BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Osmanlı’da sopalı eğitim yoktu

Osmanlı’da sopalı eğitim yoktu

Son günlerde Osmanlı eğitim sisteminde sopa olduğu iftiralarını yazanlara rastlıyoruz...



Son günlerde Osmanlı eğitim sisteminde sopa olduğu iftiralarını yazanlara rastlıyoruz... 1947 senesinde okul sırasına oturdum. Okul hayatım boyunca gerek bazı kitaplarımızda, gerekse zamanın yazılı basınında, sık sık falakalı eğitimi okuttular... Karikatürlerde, kafasında sarık benzeri püsküllü külah, siyah sakallı, sırtında cübbeye benzer giyecekle, bir elinde tesbih diğer elinde kazma sapından kalın sopa ve falakayı tutan gözleri yuvalarından uğramış öğrenciler... Bu zihnime kazındı. Hâlâ da gözümün önünde... Bunca senedir Osmanlı tarihi ile ilgili araştırmalar yapıyorum. Bu karikatür benzeri tek bir olay okumadım. Peki bu nereden çıkmıştı. Hâlâ tam olarak bulabilmiş değilim... Geçenlerde Molla Gürani hazretlerinin ırkıyla ilgili bir yazıda şunu okudum: “Fatih’e hocalık yapmış olan Molla Gürani Hazretleri, haşarı bir çocuk olduğu söylenen Fatih’e, ilk dersinde yaramazlık yapınca sopa attı!..” Bunu yazan yazar da, mutlaka benim gibi kendinin bütün okul hayatında, Osmanlı’da falakalı eğitim olduğunu okuyarak büyüdü. Fatih işinin aslı ise muteber kitaplarda şöyle yazıyor: “Şehzade Mehmet 11 yaşlarındayken, artık ciddi eğitimler alma zamanı gelmiştir. Bu sırada Mısır’dan Edirne’ye gelmiş olan, derin âlim Molla Gürani’ye 2’nci Murad Han oğlu Mehmed’i yetiştirmesini rica eder. Fatih’in hareketli bir çocuk olduğunu öğrenen Molla Gürani onu ilk derste kibarca ve zekice uyaracaktır. İlk tanışma dersinde Fatihe sorar; -Arabi bilgin nasıl? Cevap: -Çok iyi efendim... Hoca hemen önüne el kadar yazılı bir kâğıt uzatır ve ‘Bu cümleyi bir tahlil et’ der. Kâğıttaki cümle “Darabtühü tediben” yani onu uslandırmak için dövdüm demek. Fatih cümleyi çözer ama, manadaki görünmez ikazı da hemen anlar. Bundan sonra da derslerine çok ciddi olarak eğilir...” Görüldüğü gibi ortada göstermelik de olsa sopa yok. “Molla Gürani Fatih’i dövdü” diyen iftira etmiş olur. Osmanlı’da hiçbir devirde dayaklı eğitim yapılmadı. Dayak ancak okuldan başka bazı yerlerde; o da suçlulara ceza niyetine atılmıştır. Osmanlı’da öğretmen infaz savcısı, öğrenci de suçlu değildi...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT