BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Kürtaj, küretaj...

Kürtaj, küretaj...

Hanımefendilerin, meydanlarda kürtaj adını anarak bağırmaktan hicap duymalarını, ülkemizin “Gülbahar Hatun” gibi analara kavuşmasını diliyorum...



Tıpta, kürete etmek, kazımak demektir. Kürtaj; rahimdeki cenini kazıyarak yok etmektir. Rahimde hücrelerin bir plan, ahenk ve hesapla bölünüp çoğalmasını; organların, dokuların yerli yerinde teşekkülü için cereyan eden olayların seyrindeki ihtişamı; doktor olmasa da, aklı olan herkesin okuyup öğrenmesi gerekir. Burada; Yüce Yaradanın, her zerreyi, belirli gayeler için yönlendirdiğini idrak etmekteyiz. Akıl olmadan da; canlı-cansız her şey, muhteşem yapılarıyla varlıklarını sürdürüp gitmekte. Aklın üstünlüğü ise; o ihtişamı idrakle, Yaradanın büyüklüğünü anlaması ve ona daha iyi bir kul olmamızı sağlamasıdır. İşte tefekkür edebilen bir kul kimseyi incitmez, rahimdeki yapı taşları ile âdeta kâinatın özeti olan cenine kıyamaz. Kürtajın dehşetini idrak eder, her adımını hesaplı atar, aile hayatını kutsal bilir. “Bir saatlik tefekkür, bir yıllık nafile ibadetten hayırlıdır” düsturu ile kendine gelir, en yüce seviyelere kanat açar, tıbbi endikasyon harici kürtajlardan da uzak durur... Ne yazık ki TV program ve dizilerinde; aile kavramı küçümsenmekte, şöhret yapılmış kişiler eliyle aile mahremiyeti ve sadakat duyguları berhava edilmekte, ahlaksızlık özendirilmektedir. Zinayı, sanki normal bir şeymiş gibi göstermekte, genç nesillere kötü örnek olmaktalar. 14-15 yaşlardan başlayıp, her yaşta evlilik dışı ilişkilerle hamile kalanlar veya evlilikten bıkıp ayrılanlar, bu arada çocuğu külfet görüp kürtaj yaptıranlar çok arttı. Kürtaj kısıtlamasına karşı çıkıp, protesto gösterileri yapan gencecik hanımların, hatta kızların, belirttiğim kategorilerin hangisine girdiğini bilmiyorum. Ama, rahimdeki o muhteşem yapı taşlarıyla kâinata bedel olan ve doğduğunda imanla eğitilirlerse, kâinattan da üstün olacak bir temeli kazıyıp yok etmenin dehşetini idrak etmeleri için; tefekkürle akıl hazinesini aydınlatabilmelerini diliyorum. Hanımefendilerin, meydanlarda kürtaj adını anarak bağırmaktan hicap duymalarını, ülkemizin “Gülbahar Hatun” gibi analara kavuşmasını diliyorum... Opr. Dr. E. İlhan Olgay Kendinizi bir an için benim yerime koyar mısınız? Sayın Sağlık Bakanı’nın dikkatine; Ben, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde çalışan bir memurum. Eylül 2006’da Ankara Atatürk Eğitim Hastanesi’nde ayağımdan ameliyat oldum. Son 6 aydır, ayağımda çeşitli ağrı ve yaralar nüksetmeye başladığından; 2 hafta evvel Alo 184 ve (mhrs.gov.tr)’den, 28 Haziran saat 14.30’a bana aynı hastane ortopedi servisi için randevu verdiler, doktor ismini de bildirdiler. Beni ameliyat eden, ayağımı bilen ekip, beni kontrol eder diye randevuya sevinmiş, bugünü ümitle beklemekte idim. Randevuya 2 gün kala, Alo 182’den bir hanım beni aradı, “randevunuz iptal edildi” dedi. Uzun süre sonrası için yeni bir randevu verebileceklerini söyledi... Çok üzüldüm. Sağlık durumum bu kontrolü gerektiriyordu ve uzun süredir bugünü bekliyordum, planlarımı buna göre yapmıştım. Sayın Bakan, bu muamele size yapılsaydı ne yapacaktınız? Lütfen benim için de onu yapın. Mehmet S. Arvam Atamamız yapılmayarak, ülke ekonomisine zarar veriliyor Mekatronik Öğretmenliği Bölümü mezunları olarak, hak ettiğimiz kontenjanın verilmediğini düşünüyoruz.. Gelecek 5-10 yılda, endüstri alanında dünyaya yön verecek olan Endüstriyel Otomasyon Bölümü, yapılan milyonlarca yatırıma rağmen, bölüm mezunlarının atanmaması sebebiyle, birçok okul çürümeye terk edilmiş durumda. Oysa atanmayı bekleyen çok sayıda öğretmen bulunmakta. Sanayide çok önemli bir yere sahip olan bu alan, maalesef göz ardı ediliyor. Kurum içi atamalarla veya bölümle ilgisi olmayan öğretmenlerle bu ihtiyaç giderilmeye çalışılıyor, çocuklarımız heba ediliyor. Bölümün asıl sahibi bizler ise, yılda 3-4 adet atama yapılarak, hâlâ bekletilmekteyiz. Mekatronik Öğretmenliği Bölümü mezunları Uçuşa 25 dakika kala yolcu bırakılır mı? Ulaştırma Bakanı’nın dikkatine; 17.06.2012 günü saat 10.40 uçağına uçuş bileti almıştım. Trafikteki beklenmedik aşırı yoğunluk sebebiyle, uçuş saatine 25 dakika kala havaalanına varabildik. Biletimi uzattım, kapandı dediler. Biletimi yaktılar. 25 dakika kala yolcu bırakılır mı? Torunum ve gelinim üzgün, para yok. Torunumun ağlamasına dayanamadık. Bir yerden 480 TL temin ederek, 11.10 uçağıyla gönderdim. İlgili yerlere durumu anlattım, şikayet dilekçesini yazıp bıraktım. 2 gün içinde bana cevap verileceğini söylediler, ama arayan soran olmadı. Bu konuda daha çok duyarlı olunmasını ve bana tatminkâr bir cevap verilmesini bekliyorum. İbrahim D. (0537 062 80 10) Adres: İhlas Medya Plaza 29 Ekim Cad. No:23 Yenibosna/ İSTANBUL Tel: (0212) 454 38 22 Faks: (0212) 454 31 00
Reklamı Geç
KAPAT