BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir gece öncesini düşündü...

Bir gece öncesini düşündü...

Sanki birisi omuzlarından sarsıyormuş gibi uyandı Perihan hanım. Şaşkın bakışlarını gezdirdi odanın içinde. Bir metre ötesinde, pencere kenarındaki bambu koltuğunda uyuklamış kalmıştı Doğan bey.



Sanki birisi omuzlarından sarsıyormuş gibi uyandı Perihan hanım. Şaşkın bakışlarını gezdirdi odanın içinde. Bir metre ötesinde, pencere kenarındaki bambu koltuğunda uyuklamış kalmıştı Doğan bey. Hemen kalkıp onun üzerinden aşağıya kaymış olan kareli, uçları siyah püsküllü battaniyeyi düzeltti, güzelce yeniden örttü doktorun ayaklarını. Saate dönüp baktı, sabaha az kalmıştı. Beşe geliyordu. Salonda oturdukları yerde uyuyup kalmışlardı. Sırtının kollarının tutulduğunu fark etti. Bir gece öncesini düşündü. Oktay bütün gün boyunca odasından aşağıya hiç inmemişti. İclal ve Füsun öğlene kadar kalmışlar, sonunda aileyi yalnız bırakabilmek için izin isteyip ayrılmışlardı. İclal gitmeden bir kere daha Oktay’ın yanına çıkmış ve bir isteği olup olmadığını, durumunu sormuştu. Genç adam yatağının üzerine sırtüstü uzanmış, gözleri tavana dikili, öylece, kıpırdamadan yatıyordu. Başını iki yana sallayarak cevap vermişti. İclal de fazla üstelemeden usulca kapatmıştı kapıyı. Aşağıda merakla kendisinden bir şeyler öğrenmek isteyen Perihan hanıma gülümsemiş: - Ne olur, anlayışla karşılayın onu, sizin ne kadar büyük bir sevginiz olduğunu o da biliyor ama çok şiddetli bir sarsıntı geçiriyor, hayatını sorguluyor şimdi. Biraz müsaade... Eğilip sevgiyle sarılmıştı yaşlı kadının boynuna teselli olur amacıyla. Doğan beyin elini öpmüş, onda sözleriyle destek olmaya çalışmıştı. Yaşlı adam acı bir gülümsemeyle teşekkür etmişti genç kıza. Füsun ve iclal gittikten sonra karı koca oğullarını rahatsız etmemek için yukarı kata bile çıkmamışlardı. Aşağıda, salondaki koltukların üzerinde uyumuşlar, hiç gürültü bile etmemişlerdi. Doğan bey zaten hiç konuşmuyordu. Yaşlı doktor garip bir ruh hali içindeydi. Korku, ıstırap ve savunma dolu düşüncelerini bir türlü toparlayıp bir karar veremiyor, meseleyi hiçbir biçimde analiz edemiyordu. Öylece olanları düşünüyor ve sadece beyninde düşüncelerin dans etmesiyle yorulmuş, oturuyordu. Perihan hanım mutfağa gidip hemen çay koydu. Tekrar salona dönerken üzgün bakışlarla durup yukarı baktı merdiven başında. Sonra ani bir kararla ayaklarının ucuna basa basa çıktı merdivenleri. Oktay’ın odasının önünde durdu. Nefes bile almamaya gayret ediyordu. Eğilip kulağını koydu kapıya. Hiçbir ses duyulmuyordu içeriden. Bir müddet bekledi kapının önünde. İçinden yükselen açıp kapıyı içeri girmek ve oğlunun boynuna sarılıp “yavrum, bir tanem, evladım benim” diye haykırmak, onu bağrına basmak isteğini güçlükle tutarak geri döndü ses çıkmaması için aynı özeni göstererek. Salona girdiğinde Doğan bey de uyanmıştı. Zaten yarı uyur yarı uyanık geçirmişti geceyi koltuğun üzerinde. Karısını görünce sanki yeni bir haber öğrenebilecekmiş gibi telaşla sordu: - Neredeydin? Omuzlarını kaldırdı kadın: - Mutfakta, çayı koydum, elimi yüzümü yıkadım. Birbirlerine sormak isteyip de cesaret edemedikleri bir şey var gibiydi. Yüksek sesle telaffuz etmeye çekiniyorlardı sanki. Her ikisi de oğullarından bahsetmekten korkuyor gibiydiler. Nihayet Doğan bey dayanamadı: - Ne yapıyor? Perihan hanım gözlerini açtı. Küçük yuvarlak yüzü şişmişti ağlamaktan: - Bilmiyorum, ses, seda yok ki... Yaşlı adam dişlerini sıktı: - İşkence bu! Gerçekten işkence... - Tövbe de Doğan, İclal haklı, zamana ihtiyacı var çocuğun. Oktay mantıklı çocuktur. Mutlaka en doğruyu bulacaktır. Beklemek zorundayız. Biraz sabır ve anlayış... Yaşlı doktor hayretle baktı karısına. Bu lafları onun söylediğine inanamıyor gibiydi. Daha bir gün önce feryat eden kadın gitmişti sanki. Oysa bu, teselliye muhtaç iki insanın birbirine gösterdiği anlayış ve yardım içgüdüsünün psikolojisiydi sadece. Biri diğerine ihtiyacı olan desteği, ihtiyacı olan zamanda vermeye çalışıyordu. Aynı şekilde Perihan hanım çaresizliğini vurgulasa, bu sefer de kocası aynı sözlerle, aynı amaçla onu teselliye uğraşacaktı. - Bir çay içelim, belki kendimize geliriz... dedi başını sallayarak. Cama doğru yürüdü. Tam o sırada salon kapısı açıldı. Oktay giyinmiş bir şekilde eşikteyd. DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99512
    % 0.22
  • 6.126
    % -0.82
  • 7.2083
    % -0.87
  • 8.0669
    % -0.71
  • 236.585
    % -0.59
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT