulca yanaşarak, “Takma bunları kafana ya, boşver” dedim. etkiliyorum Salih UYAN salih.uyan@ihlaskoleji.com twitter.com/etkiliyorum Açsana tabletini evladım! Fatih projesiyle ilgili ilk somut adım atıldı. Ellerinde tablet bilgisayarlarla gülümseyen çocukların gözlerindeki ışığı görünce hepimiz heyecanlandık. Bu heyecanımız geçmeden halledilmesi gereken çok mühim birkaç husus var: Bunlardan biri teknolojik altyapı. Karayollarındaki altyapı çalışmaları eksik olduğundan özellikle İstanbul’da; altınızdaki arabanın Ferrari mi, Şahin mi olduğu pek bir önem arz etmiyor. Yan yana, kardeş kardeş gidiyorsunuz. Teknoloji altyapısıyla ilgili gerekli tedbirler alınmazsa, E-5 karayolunda yaşanan mutlak eşitlik sınıflara da yansıyabilir. Eğitim ile teknoloji arasındaki ilişkiyi de iyi anlamak gerekiyor. Çünkü her geçen gün farklı senaryolar yazılmaya devam ediyor. Öğretmensiz okul, okulsuz eğitim vs. Fantezi kurmak bedava. Ama ortada bir tek gerçek var. O da teknoloji geliştikçe, öğretmenin sınıf içindeki rolü ve etkinliği azalmıyor, bilakis daha da artıyor. Bir bilgisayarın donanımı ne kadar güçlü olursa olsun, yazılım olmadan bilgisayar hiçbir işe yaramaz. Öğretmen de yazılım gibidir. Tahta istediği kadar akıllı olsun, eğitimin niteliğini belirleyen öğretmenin aklıdır. Diğer faktörlerin etkisi genel ortalamayı etkileyecek güçte değildir. Bol para harcayarak eğitimde kaliteyi artıramazsınız. Hiç Katar’a okumaya giden, Dubai’de doktora yapan duydunuz mu? Zihniyet değişmezse, teknolojiye yapılan yatırım, öğretmenleri daha çok yatırmaktan başka işe yaramaz. İndir sunumları, yansıt tahtaya, tıkla babam tıkla!.. Cem Yılmaz, hiçbir teknoloji kullanmadan sahnede tek başına konuşuyor, buna rağmen kalabalık kadrolardan oluşan dev bütçeli oyunlardan daha çok ilgi görüyorsa oturup biraz düşünmek lazım. Bazen sayfaları sararmış, içinde tek bir fotoğraf bile olmayan siyah beyaz bir kitabı kendimizden geçerek okuyoruz. Bazen de milyon dolarlık bütçeyle çekilmiş bir Hollywood filmini beş dakika seyrettikten sonra sıkılıp kapatıyoruz. Bir yazarın dediği gibi: “Edison ampulü keşfetti ama biz hâlâ en keyifli yemekleri mum ışığında yiyoruz.” Fatih projesi Türk eğitim tarihinde bir dönüm noktası olabilir. Ama bunu sağlayacak olan akıllı tahtalar veya tabletler değil bu cihazları akıllı bir şekilde kullanan öğretmenler olacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT