BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hem ABD hem de İran ile konuşabilen Başbakan

Hem ABD hem de İran ile konuşabilen Başbakan

Güney Kore’nin başkenti Seul’de yapılan Nükleer Güvenlik Zirvesi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın diğer devlet başkanlarıyla yaptıkları ikili görüşmelere sahne oldu.



Güney Kore’nin başkenti Seul’de yapılan Nükleer Güvenlik Zirvesi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın diğer devlet başkanlarıyla yaptıkları ikili görüşmelere sahne oldu. Uzun görüşmeler zincirinde üzerinde durulan en önemli konu başlıkları; İran ile ilgili ortaya çıkartılan nükleer kriz ve Suriye konusuydu elbette. Her iki komşu ülkenin de farklı açılardan yaşadıkları sorunlar; Türkiye’nin coğrafi olarak bu ülkelere yakın olmasının yanında bugüne kadar başarılı bir şekilde yürüyen komşularla sıfır sorun politikasının da Türkiye’nin elinde olmayan nedenler ile sekteye uğraması açısından önemli sorunlardır. Suriye’de son bir yılda gerçekleşen olaylarda halkına ciddi anlamda zulmeden bir yönetim ile Türkiye’nin bir ilişki kurabilmesi artık mümkün değildir. Her ne kadar dünya Esad’ın Annan Planını kabul etmesiyle birlikte bir umut içerisine girmiş olsa da, Esad’ı çok iyi tanıyan Başbakanımız, bu hareketin samimiyetsiz olduğunu ve bir zaman kazanma manevrası olduğunun altını çizdi. Çünkü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın deyimiyle; Annan planını kabul ettikten sonra da Esad yüzlerce sivili öldürmeye devam etti ne yazık ki. Suriye konusunun en çok ilgilendirdiği ülkelerden birinin Türkiye olması, uluslararası alanda gerçekleşen tüm görüşme ve çalışmalarda Türkiye’nin de içinde yer almasını zorunlu kılıyor. Türkiye son yıllarda Orta Doğu’da oynadığı önemli rolü, Suriye konusunda da hassasiyetle yürütüyor. Ancak Suriye’nin dışında dünyanın bir de İran ile ciddi problemleri var. Özellikle İsrail ve Batı dünyası İran’ın nükleer çalışmaları konusunda ciddi bir güven sorunu yaşıyor ve bu güvensizlikten yola çıkarak dünyaya sürekli gerilimler yaşatıyorlar. İran ise nükleer çalışmaların barışçıl olduğu konusunda kimseyi inandıramıyor. Seul’de Obama ile samimi bir görüşme gerçekleştiren Başbakan Erdoğan, Seul’den hemen sonra gerçekleştirdiği İran ziyareti ile dünyaya şunu çok açık ilan etti: ABD ile çok yakın ilişkide olan ve aynı zamanda İran ile direkt konuşabilen tek ülke Türkiye’dir ve onun Başbakanı’dır... Bu çok kritik bir mesaj olmakla birlikte, Türkiye’nin üzerine önemli bir misyon da yüklemektedir. İran ziyaretinin sonuçlarına baktığımızda; İran’ın nükleer silah üretmediğine olan inanç Başbakanımız tarafından açıkça ilan edildi. İran’ın dini lideri Hamaney’in; “Nükleer silah haramdır” diye özetlenebilecek konuşması ciddi bir referanstır. Zira bu sözün kayıtlara geçmesinden sonra İran’ın nükleer silah üretmesi, İran dini liderini halkın gözünde zor durumda bırakacak bir gelişmedir. Türkiye en temelde İran’a uygulanan çifte standarda karşı durmaktadır. Başta İsrail olmak üzere birçok ülkenin nükleer başlık bulundurmasına karşın, Batı dünyasının sadece İran üzerinden sıkıştırma politikaları yürütmesini doğru bulmamaktadır. Bu çok yerinde bir itiraz olmakla birlikte Türkiye’nin bu konuda müzakere merkezi olmasının da yolunu açan bir düşüncedir. Önümüzdeki günlerde Türkiye hem İran nükleer krizi hem de Suriye’deki çatışmalar ile ilgili ciddi bir gündem yaşayacak. Hem İran müzakereleri için hem de Suriye’nin Dostları Toplantısı için tek adres İstanbul’dur. Hepimiz için hayırlısı olsun...
Kapat
KAPAT