BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Uzlaşmaya davet

Uzlaşmaya davet

Şimdi gözler Çankaya’nın yeni sakinine çevrildi. Sn. Demirel’in adaylığı için düşünülen Anayasa değişikliği süresince, kimse adaylığını açıklamadı.



Şimdi gözler Çankaya’nın yeni sakinine çevrildi. Sn. Demirel’in adaylığı için düşünülen Anayasa değişikliği süresince, kimse adaylığını açıklamadı. Anayasa’da değişiklik yapılamadığına göre, seçilecek Cumhurbaşkanı 7 seneliğine ve bir kereye mahsus o makama gelecektir. Gönül, Cumhur’un reisliği gibi, devletin en üst makamına gelecek şahsın, toplumun bütününü kucaklamasını ve bunun için de, Parlamento’daki bütün partilerin üzerinde ittifak ettikleri bir şahsı arıyor. En büyük partimizin, milletten yüzde 21’lik bir destek alabildiğine ve parçalı parlamentomuza bakılınca, partiler arasındaki bu konsensüsün kolay olmayacağı anlaşılıyor! Bir de, herbir parti kendi adayında ısrar ederse olacağına bakın siz! Bir senelik bir Meclis’in kendisini fesih riskini göze alamayacağı da aşikârdır. Bu itibarla, adaylardan birisinin, 4. turda 276 oyu alabileceği tabiidir. Şimdiki haliyle 276’nın üstündeki oyu elinde bulunduran Hükümet partileri (DSP-MHP-ANAP), aralarında, bir aday üzerinde anlaşabildikleri takdirde mesele yok! Cumhurbaşkanı’nı seçebilirler! Ancak, Hükümet partileri arasında anlaşma olamadığı takdirde, kilit rolünü muhalefet partilerinden biri veya ikisi birden üstlenecektir. Zira, Parlamento’da 5 parti vardır ve bunlardan 3’ünün birlikteliği, seçimi halledebiliyor. Merak edilen; işte, bu üç partinin hangileri olduğu ve hangi isim etrafında kenetlenecekleri... Hiçbir parti tek başına iktidarda olmadığına ve üç partinin yan yana gelmesiyle, koalisyon oluşturulduğuna göre, yalın mantık şunu söylüyor: Meclis Başkanı ANAP’tan, Başbakan DSP’den, Cumhurbaşkanı da MHP’den olsun! Koalisyonun iki ortağı, MHP’ye bu jesti yaparlar mı? Bunu, önümüzdeki hafta yapılacak olan liderlerin toplantısından sonra görüp anlayabileceğiz. Bugüne kadarki bildiklerimize göre, ANAP lideri Mesut Yılmaz’ın gönlünde Çankaya yatıyor! Mesut Yılmaz, bunu dillendirdiği takdirde, DSP ile MHP’nin de bu işe sıcak bakmaması halinde, kilidi yine muhalefet partilerinden biri veya her ikisi çözebilecektir. Hiçbir aday üzerinde 276’lık bir anlaşma olmaz ve her parti kendi adayında ısrar etse bile, son turda, partilerde çözülme olacak ve bir aday ipi göğüsleyecektir. Cumhurbaşkanı, Meclis’in içinden de, dışından da olabilir. Yeter ki, bütün milleti kucaklayıcı ve o makama layık bir kişi olsun. Bunun kararını da verecek yine Meclis’tir. Demokratik teamül, partilerin milletten aldıkları desteklere de bakılınca, hepsinin fedakârlıkta bulunmasını gerekli kılıyor. Kendi adayında ısrar ve konsensüse yanaşmamak oyun bozanlıktır; böyle düşünen parti, ister istemez kendisini bu büyük görevden dışlamış demektir. Cumhurbaşkanı’nı kavgasız, gürültüsüz seçebilmenin yolu da uzlaşmadır. Şimdiye kadarki uzlaşmazlıkların demokrasimize, nasıl darbe vurduğu ve milletimize ne kadar pahalıya mal olduğu ortada iken, bütün bunlardan ibret alınıp uzlaşılacağını ümit ediyoruz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT