BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tarihin küskün çocukları

Tarihin küskün çocukları

Geçen hafta bir Güneydoğu gazisinin vefatı sonrası kalbinin nakledildiği Kürt gencin öyküsüne olan ilgi sebebiyle bu hafta benzer bir hadiseyi naklediyoruz.



Geçen hafta bir Güneydoğu gazisinin vefatı sonrası kalbinin nakledildiği Kürt gencin öyküsüne olan ilgi sebebiyle bu hafta benzer bir hadiseyi naklediyoruz. Çeyrek asırdır yaz ve bayram tatillerinde Kocaeli’nin Kandıra ilçesine bağlı Kefken beldesine gidiyorum. Burası, Ege ve Akdeniz’in güzelliklerine kafa tutan cazibesiyle yaz aylarında arı kovanına dönüyor. (Hatta “Kovanağzı” diye bir beldesi bile var!) Bu bayram, Dosteli köyünde kahvede otururken, bir şey dikkatimi çekti. Köydeki iki kahveden biri, yani Şeref’in kahvesi, orta yaş ve üstü insanlara, Çerkez kahvesi ise gençlere hizmet veriyor. Tabii yirmi beş yıl gide gele herkesi tanıyorsunuz. Şeref’in kahvesinde sohbet ederken, bizim Macit Dayı’nın öteki kahvede oturduğunu gördüm. - Hayırdır, Macit Dayı neden gençlerin kahvesinde oturuyor, diye sordum Şeref’e... - Oo, duymadın mı olayı, diye karşı soru ile cevap verdi. Yepyeni bir öykünün kapısını tıklatmakta olduğumu hissettim: - Duymadım, Ne oldu ki? - İsmet Dayı burada iken o gelmez bu kahveye... Hatta aynı camiye bile gitmez! Neredeyse altı ay oldu. Bu olayın ne kadar çarpıcı olduğunu anlamak için şunu bilmek gerek: Dosteli köyünde laz, çerkez, manav (yerli halk) ve kürtler bir arada yaşar; ve, tarih boyunca üç şey hiç olmamış: Hiç köpek beslememişler, hiç hırsızlık görmemişler, hiç kavga etmemişler. Köyün adının (Dosteli), bu özelliklerden geldiği söylenir. *** Olayı öğrenir öğrenmez bu meseleyi çözmeye karar verdim. - Muhtar, gel beraber Macit Dayı’ya gidelim, barıştıralım şunları. Muhtar: - Boş ver, biz o işi çok denedik. Olmadı, olmuyor. Beni bir defa daha şey ettirme... - Ama bugün bayram... Sonra ben hemşehrisiyim sonuçta. Gel hadi.... Muhtar gönülsüzce kalkıp peşime düştü. Yakın, hemen iki yüz metre ötedeki gençlerin kahvesine gittik. Macit Dayı bahçede, sırtı bize dönük oturuyordu. Karşısına geçtim, beni görünce ayağa kalktı: - Oo hemşehrim! Ne zaman geldin? Bayramın mübarek ola... Kısa bir hasbihâlden sonra: - Seni Şeref’in kahvesine götürmeye geldim, dedim. Suratı asıldı. - Yapma, dedi, yapamam. O oradayken, olmaz. Meseleyi biliyorsundur. - Biliyorum Macit Dayı. Ama sizi barıştıracağım. Uzatmayalım. Macit Dayı’nın sağ koluna girdim, muhtara işaret ettim, o da öteki koluna girdi, “Yapmayın, etmeyin” diyen diline inat ayakları yürüdü. İsmet Dayı ile Macit Dayı karşı karşıya geldiklerinde, bütün kahve ayaktaydı. Hatta Çerkez kahvesindeki gençler de bahçe tarafında toplanmış bize bakıyordu. İsmet Dayı elini uzattı: - Bayramın mübarek olsun Macit, dedi. Sonra yanağını uzatarak Macit Dayı’nın kemikli sağ yanağına dokundurdu. Macit Dayı da sevgisini açığa vuran bir hareketle elini İsmet Dayı’nın sağ omzuna koyup, sol yanağını uzattı. Böylece, Karadenizli Macit Dayı, Şubat 2009’da Bingöl Kiğı’da, Karslı İsmet Dayı’nın oğlunun da aralarında bulunduğu PKK’lılarca şehit edilen oğlunun acısıyla yaklaşık altı aydır konuşmadığı komşusu ile barıştı; neticede İsmet Dayı’nın oğlu da aynı çatışmada öldürülmüştü. Evlat acısı siyaset, hamaset dinlemiyordu.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT