BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bugün biraz yakındım!

Bugün biraz yakındım!

Şöyle etrafınıza bakınız; üretimden çok tüketimin yapıldığını, üretimden çok paylaşımın konuşulduğunu görürsünüz. Mesela dün ‘1 Mayıs’ idi.



Şöyle etrafınıza bakınız; üretimden çok tüketimin yapıldığını, üretimden çok paylaşımın konuşulduğunu görürsünüz. Mesela dün ‘1 Mayıs’ idi. Belki de bu köşeyi en çok alakadar eden gündür. Çünkü çalışma hayatının önemli bir unsurunun ‘Emeğin’ gündeme geldiği bir gündür. Ama o gün herkes paylaşımı konuştu yine ve sendikalar başrollerdeydiler, bu yıl memurlara da toplu sözleşme hakkı verilmiş olması önemli gündem maddesiydi. Hiç kimse paylaşılacak pastanın daha büyük ya da daha küçük olmasında en önemli role sahip olan ‘Yönetim’ konusunu aklından bile geçirmemişti. Çünkü konuşmaların hiçbirinde gerek devlet gerekse özel sektör kuruluş ve şirketlerinde kötü yönetimden dolayı meydana gelen ‘kaynak ve servet kayıplarına’ temas edilmedi. Ancak işçilerin ezilmesi, sömürülmesi her zamanki gibi esas konuydu. Aslında şirketler bazına inip çalışanlarla gerek seminerler gerekse kişisel olarak bire bir görüştüğünüz zaman; herkesin şirket ve kuruluşlardaki yönetim zaaflarını gündeme getirdiklerini görürsünüz. Gerçekten ülke ekonomisinin bu konudaki kaybı korkunç boyutlardadır. Ancak bu sıkıntılı konuyu kimse cesaretle gündeme getirememektedir. Bunun en güzel ama o nispette de acı örneği, liderlikten zerre nasip almamış bir cumhurbaşkanının, sonunun ne olacağını düşünmeden davranan bir başbakana ‘Anayasa Kitapçığını’ fırlatması sonrasında gelişen ve memleketi bir anda yarı yarıya fakirleştiren yönetim zaafıdır. Bu olayın bir yönetim faciası olduğunun hâlâ idrak edilmediğini düşünüyorum bendeniz. Sabahleyin beş karış suratla iş yerine gelip, etrafa zehir saçan bir patron ya da yönetici de memleketin kaynaklarını heba etmekte ama bu israf hiçbir muhasebe kaydında yer almamaktadır. Bir de gazeteleri tarayın yönetim konusunda kalem oynatan bir elin parmağı kadar bile yazar bulamazsınız. Çünkü ona buna sataşıp, siyasete bulaşıp popüler bir yazar olmak varken, bir konuya odaklanıp kafa patlatmak hiç de akıl kârı değildir bu memlekette! Belki de doğrusu budur, zîra; “Marifet iltifata tâbidir, Talep edilmeyen mal zâyidir.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT