BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > "Sürece MHP de dahil edilmeli"

"Sürece MHP de dahil edilmeli"

Bejan Matur: Kürt meselesinin kökü çok eskilere dayanıyor. Birilerini sürecin dışında bırakarak çözüm için yol alamazsınız. Buna MHP de dâhil BDP de...” Kürt Siyasetçi İbrahim Güçlü: PKK, son Dağlıca eylemiyle “Ben de varım” dedi. Örgüt dışındaki siyaset sınıfı muhatap alınarak mesele çözülebilir. Böylece terör örgütü de denk-lemin dışında kalmış olur.”



MELİK DUVAKLI VE SALİH BİLİCİ’NİN HAZIRLADIĞI YAZI DİZİSİ’NİN 2. BÖLÜMÜ Hükümet açılım adına birçok önemli girişimde bulundu ancak terörün kökü bir türlü kurumadı. Aksine son zamanlarda arttı. Tam bu esnada CHP ortaya "siyasal uzlaşı" diye bir ip attı, herkes ona sarıldı. Biri hariç MHP... Açılımın 'A'sını duymak istemeyen MHP, şimdilik kapılarını kapattı. Peki bu iş nasıl çözülecek. Yazı dizimizin bugünkü bölümünde bu konuyu uzmanlara sorduk... Kandil'de PKK'lı bir genç kızla yaptığı "Dağın Ardına Bakmak" kitabıyla dikkat çeken Gazeteci-Yazar Bejan Matur ile başlıyoruz. Herkesin sürecin içine dahil olmasını isteyen Matur, şunları dile getirdi: "Kürt meselesi tarihî çok eski olan bir problemdir. Bu mesele bizlerle başlamadı. Kökeni ta Osmanlı'da olan bir meseleden bahsediyoruz. Bu sorun AK Parti ile başlamadı. Son 30 senedir Türkiye'nin tüm siyasetini, ekonomisini, gündelik hayatını, dış siyasetini etkilemiş bir sorundan söz ediyoruz. Böyle bir sorunun çözülmesi için toplumun bütün kesimlerinin ve aktörlerinin bir mutabakata varması ve bu soruna dâhil edilmesi gerekiyor. Yani birilerini bunun dışında bırakarak yol alamazsınız. Buna MHP de dâhil, BDP de dâhildir." PKK MUHATAP ALINMALI MI? MHP'nin başından beri bu sorundan beslendiğini ileri süren Bejan Matur, sözlerine şöyle devam ediyor: "Bunu bir varlık sebebi olarak görüyor. MHP'nin bunu yapması kendisi açısından anlaşılır ama MHP ile ilişki kuran diğer partilerin ısrarcı olmaları gerekiyor. MHP kapılarını kapatabilir ama iktidar partisi, CHP ve BDP, MHP ile görüşmeyi zorlamalı. Kürt meselesini bundan 15 yıl önce PKK'yı saf dışı bırakarak sadece bir temel haklar meselesi olarak ele almak, Özal döneminde belki mümkündü. Ama o tren kaçtı. Biz şimdi başka bir aşamadayız. Yani Kürt meselesi PKK ile iç içe geçmiş, ayrıştırması son derece güç, çok karmaşık bir sorun. O zaman siz sürece PKK'yı da dahil etmek zorundasınız." Hükümet'e göre PKK çözüm sürecinde bile terörü bir dayatma aracı olarak kullandı ve bu tutumu ile de Kürt meselesinde kendisini muhatap olmaktan çıkarmış oldu. Yeni stratejiye göre terörle mücadele kararlılıkla sürdürülürken demokratikleşme adına atılan adımlar devam edecek. Kürt siyasetinin önemli isimlerinde İbrahim Güçlü'ye göre doğru olan yöntem bu. Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar çözümü mümkün görse de bazı çekinceleri var. Aktar, "Risk alan, ancak oy kaybetmeyi göze alan cesur siyasiler bu işi çözer" diyor. Toplum genelinde gözlerin TBMM'ye çevrildiğini ve bu meselenin çözüm yerinin meclis çatısı olduğu yönünde bir mutabakat oluştuğunu söylemek mümkün. Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun'a göre siyaset bu noktada adeta kendisini dayatıyor: "Diğerlerinin çabaları belki siyasetin ön plana çıkmasını kısmen geciktirebilir ama sorun siyasetin dili ile çözülecek noktaya gelmiştir." CHP Parti Meclisi üyesi ve eski Diyarbakır Milletvekili Mesut Değer de, "Bu işin çözüm yeri TBMM'dir. Tüm siyasi partilerin ezberlerini bozması, siyasi rant peşinde koşmamaları gerekiyor. Bir an evvel de elini taşın altına koyarak bu sorunu çözmeye yönelik adımlar atmalıdırlar" diyor. UMUTLAR YENİ ANAYASADA Ankara'nın genel havasında bu meselenin komisyon ve benzeri argümanlarla çözülemeyeceği yönünde genel bir kanaatten bahsetmek mümkün. Bunun birkaç nedeni var. Birincisi bu önerinin en başta Abdullah Öcalan'dan gelmiş olması ki bu durum CHP içinde de önemli tartışmalara neden oldu. Bazı CHP'liler, parti BDP'leşiyor eleştirisinde bulunuyor. İkincisi ise Kürt meselesinin ancak yeni bir Anayasa ile çözüme kavuşturulabileceği düşüncesi. Yeni Anayasa'ya ilişkin takvim ise işliyor. 2012 soruna kadar yazımının tamamlanması hedefleniyor. “PKK devlet eliyle kuruldu!” Hükümetin sabrını destekleyen Kürt siyasetçi İbrahim Güçlü: "PKK dışındaki siyaset sınıfı muhatap alınarak bu sorun çözülebilir" Hükümetin yeni stratejisine göre terörle mücadele kararlılıkla sürdürülürken, demokratikleşme adına atılan adımlar kesilmeyecek. Kürt siyasetinin önemli isimlerinde İbrahim Güçlü'ye göre bu yöntem çok doğru... PKK ile Kürt meselelerinin ayrı olduğunu savunan Güçlü, şunları dile getiriyor: "Kürt haklarıyla PKK sorunun birbirinden ayırt edilmesi gerektiğini başından beri söylüyoruz. Son zamanlarda hükümet de böyle bir sonuca varmaya başladı. Neden böyleydi? Açıkça söylüyorum: PKK devlet eliyle kurulan bir örgüttü. Diğer Kürt hareketlerini tasfiye etmek, Kürt hareketinin dayanacağı dinamiklerin yok edilmesi için kuruldu. PKK muhattap alınamamayı kabul etmeyecektir. Son Dağlıca eylemi ve başka eylemlerin temel nedeni PKK'nın muhatap alınmayı hedeflemesidir. Ancak buna rağmen sorunun çözümü mümkündür. PKK dışındaki Kürtlerle birlikte hareket edilerek, PKK dışındaki siyaset sınıfı muhatap alınarak bu sorun çözülebilir. Bu durumda PKK bir şiddet örgütü olmaya devam edecektir. Zamanla İspanya'da ETA'nın, İrlanda'da İRA'nın marjinalleşmesi gibi marjinalleşecektir. Çok büyük eylemlere girişemeyecek duruma gelebilir, halk tamamen desteğini kesebilir. " BÖLGEDE EKONOMİ CANLANIYOR Güneydoğu Anadolu bölgesinde terör sebebiyle dışarıdan gelen yatırımlar henüz istenen seviyede değil ama GAP, Kuzey Irak'la ticaret ve teşvikler bölgede büyük bir ekonomi potansiyeli oluşturacak. ­ >YARIN: KÜRTLER NE İSTİYOR?
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT