BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 'Kal'leşlik etme!

'Kal'leşlik etme!

Geçmişin de belli değil, geleceğin de!.. Değil yarım, ‘tarih boyunca’ çeyrek devlet bile olamadın. Gelenin geçenin hükümranlığına boyun eğdin yüzyıllarca. Dua et ki; Osmanlı gibi büyük bir imparatorluk kucak açtı da ‘medeniyeti ve dünyayı tanıma’ fırsatı yakaladın.



Geçmişin de belli değil, geleceğin de!.. Değil yarım, ‘tarih boyunca’ çeyrek devlet bile olamadın. Gelenin geçenin hükümranlığına boyun eğdin yüzyıllarca. Dua et ki; Osmanlı gibi büyük bir imparatorluk kucak açtı da ‘medeniyeti ve dünyayı tanıma’ fırsatı yakaladın. 400 yıldan fazla bir anne şefkatiyle besledik, büyüttük seni. Ama sen ne yaptın? Birinci Dünya Savaşından sonra gittin Fransızların kucağına oturdun. 25-30 yıl sömürüldükten sonra koştun Mısır’a el açtın. Bu birlikteliğin de 3 yıl sürmedi bile. Daha sonra da Rusya’nın himayesine girdin de Orta Doğu’da ismin cismin zikredilir oldu. Ama düzenli olarak yaptığın ve vazgeçmediğin tek şey vardı. O da ‘su’dan bahaneler çıkararak bize saldırmak... Hep fırsat kolladın. Sürekli bölücü örgüt PKK’nın hamiliğini yaptın, hâlâ da yapmaya devam ediyorsun. Bunlara rağmen Türkiye büyüklük gösterip sana yeniden kucak açtı. Başbakan Erdoğan sayesinde Yönetimini aileden biri gibi gördük, taa ki Arap Baharı rüzgârı esinceye kadar... Topraklarındaki demokrasi arayışlarının altında hep bizi aradın ve yeniden gerçek karakterine döndün. İlk icraatın da görev uçuşu yapan bir uçağımızı düşürmek oldu. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’tan öğrendik ki bu ilk sabıkan da değilmiş. Artık sözün bittiği yerdeyiz, diyeceğimiz şudur ki: Bu kin, bu garez, bu düşmanlık, bu kalleşlik niye? Aklını başına topla, ayağını denk al ey Suriye?!. Hamaset siyaseti CHP’nin müzmin hastalığı “düzen”e karşı çıkmak. 1980 öncesi Bülent Ecevit’in de en önemli malzemesiydi, “düzene, ‘çekidüzen’ vermek.” Sayın Kılıçdaroğlu da yakalandı aynı hastalığa. Gençlik Kurultayında gençlere seslenirken dedi ki: “CHP düzene bağlı, düzenin paralelinde giden parti değil, düzeni değiştiren, düzene karşı çıkan bir partidir.” Geldik, zurnanın zırt dediği yere! Peki bu düzeni kim kurdu? CHP hep övünmüyor muydu; “Türkiye Cumhuriyeti’ni biz kurduk” diye. Şimdi niye karşı çıkıyorsunuz kurduğunuz bu düzene? Eğer dediğimiz anlaşılmadı ise soruyu başka türlü soralım. AK Parti 10 yıldır ne için mücadele veriyor? Sizin getirdiğiniz statükocu, devlet yanlısı zihniyeti değiştirmek için değil mi? Erdoğan’ın bu mücadelesini desteklemek varken, neden karşı çıkıp engellemek istiyorsunuz? Acaba Sayın Kılıçdaroğlu son günlerde, Bülent Ecevit’in 1960’lı yıllarda kaleme aldığı, “Bu Düzen Değişmelidir” kitabını mı okuyor, ne dersiniz?!. Bal gibi olur... Dünya genelinde 1 milyar 100 bine yakın insan açlıktan ölme noktasında. Türkiye’de ise aç olarak nitelendirilen insan sayısı 1 milyon civarında. Yoksulluk sınırında yaşayan insanımız ise 18 milyona yakın. Obezlerin rakamına da göz atalım isterseniz; Dünyada 1 milyar, Türkiye’de 22 milyon insan obez. Aşağı yukarı obezle aç sayısı birbirine yakın, hem dünyada hem Türkiye’de. Obezlerin gıda kaynaklarını gereksiz tüketmesinin önüne geçebilirsek, diğer aç insanları da kurtarabiliriz. Sadece yapacağımız tek şey; obez insanlara birer aç insan zimmetlemek. Sakın olmaz demeyin, denemekte ne sakınca var?!.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 96604
    % 1.81
  • 6.2586
    % -1.43
  • 7.3135
    % -1.24
  • 8.2415
    % -1.84
  • 242.305
    % -1.51
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT