BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Topbaş’ın oğlu

Topbaş’ın oğlu

Malum, F.Bahçe bir kongre yaşadı. “2. adam” diye gösterilen Ali Koç liste dışı kaldı. Onunla birlikte başka isimler de: Nihat Özdemir, Murat Özaydınlı, Cihan Kamer, Vedat Olcay gibi. Millette bir şaşkınlık, “Ne oldu da böyle oldu?”



Malum, F.Bahçe bir kongre yaşadı. “2. adam” diye gösterilen Ali Koç liste dışı kaldı. Onunla birlikte başka isimler de: Nihat Özdemir, Murat Özaydınlı, Cihan Kamer, Vedat Olcay gibi. Millette bir şaşkınlık, “Ne oldu da böyle oldu?” Dilin kemiği yok, “Operasyonu Aziz Başkan yaptı.” Sorular, sorular... O kadar çok ki... Niye? Oysa Aziz Başkan ilk defa yönetimini değiştirmiyor ki. Önceki dönemlerde de 79 ayrı yöneticiyi Ali Koç gibi “dönemini tamamladı” diyerek değiştirmedi mi, değiştirdi. O halde bu şaşkınlık niye? Gerçek şu, F.Bahçe’de “tek adam” devri devam etmiyor mu, ediyor. O halde yenisine bakalım. Ası yedeğiyle Yıldırım’ın yeni yönetimi de holding gibi: Abdullah Kiğılı, Mithat Yenigün, Nihat Özbağı, Ali Yıldırım, İlhan Ekşioğlu, Ömer Temelli, Talat Yılmaz, Ender Alkaya, Tahir Perek, İsfendiyar Zülfikari, Semih Özsoy, Tolga Deniz Aytöre, Şekip Mosturoğlu, Hüseyin Ersan Topbaş. Yedekler: Yasemin Merçil, Ünal Uzun, Hakan Dinçay, Mustafa Erkan, Turhan Şahin, Ahmet Ketenci, Yalçın Haker. Dikkatimi çeken, herkesin, “Babadan torpilli” dediği İstanbul B.Şehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın oğlu H.Ersan Topbaş. Üşenmedim, araştırdım... Çünkü F.Bahçe Futbol Altyapı ve Amatör Şubeler Sorumluluğu ona verilmişti. Hani, “Etliye sütlüye karışmasın, kenarda otursun” diye mi verilmişti bu görev? Hayır... Ersan Bey bizzat talip olmuş bu göreve... Niçin? 37 yaşında, endüstri mühendisi ve iki çocuk babası olarak, bu ülkenin gençlerine doğru spor eğitimini vermek adına... Sadece F.Bahçe’ye değil, Türk futboluna yeni yıldızlar yetiştirmek adına. Ne mutlu böyle bir referansı ve vizyonu olana... >> Barca modeli! Şaşırıyorum; bu ülkede milyonlarca genç futbol tutkusuyla yanıp tutuşuyor da o sonsuz deryadan bir inci çıkarılamıyor. Heyhat! Oysa bu ülkenin genç milli takımları, kendi yaş kategorilerinde kupalar kazanıyor, dereceler yapıyor. Yetenek şahane... Ama gelişimin önünde binlerce bahane, neden? Milyonlarca genç yetenekten yılda milyonda bir yıldız yetiştiremiyor, bu ülke. Ne büyük kayıp? “Sorumlu kim?” sormayın, “Suç samur kürk olsa kimse üzerine giymek istemez”miş. Nitekim herkes topu taca atıyor. “Ben yarışmacıyım, yetiştirici değil!” Yok mu aranızda bir idealist? Ah “ALTYAPI” ah, içimde kanayan yara!. O sağlıklı düzen ne şampiyon G.Saray’da, ne Beşiktaş’ta, ne F.Bahçe’de var. Lokomotif çalışmazsa katarlar yol alır mı? Soruyorum; yaş haddinden emekli yabancı futbolcuya dünyanın parasını akıtan yöneticiler, kendi yeteneklerimize neden sırtını döner? Bu düzen, birilerinin işine yaradığı için olabilir mi? >> Havutçu da tutmadı! Heyhat! Bizde bütün projeler; tutku ile başlar, saman alevi gibi hızla yükselir ama ilk rüzgârda kül yığınına dönüşür de, kendini bulamaz bir daha. Yazık! Bu süreçte ne kaybedilen zaman, ne de yapılan onca yatırım umurunda olmaz kimsenin. Nasılsa, “Ben yaptım oldu” zihniyetiyle “Değiştir, gitsin” deme hakkı vardır, o kafanın. Oysa o kafa bilmez ki, o köhne zihniyet değişmediği sürece kalıcı başarı gelmez. Örnek mi? İşte size en taze, en çarpıcı örnek: Tayfur Havutçu! O, Beşiktaş’ın kendi hocasını kendi camiasından yetiştirme projesinin adıydı, Almanya temelli futbol bilgisi, F.Bahçe, Beşiktaş, Milli Takım ve Kocaelispor’daki başarılı kariyeriyle. Siyah-beyazlılar Rasim Kara, Rıza Çalımbay ve Ertuğrul Sağlam denemelerindeki başarısızlıklarını Tayfur Havutçu ile G.Saray’ın Fatih Terim ve F.Bahçe’nin Aykut Kocaman’ı gibi başarılı bir modele dönüştüreceklerine inanıyorlardı. Tutmadı... Bilgili ve Demirören; Havutçu’yu itina ile desteklediği Tigana’ya, Denizli’ye, Schuster’e asistan olma şansı verdikleri halde tutmadı. Çünkü bir kere adı “şike soruşturması”na karışmış; “masumiyet karinesi”ne bakılmasızın bütün kariyeri yerle bir olmuştu. Artık ağzı ile kuş tutsa tutunamazdı, tutunamadı da... Yazık! Umarım ibret olur, bundan sonrakilere bu yargısız infaz... >> MIHLAMA “Şöhret hazin ve tatlı bir dumandır.” (Alfred de Musset)
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT