BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bağımsız denetim şartı küçüklere çok ağır gelir

Bağımsız denetim şartı küçüklere çok ağır gelir

Yazarımız Mustafa Selçuk, Türk Ticaret Kanunu ve Bağımsız Denetim Mecburiyetini değerlendirdi: Şirketleri en çok denetimin getireceği büyük maddi yük zorlayacak. Kanuna göre yıllık bağımsız denetim ücreti 20 bin ila 100 bin lira arasında değişiyor.



GÖZDEN KAÇAN VAR Yürürlüğe girmesine kısa bir süre kalan TTK’da, internet sitesi kurma, bilgilerini paylaşma gibi konular yoğun olarak tartışılıyor. Şirketleri en çok zorlayacak konu ise, bağımsız denetimin getireceği?yük olacak. MUHASEBECİ BULMAK ŞART Buna göre bütün anonim ve limited şirketler defterlerini tutarken, UFRS’nin tercümesi olan TFRS’ye tabi olacak ve bağımsız denetimden geçecekler. En küçük şirket bile TFRS bilen muhasebeci istihdam edecek. Şimdiye kadar, Yeni TTK ile ilgili olarak, kamuoyunda birçok tartışmalar yaşandı. Daha çok şirkete borçlanma yasağı, internet sitesi kurma ve bazı bilgileri kamuoyu ile paylaşma ile şirket tarafından verilecek belgelerde bulunması zorunlu olan bilgilerden bahsedildi. Yeni TTK ile getirilen bu hükümlere uygulanacak cezai müeyyideler tartışıldı. Ben bu yazımda, yeteri kadar tartışılmayıp, kamuoyunun gözünden kaçan Bağımsız denetim ve Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS) nin tercümesi olan TFRS’ye uyum konusunu işlemek istiyorum. Temmuz ayının birinde yürürlüğe girecek olan 6102 Sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre; > Bütün anonim ve limited şirketler defterlerini tutarken, finansal tablolarını hazırlarken UFRS’nin tercümesi olan TFRS hükümlerine göre hazırlamak mecburiyetindedir. (Madde - 88) > Bu maddeye aykırı hareket edenler 100 günden, 300 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacaklardır. (Madde - 562) > Şirketler, 31.12.2012 tarihli finansal tablolarını da bu standartlara uyarlanmak ve 01.01.2013 tarihinden itibaren bu standartlara göre hazırlanmak durumundadır. (Madde - 64) Bu hükme uymayanlar, defter tutmayanlar 200 günden az olmamak üzere, adli para cezası ile cezalandırılır. (Madde - 562) > Anonim Şirketin ve şirketler topluluğunun finansal tabloları, TFRS’ye göre bağımsız denetçi tarafından denetlenir. (Madde - 397) > Limited Şirketler de, aynı şekilde bağımsız denetime tabidirler. (Madde - 635) Şimdiye kadar, şirketler, Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan tek düzen hesap planı ve ilgili Vergi Mevzuatına göre; muhasebelerini tutuyorlar, finansal tablolarını bu hükümlere göre çıkartıyorlardı. Halka açık şirketler ve bankalar gibi kurumsallaşmış şirketler ise, aynı zamanda, UFRS standardına göre, finansal tablolarını da çıkartıyorlar. Çıkarılan bu finansal tablolar bağımsız denetim kuruluşları tarafından da denetleniyor, bağımsız denetim raporları düzenleniyordu. Denetim ücretleri yıllık 20 bin TL’den başlıyor Görüştüğüm onlarca Yeminli Mali Müşavirlik Belgesi sahibi YMM ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Belgesi sahibi SMM’ler, UFRS hükümlerini ve Bağımsız Denetim konusunu bilmediklerini, 2012 yılı başından itibaren öğrenmek için çaba sarf etmeye başladıklarını, ancak bu konuların iyice öğrenilebilmesi için 2-3 yıllık bir zamana ihtiyaç duyduklarını belirtmekteler. Bazıları ise, nasıl olsa, bize uymaz, uygulama tehir edilir düşüncesiyle, üzerinde çalışma dahi yapmadıklarını ifade etmekteler. > UFRS hükümleri ile Bağımsız Denetim konusunu en iyi bilenler, tatbikatını yıllardan beri yapanlar, bu konuyu meslek mensuplarına eğitim programlarıyla öğretenler, yabancı ortaklı bağımsız denetim firmalarıdır. > Sermaye Piyasası Kurulu’ndan yetki almış yerli bağımsız denetim firmaları da bu konuları zaman içinde öğrenmiş ve tatbik etmişlerdir. > Sermaye Piyasası Kurulu’ndan bağımsız denetim için yetki almış bağımsız denetim firma sayısı SPK’nın web sitesine göre 92’dir. > Yıllık bağımsız denetim ücreti de, 20.000 ilâ 100.000 TL arasında değişiyor. Hakikaten, bu bağımız denetim ücreti, küçük ölçekli şirketler için çok büyük bir yük. Kanunun mevcut hali ile yürürlüğe girmesi halinde, her şirket, en az 1-2 tane UFRS hükümlerini bilen muhasebeci istihdam etmek durumunda kaldığı gibi, yukarıda belirttiğim bağımsız denetim ücretini de ödemek zorunda kalacak. Denetim yapabilecek şirket sayısı yetersiz Denetim yapmaya yeterli olan, SPK’dan yetki alan sadece 92 şirket var. Bu 92 adet, YMM (Yeminli Mali Müşavirlik) veya SMM (Serbest Mali Müşavirlik)şirketinin haricinde, UFRS hükümlerini ve bağımsız denetim konusunu, onlar kadar iyi bilen kaç tane, SMM veya YMM firması vardır? Her halde iyi bilen kuruluşlar olmuş olsaydı, onlar da, SPK‘ya müracaat edip, gerekli yetki belgesini alırlardı. Şimdi gelelim Sayın Bakan Hayati Yazıcı Beyin açıklamalarına: Sayın Bakan, “31?Aralık 2011 tarihi itibarıyla, Türkiye’de anonim şirket sayısı 98 bin 191, faal olan sayısı 65 bin 409, gayri faal olan 32 bin 782. Limitet şirket sayısı 744 bin 1, faal olan sayısı 568 bin 567, gayri faal 175 bin 434. Kooperatif şirket sayısı 71 bin 258, gayri faal 39 bin 242. Topladığımız zaman 247 bin 558 şirket gayri faal durumda.” diyor. 842 bin şirketi kim denetleyecek? Tabii ki, hatıra hemen, faal olsun gayrıfaal olsun, 842.192 adet şirketi kim denetleyecek? Gayrıfaalleri hesaba katmazsak, 633.976 adet limited ve anonim şirketi kim denetleyecek? Bu denetimleri yapacak hazır eğitimli kadro, bağımsız denetçi var mıdır? Mevcut SMM ve YMM belgesi sahibi üstadlarımız, çok kısa bir zaman zarfında, hem yüzlerce sayfalık UFRS mevzuatını hem de bağımsız denetimi öğrenebilecek midir? Bu kadar kısa zamanda böyle bir şey mümkün müdür? Önerimiz, Bağımsız Denetim kapsamındaki tüm anonim ve limited şirketler için bir kriter, bir kıstas belirlenmelidir. Mesela, 31.12.2011 yılı aktif büyüklüğü 20 milyon lira, Cirosu 25 milyon lira, çalışan personel sayısı 50 olan şirketlerden, herhangi iki kriteri sağlayanlar, UFRS hükümlerine ve bağımsız denetime tabi olmalı şeklinde, kanunda bir değişiklik yapılması çok daha gerçekçi olacaktır. Çünkü, bu büyüklüğe erişemeyen firmalar, nitelikli muhasebe personeli istihdam edememektedirler. Büyümek isteyen, uluslararası arenaya çıkmak, kredi almak isteyen şirketlerden arzu edenlerin, isteğe bağlı olarak, bağımsız denetime ve UFRS hükümlerine tabi olabilecekleri hususunun da kanuna bir madde ile eklenmesinin çok faydalı olabileceği kanaatindeyiz. Diğer taraftan, yukarıda bahsettiğim, bu üç kriterden birisini veya hiçbirini sağlayamayan işletmelerin de yine anonim veya limitet şirket statüsünde sistemde kalması, şahıs firması haline dönüştürülmemesi çok daha uygun olacaktır. Bu firmalar, muhasebelerini mevcut Tek düzen Muhasebe sistemine göre tutmaya devam ederler. Bağımsız denetim raporları da, her YMM veya SMM tarafından tek düzen muhasebe sistemine göre kolayca düzenlenebilir. Ayrıca, yeni kurulan veya kurulacak olan firmaların da, aynı şekilde UFRS ve Bağımsız Denetim mükellefiyetinden azade olması ve Tek Düzen Muhasebe sistemine tabi olmaları gerektiği kanaatini taşımaktayım. Yoksa, aksi durum, son yıllarda hızlanan Türkiye’nin teşebbüs hızını azaltabilir. Evet yeni Ticaret Kanunumuz, gerçekten de reform niteliğinde... Ancak, Türkiye’nin gerçeklerinin de göz önüne alınarak, bağımsız denetim konusunda, yukarıdaki önerilerimizin, Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca, dikkate alınmasının, ülkemize çok faydalarının olacağının altını çizmek istiyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT