BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Kiralık minareler

Kiralık minareler

Burdur müftüsü, şehir merkezinde bulunan Pazar ve Sanayi camilerinin minarelerini Turkcell’e kiralamış. Her cami minaresi için ikişer bin dolardan mukavele imzalanmış. Minarelere cep telefonları için sinyal güçlendirme cihazı takılmış.



Burdur müftüsü, şehir merkezinde bulunan Pazar ve Sanayi camilerinin minarelerini Turkcell’e kiralamış. Her cami minaresi için ikişer bin dolardan mukavele imzalanmış. Minarelere cep telefonları için sinyal güçlendirme cihazı takılmış. Hiç değilse milyarlar harcanarak yapılan minareler böylece bir işe yaramış olur. Hiçbir kuvvet müezzinleri minaraye çıkartamadı. Onlar kendileri yerine ses kirliliğinde yekta hoparlörleri tercih ettiler. Şimdi muhtemelen köpürenler olacaktır... -Görüyor musunuz, diyecekler, bazıları telefonla sevgilisi ile konuşacak, bu konuşmaya minare, aracılık yapacak. Cep telefonu ile her maksat, niyet ve faaliyet mensubu konuşmakta.. Ancak, ne konuşulursa konuşulsun, kim konuşursa konuşsun, kiralayan taraf bunu tahkikle mükellef değil. O zaman kimse evini veya iş yerini de kiraya veremez. Acı olan müftünün dedikleridir. Müftü Ahmet Durmuş, camilerin ihtiyaçlarını karşılama maksadıyla bu yola gittiklerini, yoksa cemaatten almak zorunda kaldıklarını beyan ediyor. Camilerde cuma günleri para toplama mes’elesi imam, müezzin, müftü...din adamlarını da yıldırdı, cemaati de. Bu işlere yakın birçok iktidar geldi-gitti kimse bir çözüm üretemedi. Hem cemaatten para toplama işinin disipline edilmesi lazım, hem bu paraların harcanma şeklinin. Nerede cami ihtiyacı var, bu caminin kaç minaresi olmalı, hangi cami genişletilmeli, öncelikle hangi cami tamir edilmeli? Bunların bir düzen içinde işlemesi gerekir. Bir süre evvel vakıflardan sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova ile görüşmüştük. 17 Ağustos depreminden sonra Fatih Camii’nin hasar restorasyonu için 500 milyar lira gerekli olduğunu; halbuki bakanlık olarak bütçeden kendilerine ayrılan paranın bu miktarın yarısı kadar dahi olmadığını söyledi. Sayın Yalova az demiş. Ayrıca uzmanlardan sorup-soruşturduk, bu cami için hakkıyla yapılacak harcama bir trilyonu bulurmuş. Peki Ankara’dan ne gelmiş? İnanılması zor bir meblağ: Sadece 20 milyar lira. Bu paraya iskele bile kurulamaz. Öbür tarafta Vakıflar Bankası var. Bu banka, esas sermayesini ecdadın böylesi işler için vakfettiği maldan-mülkten temin etti. Dediklerimizin izahı şu: Cami, sebil, külliye, köprü...her ne bırakılmışsa onun için ayrıca irad da bırakılmış. Bunlar vakıf eserin yaşaması için teminat. İşte o teminatlar bugün başka yerlerde. Öyle olunca da cemaate el açılıyor. Bir müftü, iki taşra camiinin masrafları için geçici bir hal çaresi bulmuş. Tabiî dar çevrede hakkında neler deneceğini bilemeyiz. Ya Fatih Camiî ve emsali devâsâ eserler ne olacak? O eserler ki tapu senedimiz. Bakanlığın dahi elini kolunu bağlayan mevzuattan kurtulmak lazım. Şu günlerde gündemin bir numaralı mevzuu yeni cumhurbaşkanı. Seçilecek cumhurbaşkanında birçok hususiyetler bulunmalı, fakat bir de kalbinin derinliklerinde böylesi sızılar olmalı. Bugün Burdur camilerine yükseltici takıldı, yarın da selatin camilerinin kubbelerine çanak anten takılma mecburiyeti doğmamalı. Bu sebeple kalbi bu milletle aynı frekansta atan cumhurbaşkanı... İcraatlarından sadece insanlar değil, eserler de mesrur olmalı. Sadece diriler değil, ölüler de sevinmeli.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT