BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ebü’l-Vefâ

Ebü’l-Vefâ

Fâtih Sultan Mehmed Han, Ebü’l-Vefâ hazretlerinin dergahının kapısına kadar geldi. Ancak o görüşmedi. Padişah da üzülerek, geri dönüp gitti...



Ebü’l-Vefâ hazretleri, İstanbul’daki meşhûr velîlerdendir. Konya’da doğdu. Bursa’da evliyânın büyüklerinden Abdüllatîf-i Kudsî hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. Hem din, hem de fen ilimlerinde mütehassıs olarak yetişti. Tasavvuf ilminde ve hâllerinde de yetişip yükseldi. Bir defâsında, Fâtih Sultan Mehmed Han kapısına kadar geldiği hâlde onunla görüşmemiştir. Padişah da üzülerek, geri dönüp gitmiştir. Sultan İkinci Bâyezîd-i Velî, Ebü’l-Vefâ hazretlerini çok severdi. 1490 (H.896) târihinde İstanbul’da vefât etti. İsmi verilen Vefâ semtinde kendi adıyla anılan câminin sol tarafına defnedildi. Ebü’l-Vefâ hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki: Fahr-üd-dîn-i Râzî, tefsîrinde, Sûre-i Kehfde diyor ki: Ebû Bekr-i Sıddîkın cenâzesini, vasiyeti üzerine, Resûlullahın kabri yanına getirdiler. Selâm verip, “kapına gelen Ebû Bekr’dir yâ Resûlallah” dediler. Türbenin kapısı açıldı. İçeriden (Sevgiliyi sevgilinin yanına koyunuz!) sesi işitildi. Beyhekî, Abdüllah-i Ensârîden bildiriyor ki: Sâbit bin Kays, Yemâme cenginde şehîd oldu. Kabre korken, “Muhammedün resûlullah ve Ebû Bekr-i Sıddîk ve Ömer-i şehîd ve Osmân-ı rahîm” sesini duyduk. Ebû Nu’aym ve İbni Asâkir bildiriyorlar ki: “Bir sapık, hazret-i Hasen’in kabri üzerine pisledi. Hemen deli oldu. Sonra öldü” Şeyh Mahmûd-i Kürdî, hazret-i Hamza’nın kabrini ziyâret edip selâm verince, kabirden (Ve aleyküm selâm. Oğlunun ismini Hamza koy!) sesini işitti. Evine gelince, oğlu oldu. Adını Hamza koydu. İbni Mende, Talha bin Ubeydullah’tan haber veriyor: “Talha, bir gece, Abdüllah bin Amr bin Hirâm’ın kabrini ziyâret etti. Kabirden Kur’ân sesi işitti. Gelip Resûlullaha söyledi. (O Abdüllah’tır. Allahü teâlâ, şehîdlerin rûhlarını Cennete koyar. Her gece rûhları bedenleri ile buluşur. Sabâh olunca, yine Cennette olurlar) buyurdu. NİMETE KAVUŞAN GENÇ!.. İbni Asâkir diyor ki: Hazret-i Ömer, bir gencin kabri yanına gelip selâm verdi. (Allah’tan korkarak harâmdan sakınan için iki Cennet vardır) dedi. Kabirden bir ses gelip, (Yâ Ömer! Rabbim bana iki Cenneti de ihsân eyledi) dedi. Beyhekî, Ya’lâ bin Mürreden haber veriyor: “Ya’lâ, Resûlullah ile bir kabir yanına geldi. Kabirde azâb olduğunu işitip, Resûlullaha haber verdi. Resûlullah, (Ben de işittim. Söz taşıdığı ve üzerine idrâr sıçrattığı için, azâb yapılmaktadır) buyurdu.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT